Sensiz Kalamadım.

2.7K 160 0
                                        

" Selin burada ne arıyorsun?"  malım ben kabul

" Deniz annemin yanına gittim ve geri döndüm. "

" Selin bak ben sana seni seviyorum dedim. Ve aradan kaç gün geçmiş sen annem beni yanına çağırdı deyip kaçtın. "

" Gitmek için zorladı beni. Ben ise seni arayıp belkide bir gitme demeni umdum. Sense niz sadece arkadaşız dedin. Ona rağmen sensiz kalamadım geldim. "

O an Selin i kolundan tutup odanın içine soktum. Kapı önündeki insanlar bizi dinliyordu.

Ellerini tutup kafasının hizasında duvara sabitledim.

" Sen ansızın tek başına gitme kararı aldın. Senin beni sevdiğini zaten kalbinin atışından bile rahatça anlayan ben, sadece arkadaşız dedim. Çünkü eğer gideceksen arkanda bir bağ kalmamalı. "

Dudaklarına yaklaştığımda o da bu hamlemi bekliyormuşcasına dudaklarımızı birbirine buluşturdu.

Selin bir elini saçlarıma diğer elini de hafiften uzamış sakalıma attı.
Benimse ellerim belinde ve kalçalarındaydı.

Dudaklarım önce boynuna doğru indi.
"Deniz... "

Sesi kalçasını sıkıp birazcık canını yakmamla kesildi. Bu susmalısın anlamına geliyordu.

Üstündeki gömleği çıkartırken Selin elleriyle kafamı iyice boynuna bastırıyordu.

Gömleğini çıkarttıktan sonra sütyeninin kopçasına elimi attım.
Başta biraz durup gözlerine baktığımda onaylayan bir bakış attı.

Sütyenini çıkartıp boynunda olan dufaklarımı göğüslerine indirdim.

Göğüslerinin uçlarını öperken belinden tutup mutfak tezgahına oturttum.

"Orada ekmek kesiliyor. Günah günah. "
deyip kahkaha atan Selin e ters bit şekilde bakıp sağ göğsünü hafiften ısırdım.

Ama işler ters gelişti. Isırdığım gibi ağzından bir inleme yükselen Selin tırnaklarını boynuma batırdı.

Pantolonunun düğmesini yavaşça çıkarttım. Pantolonunu çıkarttığımda üstünde sadece  alt çamaşırlarıyla kaldı.

" Selin yapmak istediğine emin misin?  "izin almak zorundaydım 

" Beni yatağına götür. "

Bu sırada Selin ellerini boynuma doladığından kucaklayarak yatağa yavaşça bıraktım.

" Deniz göğüslerime taktın kafayı. "

Öpücüklerimi yavaşça aşağıya indirdim. İnce iplerinden tutup aşşağıya doğru sıyırdım
.
.
.
.
.
.
Sabah uyandığımda kollarımın altında kartala gönül vermiş serçe misali uyuyordu.

Sabah ışığında çok daha güzel görünüyordu. Bütün vücudu parlıyordu.

Çarşaftaki kırmızı kan lekesini görünce bir telaşa kapıldım. Eğer lekeyi gören Selin utanacaktı. Ama utanmaması gerektiğini de es geçmeyelim.

Sabah önce yataktan kalkıp banyoya girdim. Ilık ferahlatıcı ve uyandırıcı bir duş alıp dişlerimi fırçaladım.

Havluyla kendimi kuruttuktan sonra belime sarıp dolabın önüne kadar gittim.

Baktığımda ise Selin aceleyle üstüne birşeyler alıyordu. Altımda boxerım olduğundan havluyu bir kenara attım.
"Selin utanma benim. "

O an gözlerimin içine baktı. Kollarımı sıkıca sardım.
" İstersen önce bir duş al. "

" Çok iyi olur. "

Kurt Okulu Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin