“Offf,” dedim bir kez daha, tavana bakarak. Ev sessizdi. Fazlasıyla.
Dün gecenin kalabalığı, müziği, kahkahası… hepsi bir anda çekilmiş gibiydi. Geriye sadece ben, ev ve saatler kalmıştı.
Yiğit antrenmandaydı.
Evli bir adam olarak ilk antrenmanına gitti, diye geçirdim içimden.
Buna gülmem gerekirken içimde garip bir boşluk vardı. Kalktım.
Mutfakta dolaştım. Buzdolabını açtım, kapattım. Tekrar açtım sanki ikinci seferde sürpriz çıkacakmış gibi.
Salonun ortasında durup etrafa baktım.
Artık bizim evimizdi.
Ama Yiğit yokken kelime biraz eksik duruyordu.
Telefonumu aldım, yazdım… sonra sildim. Antrenmanını bölmeyeyim, dedim kendime. Camın önüne geçtim. Perdeleri araladım. Sabah ışığı içeri doldu. Yastıkta onun kokusu hâlâ duruyordu.
“Evlendik ama,” dedim kendi kendime, gülerek. “Adam hâlâ sabah sabah antrenmanda.”
Koltukta kıvrıldım.
Ayağımı koltuğun kenarına çektim.
Biraz daha sabrettim.
Sonra aklıma gelenle yukarı çıktım, giyinme odamıza girip bir gecelik seçtim. Üzerime giyindim ve aynada bir fotoğraf çektim. Fotoğrafla birlikte mesaj da attım.
Ben: sevgilim, canım, kocam, hayatım
Mesajı gönderdikten sonra telefonu yatağın üzerine bıraktım.
Aynaya bir kez daha baktım.
Gecelik sade ama… bana göre biraz cesurdu.
“Abarttın mı?” dedim kendi kendime.
Sonra omuz silktim. “Kocam artık,” diye fısıldadım. “Abartabilirim.”
Telefon titreşti.
Yiğit: Bir saniye. İki saniye. Üç.
Sonra tekrar.
Yiğit: Antrenmanı iptal ediyorum.
Yiğit: Bu yaptığın hiç adil değil.
Gülmeye başladım. Koltuğa oturdum, dizlerimi karnıma çektim.
Ben: Ev sessiz. Sen yoksun. Canım sıkıldı.
Yiğit: Evin sessiz olması benim suçum mu şimdi?
Yiğit: Bir saat.
Yiğit: Sadece bir saat.
Ben: Tamam.
Ben: Ama geç kalırsan trip atma hakkımı saklı tutuyorum.
Yiğit: Evli bir kadının ilk tribi ha?
Şeref duyarım.
Yiğit: kıskandım şu an
Ben: kimi
Yiğit: beni yokluğumda oyalayacak herkesi
Ben: ama düşün eve geliyorsun
kapıda biri var ama miyavlıyor
Yiğit: kapıda seni görmek yetmiyor mu
Ben: yetiyor da sen yokken ev çok sessiz
Yiğit: tamam
Yiğit: ama şartlarım var
Ben: söyle
Yiğit: adını ben koyarım
ilk mamasını ben alırım
ve seni benden kıskanırsa sorumluluk kabul etmem Kahkaha attım, sesim boş eve yayıldı.
Ben: anlaştık komutanım
Yiğit: komutanım deme
kocam de
Ben: hem belki ilk bebeğimize arkadaş olur
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kanvas Ve Kan
De Todo"Aşk ve mantık, yer altı ve yer üstü hepsi bir yumruk darbesi."
