epilogue

126 16 20
                                        

Bunu neden yazıyorum bilmiyorum ama bir şeyler eksik kalmış gibi geldi sanki ya. Neyse, iyi okumalar :')

-----------------------------------------

                                                                                                                                      9 Ekim 2020

Sevgili Madelyn;                                                              

Bugün, ölümünün dördüncü senesi. Seni ve hayatımdaki herkesi kaybedeli dört sene oldu. Nereden başlamam gerek bilmiyorum... Ama sanırım son dört seneyi biraz özetlesem iyi olabilir.

Sen öldüğünden beri her sene aynı tarihte eve dönüyorum. Mezarlıkta bazen Michael'la karşılaşıyoruz. Sen öldükten sonra okulunu dondurdu ve bir sene annenle yaşadı. Sonrasında annen onu geri gönderdi. Dört senedir Michael'ı Electra'nın paylaşımları ve mezarlık dışında hiç görmüyorum. Bu sabah da onunla karşılaştık. Hala benimle konuşmuyor. Bu arada sen öldükten sonra saçlarını siyaha boyadı ve dört senedir bir kere bile değiştirmedi. Bunları nereden bildiğimi merak edecek olursan annemle annen hala görüşüyor. Bayan Clifford benim geldiğim zamanlar dışında buraya geliyormuş. Annemle zaten çok yakın arkadaşlardı ve benim yaptığım büyük hatanın kızından sonra en yakın arkadaşını da kaybetmesine yol açmasını istemiyordu. Her neyse, sen ilk öldüğünü Michael'ı kaybettik. Yani gerçek anlamda kaybettik. Resmen kayboldu ve bir- bir buçuk ay kadar yoktu ortalıkta. Annen deliye dönmüştü. Her neyse Electra Michael'ı buldu ve eve getirdi. O  haklı olarak hala benimle konuşmuyor. Ben olsam ben de kendimle konuşmam ki zaten sen öldükten sonra benimle tek konuşan insan olan iç sesim bile beni terk etti, son aylarda kendisine bile ulaşamıyorum. 

Onun dışında Cal ve Ash de benimle artık konuşmuyor. Michael araya katı bir çizgi çekti ve seçim yapmalarını istedi. Calum ve Ashton tabii ki böyle bir seçim yapamayacaklarını söylediler ve Michael "Pekala."  dedi ve onlarla da konuşmalarını azalttı ama yine de benden daha çok görüşüyorlardı yine. Sonra Cal ve Trudy barışınca Trudy, Calum'un en yakın arkadaşını öldüren insanla görüşmesini istemedi ve Calum da çok özür dileyerek benimle iletişimini kesti. Ayda bir bazen mesaj atıyor ya da senin ölü yıl dönümünde, doğum gününde ve benim doğum günümde falan yaşayıp yaşamadığımı kontrol etmek için o kadar onunla da işte. Bu da Calum'u kaybediş hikayem.

Ashton'a gelecek olursak, o Jo'dan gizli beni arıyor ve görmeye geliyor. Jo'yla barıştıklarında Jo da onun benimle görüşmesini istemedi ama Ashton bir gün beni evimin salonunda yerde yatarken bulduğundan beri beni yalnız bırakmıyor. O güne de değinecek olursam senin ilk ölüm yıl dönümündü ve öğrenci işleri halimi anlamayıp bana izin vermemişti. Ben de o gece Ashton'ın sonraki gün beni kontrole geleceğinden habersiz bir şekilde çok içmiştim. Ama hayatımda içmediğim kadar içmiştim ve çok sarhoş olmuştum. Sabah bardan çıkıp eve döndüğümde hala kendimde değildim ve intihar etmeye çalışmıştım. Ashton beni salonun ortasında öylece yatarken bulduğundan beri beni sürekli kontrol ediyor ama intihar etmeyeceğim. Buna gerek yok. Acı çekmem gerek, ölüp rahatlamam değil çünkü yaptığım acı çekmemi gerektiren bir şey.

Bir de Electra var. O benimle sürekli konuşuyor ve Michael'la ilgili haberleri veriyor. Michael ona evlilik teklifi etmiş, inanabiliyor musun?

Bir de şey var Madelyn. Seni her geçen gün daha çok özlüyorum. Keşke bunu Ashton dediğinde bitirseydim çünkü o tahmin etmişti. Bana bitir demişti. Ta ilk günden yapmamamı söylemişti ama ben her seferinde daha ileri gittim ve saçmaladım. Keşke geri dönmenin bir yolu olsa ama yok. Bazı geceler seni rüyamda görüyorum ama rüyamdaki saat 12'ye vurunca kayboluyorsun. Çünkü her o saat 12'ye vurduğunda sen yaptıklarımı hatırlıyor ve gidiyorsun çünkü o saatten sonra senin kalmanı sağlayacak hiçbir şey olmuyor. 

Hayatımın senden sonraki dört senesi bu şekildeydi sevgilim. Sana yazmaya devam eder miyim bilmiyorum ama muhtemelen buna daha fazla yüzüm olmayacak gibi. Belki tekrar yazarım. Seni seviyor ve özlüyorum.

Dipnot: Öldüğümde beni yanına kabul eder misin? Yoksa beni çoktan unutmuş mu olacaksın? Ya da affetmeyecek misin? Muhtemelen ben cehennemde yanarken sen cennette olacaksın ama sonuçta cehennemde acımı çektikten sonra cennete geleceğim. Yani dini kitaplarda öyle diyor.

Seni seviyorum;

Luke.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Aug 03, 2016 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

dear madelyn//hemmingsBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin