39*goodbye

112 9 13
                                        

"Madelyn! Son günlerin bunlar, biraz eğlenelim!" dedi Luke salondan. "Mesela bu gece bara gidebiliriz! Eminim çok eğleniriz." diye ekledi. Koskoca yaz nasıl olduysa çok hızlı geçmişti ve Luek da vicdan azabını azaltmıştı. Madelyn'le çok mutluydu, güzel bir yaz geçirmişti ve yaz sonunda da ayrılmamaya karar vermişlerdi. İki yılı bu şekilde geçirebilirlerdi, nasılsa birbirlerini sık sık göreceklerdi. Yani, Madelyn onlarına yanına gelecekti ya da Luke oraya gidecekti.

"Bilmem, olabilir. Michael'a da soralım." dedi Madelyn ıslak saçlarını havluyla kurularken.

"Sadece ikimiz çıksak?" dedi Luke Madelyn'i kucağına çekerken. 

"Michael'la da zaman geçirmek istiyorum ama."

"Tamam onunla da geçirirsin bebeğim, daha vaktimiz var sonuçta."

"Üç günümüz var." dedi Madelyn kalkmaya çalışırken. Luke'sa onu daha sıkı tuttu ve kalkmasını engelledi.

"Hadi ama." dedi Luke kısık sesle ve dudaklarını Madelyn'in boynuna bastırdı. "Lütfen." diye inledi.

"Beni kışkırtıyorsun." dedi Madelyn geri çekilirken. Luke bir kez daha aynı noktayı öptü. "Hayır bebeğim ne alakası var?" dedi ellerini kızın beline koyarken. Madelyn üzerinde hareket edince onu daha sıkı tuttu ve oynamasını engelledi. "Rahat dur." dedi burnunu sevgilisinin boynuna sürterken. Madelyn inleyip kendini Luke'a iyice yasladığında Luke da inledi. "Michael evde yok, rahat olabilirsin. Sen duştayken çıktı." dedi Luke kızın kucağındaki rahatsız hareketleri üzerine. Madelyn bunun üzerine rahatladı ve Luke'un üzerinde bir kez daha hareket etti. "Madelyn..." diye inledi Luke. Madelyn Luke'un tişörtünün eteklerini tuttu ve sabırsızca yukarı çekiştirmeye başladı. "Birileri aceleci gibi." dedi Luke gülerek.

"Michael gelirse ne durumda olduğun umurumda olmaz Luke, o yüzden ya hızlı davran ya da tuvaleti kullan." dediğinde Luke çarpık bir gülümsemeyle sevgilisine baktı. "Demek öyle oldu şimdi ha?" dedi ve bir kahkaha attı. Luke, Madelyn'i koltuğa yatırdı ve üzerine çıkıp ellerini eteğinin altına soktu. "Tanrım..." dedi Madelyn inlemeyle karışık bir şekilde. Madelyn ellerini Luke'un tişörtüne götürdü ve onu çekmeye başladı. Luke da ona yardım ettikten sonra Luke tişörtsüz kalmıştı. Luke'un elleri Madelyn'in kalçalarında hareket ederken Madelyn de Luke'un omuzlarındaki ve göğsündeki benlerin üzerine minik öpücükler bırakmaya başlamıştı. 

"Hay, yeter ama ya!" diye bağıran Michael'ın sesi üzerine Luke alelacele Madelyn'in üzerinden kalktı. "Her marketten döndüğümde sizi şu kanepede yiyişirken bulmaktan sıkıldım. Odalar boşuna yok, değil mi? Burası ortak alan, özel hayatınızı odanızda yaşayın." Sonra onlara yaklaştı ve yere çöküp yanağını kanepeye koydu, bir eliyle de kanepenin kolunu okşamaya başladı. "Onlar adına gerçekten üzgünüm kanepe, şahit oldukların, şahit olduklarımız fazla iğrenç, biliyorum. Umarım bu travmayı atlatabilirsin. Amen." dedikten sonra kız kardeşi ve Luke'a döndü. "Bu arada bu gece ev sizin, ben Electra'yla buluşacağım." dedi ve göz kırpıp odasına gitti. 

"İşte beklediğimiz an geldi!" dedi Luke heyecanla ve tişörtünü giydi. "Bu gece çok eğlenceli olacak." dedi gülümseyerek ve odasına gitti. Madelyn de koltukta aynı şekilde yatmaya devam etti ve telefonuyla oynadı biraz. Michael, "Ben çıkıyorum, size iyi eğlenceler." diye sesleninceye kadar Madelyn uyuduğunun farkında değildi. Koltuktan kalkarken kol saatine baktı ve saatin sekizi gösterdiğini görünce gözlerini büyüttü. 

"Luke, biz de mi çıksak artık?" dedi koridorun sonundaki odaya girerken. "Hadi kalk." diyerek sevgilisini dürttü ama çocuk uyanmadı. "Uyansana." dedi tekrar Luke'u dürterken ama yine uyanmadı. "Neden kalkmıyorsun?" dedi sinirlenmeye başlarken. Bu sırada Luke gülerek gözlerini açtı.

dear madelyn//hemmingsHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin