Bölüm kendisine ithaftir. Bu şekilde ithaf etmek daha samimi geldi. Evet,kızımızın örtüsüz hali. Şarkı, Fatih'in kulaklığından size armağanım olsun
Fatih
Kendimin dışında herkesin yanındaydım.
Ve her zaman yaptığım gibi aklıma çekidüzen verip sırtımdaki şeytanları ruhuma gömüp döndüm,gülümsedim. Annesinin ters bakışı gözümden kaçmadı.
Hâlâ gitmek istiyordum. Hayatımda tek bir kere bencil olmamayı istiyordum. Ama olamadım.
Daha önce parmağına taktığım yüzüğü babam takıyordu. Babası da bana.
Sevgili babam Utku Arvas Bey, gereksiz bir içtenlikle bana sarıldı.
Küçükken Emre bana kızardı. Annesiz babasız büyümenin nasıl bir şey olduğunu,aileme böyle davrandığım için bana nasıl sinirlendiğini...
Emre'nin ailesi yoktu. Benimde yoktu işte anlamadığı buydu. Biyolojik anne ve babamlardı doğru. Fakat hayatımın hiçbir zamanında sırtımı yaslayacağım,güveneceğim kimsem değildi onlar. Yine de, yine de babam babamdı.
Yılların sancısıyla sarıldı. Yüreğimde bir yerler mezarından çıkıp soluk ruhuyla gerçekliğe tutunmak istedi. Sonra baktım, baktım ki ölüler ölüydü.
Ve sevgili Safa Bey'de sarıldı. O da gereksiz içtendi. Çünkü ben, hak etmiyordum.
Ama yine de onu gördüğüm ilk gün demiştim ki kendime "Şair Çıkmazı"...
Humeyra
Kantinde gördüğüm o çocukla. Onunla.
Oysa 10 dk önce aklını kaybetmekle meşgul şu adam,burada tıpkı herkes nasılsa öyleydi. Gayet normal ve geleneksel bir biçimde oldu.
...
Nişan,düğün vb. istemedim. Fatih'le ilgisi yoktu. Gerçekten de istemedim. Sonraki gün Emre geldi. Akşam yemeği sıfatlı bir olay içinde nişan töreni gibi bir şeydi. Sevda da gelmişti. Kalkıp buraya gelince bende bir nankörlük hissettim içimde. Evet pek bahsetmesemde Sevda hâlâ yakın arkadaşımdı ve hâlâ sık sık (okulda) görüşüyorduk.
Saçma sapan nişan elbisesini tek bir gece giymek üzere tomarla para vermedim. Fatih'te vermedi. Ailemizle sıradan bir akşam yemeği gibiydi.
Her ne kadar içinde Fatih olan her şey sıradan değilsede,yine sıradan görünümlüydü.
Annem, nasıl karar verdi anlamadım ama hem bana hem de Fatih'e daha yumuşak davrandı. Bazen Fatih'e ihtiyacı olan anneliği yapmasını çok istedim. Ama sonra fark ettim, bir annenin yerini başka anne dolduramıyor.
...
Dönem sonuna yaklaşırken komiteler,bütler; arkadaşların vizeler,finaller.Kızlar,ders,kahve,aspirin ve ders.
Çokça organ, hasta, hastane,latince, ingilizce..
Dördüncü sınıf bitiyordu. Fatih staja başlayacaktı. Yani neredeyse okulu bitirmişti. Derslerine dair bir fikrim yoktu çünkü derse girip girmediğini görmeye bile fırsatım yoktu.
Sevda,Umay ve ben komite sonuçlarına bakarken kafamdan binlerce kova buzlu su döküldü gibi hissettim. Tıpkı filmlerdeki gibi sonuç gözümün önünde binlerce tane göründü. Yani, büte kalmıştım.
Şimdiye kadar hiç büte kalmamıştım ve alttan ders diye bir şey de yoktu. Sınıfta kalabilirdim 😱.
Eve dönerken kılzarında morali çok iyi değildi. Herkes istediği sonuçları elde etmemişti. Fatih'e büte kaldığımı söylersem bir ay daha benimle görüşmezdi. Çünkü ne yazık ki o varken ders çalışmadığımı fark etmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAPLANTI
Chick-LitGece ne kadar karanlıksa o kadar çok acı vardı. Yalnız değildik hiç. Hep biz ve acıydı. Uzun bir süre önce göğsünün kafesinde idam ettiği vicdanı,hayaletiyle buradaydı. Çok faraziydik haliyle.. Gölgeler boş kalplerde yaşıyordu. Bazı kalplerde başka...
