Yaş:17
Sevgili Madelyn;
Seni özlüyorum. Okulda adeta benden kaçıyorsun, aramalarıma cevap vermiyorsun, mesajlarımı umursamıyorsun bile. Birkaç kere kapına geldim ve Michael'a açtırıp hasta olduğunu söylettirdin. Benden ne kadar kaçacaksın? İnan bundan çok yoruldum. Evet, seni sevmek başıma gelen en güzel şey ama çok yoruldum Madelyn. Lütfen artık benimle konuş.
Luke
Luke, bu hafta üçüncü kere Madelyn'in kapısına gitmişti. Michael'ın evde olmadığından emindi. Kapıyı çaldı. Madelyn'in merdivenlerden inişini, son basamakta Michael'ın yere attığı bir şeye takılıp yere düşmesinin ardından Michael'a laf edişini dinlemişti. Ve işte oradaydı. Üzerinde Luke'a ait tişörtüyle, tepeden dağınık bir şekilde toplanmış saçlarıyla karşısındaydı. Luke onu ne kadar özlediğini tekrar fark etmişti ve kapı suratına kapanmadan atılıp Madelyn'i kucaklamıştı. Madelyn de kollarını onun etrafına dolayınca Luke affedildiğini anlamıştı.
Madelyn'in kokusunu içine çekti. Madelyn'le dakikalarca kapıda öylece dikilmişlerdi. Sonunda Madelyn ayrılınca birlikte içeri geçtiler. Ağır adımlarla Madelyn'in odasına çıktılar ve yatağa yattılar.
"Özür dilerim." dedi Luke zayıf bir sesle. Madelyn burnunu Luke'un boynuna sürttü. Dudakları boynuna değerken konuştu. "Önemi yok, fazla tepki gösterdim. Ben de pek iyi değildi o gün zaten." diye mırıldandı. Luke hem onun dudakları boynuna değerken asla susmamasını, hem de kendini tutamayabileceği için hemen susmasını istiyordu. Madelyn, Luke'un yanağına bırakmayı planladığı öpücüğü yanlışlıkla boynuna bırakınca Luke inildedi.
"Yapma." dedi inlercesine.
"Rahatsız mı oldun?"
"Huylanıyorum, yapma." dedi Luke. Külliyen yalandı. Devam etmesini, durmamasını istiyordu. Madelyn onu sinir etmek için aynı yeri tekrar ve tekrar öptüğünde Luke tekrar ve tekrar inildedi.
"Ne yapmaya çalışıyorsun?"
"Bilmiyorum ama zevkli."
"Yapma, Madelyn."
"Peki." dedikten sonra devam edince Luke onu ittirdi.
"Ben sana yapsam hoş olur mu?" dedi Luke kısık sesle.
"Yap o zaman." dedi Madelyn. Luke şok olmuştu. "Hadi, yapsana. Madem o kadar rahatsız edici göster ve ödeşmiş olalım." dediğinde Luke dudaklarını Madelyn'in boynuna götürdü. Bir kaç ufak öpücük bırakırken Madelyn inlemeye başlamıştı. Ve Luke bundan zevk almıştı. Madelyn Luke'un adını inlemeyle karışık söyleyince Luke durup Madelyn'e baktı.
"Bu çok garip hissettiriyor." dedi Madelyn Luke'a sarılırken. "Luke?"
"Hm?"
"Beni öper misin?" dediğinde Luke afallamıştı.
"Tabii." dedi ve yanağına bir öpücük kondurdu.
"Hayır, Luke öyle değil. Gerçek anlamda öpmek."
"İleride pişman olacağın şeyler yapmamalısın."
"Pişman olmayacağım, Luke. Bunu istiyorum. Başka birisinin değil, ilk önce senin yapmanı istiyorum. Lütfen. Aramızda hiçbir şey değişmeyecek." dediğinde Luke onu kıramadı. Ona yavaşça yaklaştı ve emin olmak için gözlerini aralayıp ona baktı. Gözleri kapalıydı, onu bekliyordu. Luke da gözlerini kapattı ve ona yaklaştı. Dudakları temas ettiğindr ikisinin de vücuduna bir elektrik yayıldı. Yayılan elektrikle ısındılar, hatta alev aldılar ve sonra dudaklarını ayırıp onların bedenlerinden daha soğuk olan havanın su misali alevlerini söndürmesini sağladılar. İkisi de nefes nefeseydi.
Ve Luke anlamıştı sonunda karşılık bulduğunu. Artık daha fazla beklemeyecekti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
dear madelyn//hemmings
FanfictionHer geçen gün senden uzak durmak daha da zorlaşıyor. birthday cake'in yan kitabıdır.
