Çamaşır Suyu

2.8K 177 5
                                        

O an Emre ve ben hızlıca yerimizden zıpladık.

Hızlıca dolaplara yöneldiğimizde Selin de uyanmış saate bakıyordu.

" Bir saat sonra mı saldırsalardı ne? Saat beş buçuk.... Saldırı... " birden gözleri büyüyünce gülmek isteğim geldi.

Dün giydiğim kotu ve montumu hızlıca üzerime geçirdim.

Emre yle birlikte dolabı açıp uzun süre mazlemelere baktık.

Hançeri kemere taktım. Silahlarımızı da belimize taktık. Şarjörleri montumun cebine attıktan sonra Emre de aynı şeyleri tekrarladı. Bıçaklarını bacağına ve ayak bileğinin üstüne taktıktan sonra hazır gibi duruyorduk.

Elimizde fazladan olan hançerlerden birini ve silahı Selin e uzattım.

" Deniz ben kullanamam. "

" Kullanmalısın. " deyince elimdekileri aldı ve ayağa kalkıp dudaklarımızı birleştirdi.

Elim belinde öperken o da boynuma sarılmış beni öpüyordu. Ama bu öpücük diğer bütün öpücüklerden farklıydı. Duygusu ile dudaklarım alev almaya başladı ve birbirimizden ayrıldık.

" Kendine dikkat et. "

Emre yle botlarımızı giydikten sonra Emre bana bir tane de ufak bıçak verdi.

" Bunu sokacak yer kalmadı. " gülümsedi.

" Botun arasına sok. Lazım olursa görürüz. "

" Aga donuma kadar silah doluyum. " deyip botumun arka tarafına sıkıştırdım.

Lan bizde burda muhabbet ediyoruz.
.
.
.

Dışarıya çıkıp okulun alanına çıktığımızda beklediğimizden çok çok büyük bir grup ve bizim grup vardı.

Bizim gruba katıldığımızda karşıdakilere odaklandım. Karşıdakilerin yüzleri buz gibi soğuk ve kokuları oldukça ağırdı.

Hocaya dönüp konuştum ve etrafımızda ki muhafızların çoğunluğu da bana baktı.

"Bize çamaşır suyu kokacaklarını söylememiştiniz. "

Karşı tarafın başındaki adam da bağırdı.

" Islak köpek kokanlara bak sen.. Seni canlı istiyorum. " ulan

Demeden birbirimize doğru koşmaya başladık.
.
.
.
.
-- Yazarın Bakış Açısı - -
.
.
Deniz in konuştuğu adam ruh emicilerin lideriydi.

Ruh emiciler sayıca çok fazlaydılar. Kurtlar da daha güçlüydüler.

Muhafızlar saldırmak üzere kılıçlarını çekip karşıya doğru koşmaya başladılar. Karşıdakiler de aynı şekilde koşmaya başladılar.

Bu sırada millet uyudukları binaların camlarına doluşmuştu. O binaların da hem savunma hem de saldırı için önemli yerleri vardı. Çünkü binalar kurt olsalar da genç öğrencilerle doluydu ve birşey olursa bu büyük bir katliam demekti. Diğer bir yandan ise iki bina da şavaş alanına tam hakimlerdi ve çatılar birçok muhafızla doluydu.

O sırada herkes binalarında korku içinde savaşı izliyorlardı.

Deniz ve Emre de ilk başta silahlarını çıkartıp etrafındaki kan emicilere ateş etmeye başladı ama bir süre sonra asıl olayın bilekte patladığını anladıklarında durum çok geçti. Çünkü muhafızlarda büyük zorlanma gözleniyordu ve etrafları bir anda kan emicilerle doldu.

Kurt Okulu Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin