29- Hesaplaşma

24.3K 1.8K 7.9K
                                    


Merhaba Charmylerim,

Ve... Nihayet yüzleşme bölümüyle karşınızdayım. Umarım beklentilerinizi karşılayabilirim çünkü i-na-nıl-maz zorlandım vminkook kısımlarında.

Bir de tekrar bi uyarı yapmam gerekiyor sanırım çünkü bunu defalarca söylememe rağmen hala yapanlar var, dostlarım lütfen eski bölümlerin altında yorumlaşırken SPOI VERMEYİN! Son bölümlerde ne isterseniz konuşun ama 3. Bölüme de gidip Taehyung ve Jungkook aslında üvey, ya da Taehyung hasta, psikopat, Jungkook'a aşık vs. YAZMAYIN. Madalyon serisine kadar bunlar bir sır ve bilinmemesi gerekiyor. İnsanlar yorum atarken mecburen sizin yorumlarınızı görüyor ve bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde spoi yiyor. Eğer ısrarla yapmaya devam eden olursa, yorum silmekle uğraşmayacağım direkt olarak engelleyeceğim bunu net bir şekilde son kez söylemiş olayım.

Bölüm sonu görüşelim, iyi okumalar

Üç gün.

Taehyung'la evlenmeme sadece üç gün kalmıştı.

Bir felaketin eşiğinden son anda dönmüştüm. Başından beri beni zerre sevmeyen, değer vermeyen, üstelik doktor raporu olan hasta bir adamla tam dört yılımı geçirmiş, onun yatağına girmiş, oyunlarına bilmeden alet olmuştum.

Düşündükçe kafayı yiyecek gibi oluyordum.

Gerçekleri öğrendiğim ilk andan beri kafamda sorguladığım şey, nasıl bu kadar kör olabildiğimdi. Bunca zaman tüm bu olanları nasıl göremez, nasıl sezinleyemezdim?

Kendime öyle kızıyordum ki, belkide gerçekten onun hal ve hareketlerini dikkatle izleseydim, bana olan tutumunu biraz irdeleseydim, bazı şeyleri çok daha önceden farkedecektim.

O, her zaman kibar, nazik ve anlayışlıydı. Bana gerçekten aşık olmamış olsa bile, beni incitecek ya da kıracak en ufak bir hareketi olmamıştı. Hatta küçücük bir tartışmaya bile tahammülü olmaz, fikir ayrılığı yaşadığımızda hemen alttan alır ve söz hakkını bana verirdi. Fakat bu tavrı en başından beri sürdürdüğü için, ben dahil çevremizdeki herkes, bana olan sevgisinden dolayı bu kadar töleranslı olduğunu düşünürdük.

İşkolikti ve şirkette neredeyse başını bile kaldırmadan çalışırdı. Bu yüzden de çoğu zaman "toplantı" adı altında ortadan yok olduğunda, gerçekten de toplantıda olup olmadığını sorgulamazdım. Çünkü güvenimi sarsacak tek bir hatası olmamıştı.

Yani, en azından ben öyle sanıyordum.

Dümdüz bir adamdı Taehyung. Sevgilisiyle çılgınlıklar yapmaz, evinden, hatta mecbur kalmadıkça kendi yatağından başka bir yerde sevişmek istemezdi. Öyle hızlı bir seks hayatımız falan da yoktu. Sürekli birbirini arzulayan şehvetli bir çift değildik.

Fakat tüm bunların dışında, belkide onu yakalamam gereken en büyük nokta, ön sevişmeyi asla uzun tutmaması ve çoğu zaman bana "arkanı dön bebeğim." Demesiydi. Ancak buna sessiz kalmam, doggy'i onun favori pozisyonu sanmamdan ve tamamen partnerimi mutlu etme isteğimden dolayıydı.

Ne aptallık ama.

Şu an düşündüğümde bile midemi ağzıma getiren, ben dahil tam 129 kişiyle aynı sahneyi yaşayan bu adamı mutlu etmeye çalışmak ne büyük aptallık.

Onu sorgulayabilirdim. Daha fazla didikleyebilir, hareketlerinin altında bir şeyler arayabilirdim. Fakat burdaki asıl sorgulanması gerekenin Taehyung olmadığının yeni yeni farkına varıyordum.

Sorgulamam gereken şey bendim. Benim Taehyung'a olan duygularımdı, benim hislerim, benim isteklerim, benim beklentilerim.

Yakışıklıydı. Hem de bir insanın gözlerinin görebileceği en güzel adamlardan biriydi Taehyung. Her ne kadar deli raporu olsa da, bu onun akıllı bir deli olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. Zekiydi. Hem de çok zeki. İşinde başarılıydı. Zengindi. Saygındı. Saygılıydı. Güvenilirdi. Her şeyden de önemlisi beni, beni çok sevdiğine ve çok değer verdiğine inandırmıştı. Tüm bunlardan sonra ona nasıl kanmazdım ki?

Charm | JikookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin