Luke ve Madelyn birlikte olalı neredeyse 6 ay olmuş hatta geçiyordu. Her şey güzeldi ve mutlulardı. En azından ilişkilerinde mutlulardı. Madelyn'in anne ve babası ayrılma sürecine girmişti ve bu hem onu hem de Michael'ı etkiliyordu. Bu süreç boyunca da Luke onun yanında olmaya çalışıyordu elinden geldiğince. İlk sınavlarda Madelyn bu yüzden fena bocalamıştı fakat tatilden sonraki ilk sınavlarda Luke'un da yardımıyla baya toparlamıştı ve şimdi de gayet iyiydi.
Yine Michael'ın bu sefer Ashton tarafından oyalandığı bir pazar akşamında Madelyn ve Luke, Luke'un odasında keyifli vakit geçirirken bu sefer her şey istedikleri gibi gidememişti. Michael bu sefer şüphelenmişti ve Ashton'ı hiçbir şekilde dinlemeden Luke'un evine gitmişti. Ashton Luke'a haber verememişti ve olan olmuştu.
"Size gerçekten inanamıyorum!" diye bağıran Michael'ın sesiyle Luke ve Madelyn korkuyla birbirlerinden ayrıldı. "Bu nasıl mümkün olabilir? Luke o senden iki yaş küçük ve benim kız kardeşim! Benim, en yakın arkadaşının! Bunu nasıl yapabilirsiniz? Madelyn sen nasıl abinin en yakın arkadaşıyla çıkabilirsin gerçekten aklım almıyor!"
"Michael, sakin olmalısın." dedi Ashton sakin bir şekilde.
"Siz ikinize de inanamıyorum! Üçünüz bir oldunuz ve bunu benden sakladınız demek! Diyelim onlar sakladı, Ashton, sen neden bana söylemiyorsunuz? Bunu bilmeye hakkım yok mu?"
"Çok sinirleneceğini biliyorduk. Yemin ederim söyleyecektik sadece doğru zamanı bekliyorduk."
"Ne zaman söyleyecektiniz Madelyn? Gerçekten buna inanmamı mı bekliyorsun? O gün karşıma çıkıp söyleyebilirdiniz kabul edebilirdim belki. İki gün sinirlenirdim geçerdi ama bana yalan söylemeniz gerçekten affedilebilir gibi değil!" dedi ve bir süre soluklandı. "Ne zamandır birliktesiniz?"
"6 ay sanırım." dedi Luke sessizce.
"6 ay mı? Dalga mı geçiyorsunuz siz? 6 aydır benden bunu saklıyor muydunuz? Size inanamıyorum gerçekten! Nasıl olabilir aklım almıyor? Hani çocuklukta kalmıştı Luke? Sana geçen hafta sorduğumda gözümün içine baka baka yalan söyledin ya! Çıkmanızı anlayabilirdim yalan söylemeseydiniz ama sakın kendinizi affettirmeye çalışmayın. Bu yaptığınızı asla unutmayacağım." dedi Michael ve odanın bahçeye açılan kapısından yıldırım gibi çıktı. Madelyn de peşinden durmasını söyleyerek koştu. Odada Luke ve Ashton kalmıştı. İkisi de birbirine bakıyordu.
"Ashton, ne yapacağım?" dedi Luke ve çaresizce Ashton'a baktı.
"Luke, Michael yalan konusunda haklıydı. Ona yalan söylemeniz doğru değildi ama Michael'ı biliyorsun çabuk parlar ve çabuk söner. Bir kaç güne eski halinize dönersiniz, meraklanma. Ben gitsem iyi olur, görüşürüz okulda."
"Görüşürüz." dedi Luke ve Ashton gittikten sonra yatağına yattı. Telefonunu eline aldı ve Madelyn'e mesaj attı. Mesajından birkaç dakika sonra Madelyn onu aradı.
"Ne oldu? Ne konuştunuz?" dediğinde hattın diğer tarafından Madelyn'in boğuk sesi geldi ama hiçbir şey anlayamadı. "Anlayamadım ne dedin?"
"Kavga ettik. Ona anlatmaya çalıştım ama doğru dürüst dinlemedi bile sadece bağırdı ve şimdi yüzüme dahi bakmıyor. Yemekte tek kelime etmedi ve evdeki son durumlardan sonra Michael'la konuşamamak çok kötü. Ben neredeysem oradan uzaklaşıyor ve sanki ben yokmuşum gibi davranıyor Luke. O benim hayatımdaki en önemli insan ve ona çok ihtiyacım var ne yapacağımı bilmiyorum." dedi Madelyn ağlarken.
"Sakin ol önce, Michael'ı tanırız, çabuk parlar ve çabuk söner."
"Daha önce hiçbir seferde böyle olmamıştı Luke ilk defa bana böyle davranıyor. Gerçekten çok kırıldı. Bir şey yapmamız lazım o benim abim Luke."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
dear madelyn//hemmings
FanficHer geçen gün senden uzak durmak daha da zorlaşıyor. birthday cake'in yan kitabıdır.
