Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Gözlerimi rahatsız eden güneş ışığı ile yüzümü diğer tarafa çevirdim. Yüzüm yiğitin koluna gelmişti. Kafamı kaldırıp gözünü açtım. Buradaydı. Yüz üstü uyumuştu. Ayrıca sabahları daha bir karizmatik oluyordu. Parmaklarım ensesinde ki saçlarla oynarken keyifli olduğunu belli eden sesler çıkarıyordu.
"Öpmeni tercih ederdim ama buda iyiymiş." Dudaklarımı sol yanağına bastırdım. Başını salladı sanki bunu kabul etmiyormuş gibi.
"Bunu kabul etmiyorum."
"Bizde bu var ama Yiğit bey."
"Sizde daha fazlası var Yağmur hanım, birebir şahidim." Saçlarının ucu ile oynamaya başlarken yatakta doğruldu ve kucağına çekti.
"Ama ben bu kadarını vermek istedim." Dudaklarını büktü.
"Kırıldım. Bil yani." Omuzlarından destek alarak yüzüm ile yüzünü denk getirdim. Benim yapmamı beklemeden dudaklarını dudaklarıma bastırdı. İlk başlarda yavaş olsa da sanki dayanamıyormuş gibi hızlandı dudakları.
"Kalbime zararsın ama kalbim bu zararı keyifle karşılıyor. Geçirdiğim en iyi doğum günüydü..."
2 ay sonra
Sıkkınlıkla elimdeki kumandayı koltuğun bir köşesine attım. Canım sıkılıyordu. Telefonumu alıp sosyal medyada dolaşmaya başladım. Önüme düşen reklamı incelemeye başladım. Resim okuluydu ve tecrübeli birini arıyorlardı. Şu sıralar çok fazla önüme çıkıyordu. Hemen bir başvuru formu doldurdum. Gönderdikten sonra kararımı sorguladım. Şu sıralar çok boştum ve bunu yapmak bana iyi gelecekti.
Üstten düşen bildirimle üzerine tıkladım. Duru yazmıştı.
Duru: Ya sen benim abime ne yaptın?
Duru: Adam sırıtık sansara döndü.
Duru: Abimi ilk kez böyle görüyorum.
Yağmur: Ya, ben bir şey yapmadım.
Yağmur: Abin sırıtmak için yer arıyor bence.
Duru: Hı hı yedim bak.
Yağmur: Abinin evde sırıtarak dolaşması kötü bir şey mi?