Seneler seneler sonra hala burda kalanlara merhaba..
İnanın nerden başlayacağımı hiç bilmiyorum. Ama burda olmamın en büyük sebebi öncelikle sizlere teşekkür edebilmek. Charm.. benim göz bebeğim, ilmek ilmek işlediğim, her bir satırına emek ettiğim benim ilk deneyimim, ilk göz ağrım 1 milyon olmuş. Kızlar çoktan haber vermişlerdi aslında ama buraya gelecek durumda değildim. Bunun benim için ne kadar kıymetli olduğunu bilemezsiniz. Hikayeyi yazarken, size bölümleri atarken hep "1 milyonu görmeden ölmek istemiyorum" derdim. Çok şükür ki o günleri görebildim. Bunun için size minnettarım. İyiki bu hikayeyi yazmışım ve siz iyiki okumuşsunuz da yollarımız bir şekilde kesişmiş. Şu an sizin varlığınızı hissetmeye o kadar ihtiyacım var ki.. çok uzun süre ayrı kaldık farkındayım ama öyle şeyler yaşadım ki, hala buraya gelebilmiş olduğuma, sizinle konuştuğuma bile inanamıyorum şu anda. Ama beni çok merak eden ulaşmak isteyip ulaşamayan ve endişelenenler olmuş bir yandan o yüzden de geldim diyebiliriz. Burdan sonrası sizi sıkabilir çünkü neden çok uzun zamandır yoktum onu anlatmak istedim. Okumak istemeyenlere tekrar teşekkür ediyorum ve kalanlarla devam ediyorum.
Kendi hastalığım (talasemi) ve tedavi sürecim devam ederken burayı bırakmak zorunda kalmıştım biliyorsunuz. Çok zor ve yorucu bir süreçti benim için gerçekten. Sürekli hastanelerdeydim, sürekli kan bağlanıyordu kollarım delik deşik olmuştu ve artık olur olmadık yerlerde bayılıp kafayı gözü yarmaya başlamıştım. Kolumu kırdım mesela falan filan herneyse. Derken annem rahatsızlandı bi anda. Normalde aşırı enerjiktir, benden hızlı yürür, sağlıklı beslenir sporunu yapar ve o güne kadar bi tane bile ilaç kullanmışlığı yoktur ama bi anda buldu bizi bu hastalık. Çok sinsi çok sessiz ilerlemiş. Hastanede tetkikleri yapıldı ve bize annemin 4.evre kanser olduğunu söylediler. Hayatımdaki en şok olduğum ve en yıkıldığım andı çünkü hiçbir belirti vermedi o güne kadar. Böyle bi habere alışmaya çalışmak hele ki annem gibi hayat dolu bi kadının böyle bi hastalığa yakalanmasını sindirmek başta çok imkansız geldi. Ama o hiç yılmadı. Bir kere bile şikayet etmedi. Bizim önümüzde bir kere bile ağlamadı. Biz de ona hep atlatacağını, birlikte savaşacağımızı söyledik ve öyle de yaptık. Geçen sene kasım ayında öğrendik bu hastalığı ve ben maalesef bunca savaşa rağmen annemi iki ay önce kaybettim. Hayatımdaki en önemli varlığımı kaybettim. Son saniyesine kadar tüm bu süreçte yanındaydım. Ondan başka hiçbir şeyle ilgilenmedim, kendimle bile. Hastalığımı unuttum. Çünkü o öyle bi anneydi ki, ömür boyu sırtımda taşısam da hakkını ödeyemezdim. Ama en azından vicdanen huzurluyum çok şükür çünkü bir evlat olarak üzerime düşeni yapmaya çalıştım. Son zamanları çok sancılı geçti. Eminim şu an gittiği yerde çok daha mutludur. Acıları dindi, ağrıları bitti ama bizdedir aklı biliyorum. Çocukları için nefes alan bir anneydi o çünkü ama çok sevdiği eşine kavuştu. Umarım orda yalnız değildir babamla buluşmuşlardır ve el ele göz göze bizi izliyorlardır. En azından ben öyle hayal edip mutlu oluyorum. Ah.. yani demem o ki, sağlıkla, hastalıklarla, ölümle sınandım. Hala da sınanıyorum..
Tüm bu süreç boyunca benim en büyük dayanağım ailemin geri kalanı ve Bangtan'dı. Onlardan asla vazgeçmedim. Hepsi hala benim ailemden bir parça gibi ve geri dönmeleri benim böyle bir dönemime denk geldiği için de gerçekten çok şanslıyım çünkü kafam biraz olsun dağılıyorsa bunun sebebi onlardır. Her şeyden vazgeçtiğimde, tüm umutlarım tükendiğinde beni kendime getiren, hala canlı hissettiren onlar. Etrafımdaki insanların bile yetemediği yerde hep onlar yetti bana. 100 yaşına da gelsem onlar da benimle olacaklar yani kimin ne düşündüğü, ne dediği hiç umrumda değil inanın ki.
Çok uzattım biliyorum ama çok uzaktım biliyorsunuz. Bu yüzden sizinle samimi şekilde paylaşmam gerektiğini düşündüm başımdan geçenleri. Bu süreçte bir şeyler yazmayı da denedim aslında. Yeni bir hikaye, belki kafamı dağıtır diye. İlk bölümü yazın yazdım ama devamına şimdilik gücüm yok gibi. Olur da devam etmeye karar verirsem zaten buluşuruz burda.
Bu arada 4 senedir twitterda da yokum. Kızların geri dön baskısına dayanamayıp bir hesap açmıştım ama hiç kullanmadım ve bundan onların bile haberi yok. Onu da aktif kullanıp kullanmayacağımı bilemiyorum yine de bana ulaşmak isterseniz diye hesabımı yazıyorum, @/lunarirang (az önce bir tweet attım çok garipti) Her neyse benim güzel kızlarım zorluklar, mücadele, sınavlar devam ediyor tıpkı hayat gibi. Ben de ayağa kalkmaya çalışıyorum işte. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak benim için ama devam edeceğim. Kardeşlerim için, yiğenim için, kendim için devam etmem gerekiyor çünkü. Bir bölüm uzunluğundaki dertlerimi okuduğunuz için teşekkür ederim, yine görüşeceğimizi umuyorum. Sizi çok seviyorum ve çok özledim. Ayrıca çok da öpüştük,
LUNA🌙
.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Charm | Jikook
Fanfiction"Hadi ama Jimin" dedi bana biraz daha yaklaşarak. "Bu kadar büyütme. Sadece abimin biricik nişanlısına tebrikler öpücüğü vermek istedim." Tekrar dibime girdi ve gözlerini fütursuzca gözlerime dikerek son sözünü söyledi, "Ve bilirsin ki ben istediği...
