Yaş: 17
Sevgili Madelyn;
Siktir. Ben dün gece ne yaptım? Madelyn, o şeyi gördüğün için üzgünüm ama yemin ederim düşündüğün gibi değildi. O kızı sevmiyordum bile. Sadece biraz fazla içkiliydim. Onu sen sandım. Yemin ederim seni gördükten sonra devam etmedim hiçbir şeye. Peşinden gelecektim ama Calum beni durdurdu. Özür dilerim Madelyn.
Luke
Luke yaptığı salaklığın pişmanlığıyla dolup taşarken Madelyn'in birden bire kapısında belirmesini istiyordu. Ona gerçekten açıklama yapabilmeyi. Luke kendini yatağa attı. Madelyn'in dün geceki yüz ifadesi aklından gitmiyordu. Üzüntü, hayal kırıklığı, sinir hepsi muhteşem bir şekilde birleşmişti yüzünde. Ve Luke onu her zaman güldürmesine rağmen bu sefer yüzündeki acının sebebi olmuştu. Ve bunun için çok pişmandı. Onu üzdükleri için annesi ve babasına kızarken Luke onun üzüntüsüne sebebiyet vermişti.
Sinirle yastığını çalışma masasına attı ve mektupların olduğu kutunun düşüp etrafa saçılmasına neden oldu. Kalkıp toplamadı bile. Mektupların odasının açık camından esen hafif rüzgarla odada uçuşmasını izledi. Bir mektup camdan dışarı çıkınca sinirle küfretti. Ayağa kalkıp koşarak mektubu yakaladı. Odasına dönüp camını, kapısını ve perdelerini kapattı. Mektuplarını topladı ve kilitli çekmecesine koydu. Tekrar yatağının içine girip yorganı kafasına kadar çekti. Madelyn'den bir arama bile yoktu fakat onun dışında herkes aramıştı. Çünkü birden bire ortadan kaybolmuştu. Madelyn'in desini duymak için çıldırırken telefonu eline aldı ve hızlı aramadan Madelyn'i aradı. Bir kaç çalıştan sonra Madelyn'im sesini duymuştu. Ama sesli mesaj yoluyla. Yine de yüzündeki gülümsemeye hakim olamamıştı. Ama bir yandan da kalbi acıyordu ve kendine sinirleniyordu.
Ama Madelyn neden bu kadar kırılmıştı? Onu başka bir kızla görme fikri miydi onu sinirlendiren yoksa bencilliği mi tutmuştu? Yani en yakın arkadaşının başka biri tarafından alınması mıydı sıkıntı yoksa Luke'un duyguları karşılıklı mıydı? 10 senedir içinde biriken aşk, karşılıklı mıydı? Gitse Madelyn de onu ister miydi?
Bu düşünceler beyninde dönerken telefonu çalmaya başladı. Ekranda parlayan Madelyn yazısıyla Luke'un eli ayağına dolandı. Hızla telefonu açtı ama ses Madelyn'in değil, Michael'ın sesiydi.
"Luke, Madelyn seninle mi? Telefonunu evde bırakmış da genellikle sana gelirken telefonunu almıyor nasılsa seninle diye ama genellikle senin yanına gitmiyorsa telefonunu hep alır."
"Benim yanımda değil, dün biraz aramız bozuktu ayrılırken de benimle konuşmadı hiç."
"Akşam eve gelmemiş."
"Trudy'de olabilir mi?"
"Hayır, onunla da konuştum yok. Ona da haber vermeden ayrılmış."
"Tanrı aşkına 15 yaşında bir kız nereye gidebilir Michael?"
"Josh'ta olabilir mi?"
"Hayır, onlar ayrıldı."
"Beklesene bir Calum'u arayayım." dedikten sonra Michael telefonu suratına kapattı. Luke'un içi içini yerken telefonu tekrar çaldı. Hızla açtı.
"Tahmin ettiğim gibi, dün gece Josh'la çıkmışlar." dediğinde Luke'un dünyası başına yıkılmıştı.
"Ayrılmamışlar mı?"
"Bilmiyorum Luke. Josh'ı arayacağım sonra konuşalım mı?" dedikten sonra cevap beklemeden telefonu tekrar suratına kapattı.
Luke sinirle ayağa kalktı ve kilitli çekmecesini kilidini kırarak açtı. Mektupların olduğu kutuyu alıp yere fırlattı. Kutu yamuldu, mektuplar döküldü, kapaktaki resim yırtıldı ve Luke'un 10 senesi yerlerdeydi. Luke ağlamaya başladı. Neden böyle olmuştu? Kalbi çok acıyordu. Madelyn neden böyle bir şey yapmıştı?
Luke yere çöktü göz yaşları sessizce mektupların üzerine aktı. Luke hiçbir şeyi toplamadan yırtılan resmi aldı. Ne kadar mutlu olduklarına baktı. Kalbi acıdı. Dün gece yaptığı yüzünden kendini çok kötü hissetti. Yatağının içine girdi ve duvarında asılı poloroid resimlere baktı. Madelyn'le birlikte yapmışlardı. Madelyn'in resimleri, onun resimleri, o ve Michael'ın resimleri, Madelyn'le resimleri... Luke gidip en sevdiği resmi duvardan söktü. Madelyn'in onun sırtında kameraya poz verdiği, Luke'un da onu görebilmek için kafasını çevirmeye çalışması. Ve bu resimden bir sonraki resim, Luke yüzünden ikisinin yere düştüğü.
Luke gülümseyerek resimleri tekrar yerine taktı. Onu seviyordu. Onu gerçekten çok seviyordu. Ona aşıktı. Onu deli gibi seviyordu. Onu çok kıskanıyordu. Ve artık Madelyn'in onunla olmasını istiyordu. Madelyn'e ihtiyacı vardı.
Luke Michael'ı aradı. Bir kaç çalıştan sonra Madelyn'in sesini duydu.
"Luke?"
"Madelyn, Tanrım beni ne kadar endişelendirdin inanamazsın. Seni o kadar merak ettim ki!"
"Dün gece oldukça ilgisizdin Luke."
"Madelyn..."
"Her neyse Michael telefonu benim açmamı istedi iyiyim haberin olsun. Görüşürüz."
"Madelyn." dedi Luke fakat hattın diğer ucundan acı bipleme sesi geldi.
"Seni seviyorum."dedi Luke derin bir nefes alarak. Ve bunu Madelyn'in yüzüne söyleme cesareti bulacağı anı bekledi.
Madelyn'in Luke'a kırgın olduğu belliydi. Sıkıntı, dün onunla ilgilenmemiş olması mıydı? Ah, muhtemelen oydu çünkü kabalık etmişti ama istemeden olmuştu.
Luke düşüncelerinde boğulmaktansa gidip gerçekleri öğrenmek istiyordu. Bunun için harekete geçti. Üzerini giyinip mektupları sakladığı kutuyu aldı. Arabanın anahtarını ve telefonunu da alıp odasından otoparka geçti. Arabaya bindi ve Madelyn'in evine sürdü.
Hayalinde kapının suratına çarpılması yoktu. Ya da Michael tarafından kovulmak. Ya da Madelyn'in kapıyı açar açmaz ona bağırmaya başlaması. Hiçbir şey istediği gibi gitmemiş, aksine hayatı adeta bir çıkmaza dönmüştü. Aşık olduğu kızla kavga etmiş ve bu kavga onun en yakın arkadaşını -aşık olduğu kızı- kaybetmesine bile neden olabilirdi. Eh, bu ilk defa yaptığı bir şey değildi. Yıllar içerisinde bir çok kere onu kaybetme eşiğinden geçmişti ama hepsinde toparlamıştı çünkü Madelyn affediciydi. Şimdi yaptığı gibi kapıyı suratına vurmazdı.
Luke, her şekilde ona kendini affetirebileceğini biliyordu çünkü Madelyn onun zayıf noktasıydı ve o da Madelyn'in. Her zaman öncelik birbirlerindeydi. Madelyn dün gece bu yüzden bu kadar kırılmıştı. Luke onu ilk defa ikinci plana atmıştı. Sıkıntı tabii ki buydu. Onun Luke'tan hoşlanması falan değildi. Ne düşünmüştü ki? Madelyn için Michael neyse Luke da oydu ve ona göre Luke'la olmak ensest ilişkiye girmek gibi bir şeydi.
Eh, ayrıca ileride birlikte olsalar bile Madelyn 18'in altında olacağı için iki sene boyunca yasalar tarafından doğru olmayacaktı ama bunun pek umursandığı söylenemezdi ki bu da Luke'un en son düşünmesi gereken şeydi. Şu an ilk olarak onu geri kazanmalıydı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
dear madelyn//hemmings
FanfictionHer geçen gün senden uzak durmak daha da zorlaşıyor. birthday cake'in yan kitabıdır.
