Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
🖤
1.. 2.. 3.. 4.. 5.. 6.. 7.. 8.. 9.. 10..
Kaç kere birden ona kadar saydığını hatırlamıyordu. Annesi hâlâ gelmemişti. Babası evde, içip bir köşeye sızmıştı.
Tekrar tekrar saymaya devam etti. Gelen adım seslerini duymuştu. Olduğu yere daha çok sokuldu. Saklanmamıştı aslında; saklandığında canı daha çok yanıyordu.
“Kız bücür, nerede o anan olacak karı!” Babasının sesi gür çıkınca gözlerini sıkıca kapadı.
Yanında, gözlüklerini takmış, Facebook'tan biriyle flörtleşen halası vardı. Sonra, hastane odasında yatan annesine baktı.
“Hala.”
“Ne var?”
“Annem ne zaman çıkacak oradan?” Gözlerini devirip telefonunu kapattı. Ayağa kalkınca, koridorun sonunda gördüğü surete sevinçle bağırdı:
“İSKOŞ!” Halasının yanına koşup kucağına atladı.
“O kim kız?”
“Kızım.” Diyerek saçlarını sevdi İskender.
“Annem hasta olmuş, İskoş. Doktorlara sormak istiyorum ama izin vermiyor.” Eliyle halasını gösterdi. İskender’in bakışları Hakan’ın kardeşi Hazan’a döndü.
“Kim o?”
“O adamın kardeşi.” Dedi sessizce, başını babasının boynuna gömerek.
İskender, Hazan’ın yanına ilerledi.
“Siz Hakan’ın kardeşi misiniz?”
“Evet, ama siz kimsiniz? Ve yeğenime neden ‘kızım’ diyorsunuz?”
“İlk önce o sizin yeğeniniz değil. İkinci olarak, kendi ellerinizle cehenneme attığınız kadının başında beklemek size düşmez. Gidebilirsiniz.”
“Siz tam olarak kimsiniz?”
“İçerideki kadının kocası, Yağmur’un babasıyım. Başka sorunuz yoksa, karımın yanına girmek isterim.”
🩰
Oturduğu sandalyede bacaklarını salladı Yağmur. Karşısında annesini öldüresiye döven Hakan kelepçeli bir şekilde oturuyordu. Bir yanında annesi, diğer yanında babası vardı. Masanın başında oturan polise baktı ve sessizce konuştu:
“İskoş, ne zaman gideceğiz?” Saçlarının arasına bir öpücük bıraktı.
“Yeni kimliğin gelince gideceğiz, birtanem.” Başını tatlı tatlı sallayıp tavşanın kulaklarıyla oynadı. Kapı çaldı. “Gel” komutu gelince içeri girdi. Üzerinde polis üniforması vardı.
“DNA testi ve kimlikler geldi, komiserim.”
“DNA testi ne, İskoş?”
“Senin gerçek kızım olduğunu test ettikleri bir test.” Anlamamıştı ama fazla üstünde durmadı. Komiser, zarfın içinden kimliği çıkartıp Neslihan’a verdi. Bu sefer soyadı Acar değil, Kara; baba adı Hakan değil, İskender yazıyordu.
Komiser diğer zarfı çıkartıp okumaya başladı:
“Hakan Acar ile arasında bir bağ bulunmamakla beraber DNA testi negatiftir.” Diğer zarfı açıp devam etti: “İskender Kara ile arasında bir bağ bulunmakla beraber DNA testi sonucu pozitiftir.”..
🩰
"Üç yumurtayı çırptım önce. Portakal dilimledim ince ince. Göz kararı biraz da süt kattım. Kalktım sana süt kattım. İnsan neler yapar isteyince. Bu bir şey değil düşününce."
Yağmur ve İskender, kek yapıyorlardı. Bir yandan kek yapıp bir yandan şarkı söylüyorlardı.
“İskoş.”
“Efendim, birtanem.”
“Annem ne zaman gelecek?” İskender kolundaki saate baktı.