Uzun bir süre sonra Emre ben ve Eda diğer okula yerleşiverdik.
Ellerimizde bavullarla gittiğimizi arabayla yerleşirken ne kadar çok problem yaşadığımızı hala hatırlıyorum.
" Emre ne dürtüp duruyorsun yeter la böbreğimi deldin. "
Ne yapayım mal herif tik var mı diye her yerime elledi resmen.
" Abi onu boşver de biz bu okula geldik, herifler aradaki duvarı kaldırdı la. "
" O çok koydu. Hem kan emicilerde güzel kızlar da var. Lan birde şey soracağım bazı emicilerden o yakıcı koku gelmiyor. "
" Ya sen bilmiyor musun?" kahkaha attı
" Neyi? "
" Kanka onlar bizim gibi değiller yani anne veya babadan birisi olsa yetiyor. "
" Ee hangisi tam hangisi yarım " deyip güldüm.
" Eğer tam olursa herşeyi bize yakıcı gelir. Yarım olursa sıkıntı olmuyor. "
" Şeyederkende mi? "
" He. "
" Lan peki yarısı emiciyse diğer yarısı ne? "
" insanla emici. Kurtla emici ne yaparsa yapsın çocuk olmuyor. "
" Vayy rahat. "
" Benim başım bağlı. "
" Eda ya helal olsun lan.. İyi iş başarmış. "
.
.
..
.
.
Emre ile Eda beni de yanlarında kafeye götürdüler. Üvey evlat gibiyim aq
" Emre kafe çok boş lan. "
Tabi Emre mal gibi atladı
" Kanka dolu işte. "
Eda kafasını haffçe okşadı malın
" Doluda hepsi sap lan. "
" Hee şimdi anladım senin neden bu kadar gergin olduğunu. "
Eda gülümseyip eliyle çaktırmadan yan tarafı gösterdi.
" Şuradaki kız sbahtan beri seni kesiyor. Bir bak tam senin kalemin değil ama bir stres atarsın en azından. "
Emre Eda ya şaşkınca bakıyordu
" Ulan Eda yıda kendine benzettin. "
Emre yi takmadan konuştum.
" Şu kalın kaşlı, ince dudaklı, dar kalçalı, uzun bacaklı kadını mı diyorsun. "
Eda ağzından bir" yuh" çıkartıp kıza baktı.
" Çakma deri ceketli. "
Emre de döndü o ara
" Ne zaman çektin kızın fotokopisini? "
Kafamı çevirip kıza baktım. Vay fena değilmiş aslında.
Elimdeki kolayı içip kalktım.
Eda ise arkamdan söyleniyor.
" Saldır canavar saldır. "
.
.
Yanına gittiğimde gülümseyip bana baktı. Ağzını açıyorken konuştum.
" Dur tahmin ediyim. "
" Neyi? "
" şeyy.. ımm.. Tanışmak için bahane arayan adam modeli çizmeye çalıştım ama onu da beceremedim. "
" Meltem ben. Sende Deniz olmalısın. "
" Bir çılgınlık yapmaya ne dersin? "
" Çılgınlığın bağlı"
