11. Bölüm

8.2K 290 26
                                        

-DÜZENLENDİ 03.01.17-
Hatlarım varsa bildirin, keyifli okumalar.

Minanın eve gelişinin ardından bir ay geçmişti. Ekim ayının sonlarına yaklaşıyor, ve yarın yapılacak olan antalya gezisi için hazırlanmaya başlıyorduk.

Geçen bir haftada hiç bir şey olmamış, hatta olması gerektiğinden çok daha sıkıcı gelmişti. Bu bana fırtına öncesi sessizliği anımsatsa da, berkayın bana artık takılmayacağını hissediyordum.

En son ona tokat atmıştım ve bir haftadır ortalıkta görememiştim, belki de bu yüzden sakin geçmişti haftam.

Bilemiyorum ama, pekte umrumda olduğunu sanmıyordum. Sanırım ona tokat ve iftira attığım için özür dilemem gerekiyordu. Artık gerçekten de, ona affetmemi istediğini anlamıştım, ama bunu yapabilecek miydim?

Ama, içimde onu affetmek istediğimi biliyordum. Veya ona karşı koyamadığımı da, biliyordum.

Her zaman olduğu gibi, bunu da bilmiyordum. O kadar çok belirsizlik vardı ki içimde, onları nasıl dolduracağımı bilmiyordum.

Mina ise, benden birşey saklıyordu. Bunun tabiki de farkına varmıştım fakat, benim de ondan Batuhanın öz abisi olmadığını saklıyor olduğumu göz önüne alıp, ona hesap soramıyordum.

Gerçekten, minadan bir sır saklamak benim için çok zordu. Onu o kadar uzun zamandır tanıyordum ama, hiç bir zaman bu kadar büyük bir sır saklamamıştım.

Sırama kafamı koymuş, ellerimi ise karnımda bağlamıştım. Midem kasılıyordu. Nedenini bilmediğim bir şekilde sürekli sancılar çekiyordum.

Ağrılarım artık dayanılmayacak raddeye geldiğinde, kafamı sıradan kaldırıp, yanımda oturan Minaya bir bakış attım.

Dersi izlemekten daha çok kuzeye bakıyordu. Onu yakalamanın verdiği haz ile sırıttım. Gözleri bana döndüğünde, onu yakaladığımı anlamış ve kıpkırmızı olmuştu. Hınzırca sırıtırken, mideme giren sancı yüzünden, ağzımdan kısa bir acı dolu inleme çıktı.

"Ah!"

Öğretmenim dahil sınıfımın bakışları bana dönerken, sıramda zorla ayağa kalktım.

"Revire gitmem gerekiyor."

Öğretmenim başını sallayıp, dersi anlatmaya devam etti. Sırımdan zorla çıkıp, arkama dönmeden, sınıfımdan çıktım.

Midemin şiddetli kasılması ile, duvara tuttunup, kısa bir an için gözlerimi kapatarak, acının geçmesini bekledim.

Acı geçmeye başladığında, gözlerimi yavaşça açıp, adımlarımı revire yöneltim.

En kısa zamanda bu acının geçmesini diledim, yoksa bu şekilde dayanamazdım.

Merdivenleri indiğimde, tartışma sesleri kulağıma ilişti. Her ne kadar, kimin tartıştığını bilmesem de, berkayın sesi kulağıma geldiğinde, merakıma yenik düşmüş ve acımı umursamayarak, sesi takip etmiştim.

Bir kaç dakika sonra göz hapsime giren melisa ve berkayı izlemeye başlamıştım. Tam olarak ne konu hakkında tartıştıklarını bilmesem de, berkayın gerilen sırt kaslarından sinirli olduğunu anlamıştım.

Beni gören melisa, bana hınzırca sırıtmıştı, tam olarak ne yapacaktı bilmiyorum ama, şimdiden hoşuma giremeyeceğini anlamıştım.

Hisslerimi doğrulayarak, berkayın dudaklarına yapıştığın da, yüzümü iğrenti ile buruşturmuştum.

Değişim Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin