29. Bölüm

3.4K 123 19
                                        


"Hira, kendine gel."

Batuhanın sesini duyduğumda, boş bakan gözlerimi ona çevirdim. Koltuğun başlığına dayanmış bana öfke ile bakıyordu. Yanıma oturan bartuya baktığımda ise, gözleri endişe ile parıldıyordu. Ben zaten kendimde idim, sadece biraz yalnızlık ve sessizlik istiyordum ama, bu şuan mümkün değilmiş gibi gözüküyordu. Annemlerden iki saat önce öğrendiğim, aile sırlarımızı sindirmeye çalışıyordum. Biraz zamana ihtiyacım vardı.

"Daha ne kadar sokaktan geçen insanları izleyeceksin?"

Bakışlarımı yeniden cama çevirdim. İfadesiz olan suratıma boş bakan gözlerim eşlik ediyordu. İçimden birşey yapmak gelmiyordu.

"Bilmem, belki tüm hayatım boyunca."

Biliyorum, verdiğim cevap onu sinirlendirmişti. Ama bende sinirliydim ve şuan kendime zor hakim oluyordum. Üstüme gelmeleri bu durumu oldukça zorlaştırıyordu. Batuhan oturduğu yerden kalktı ve hızlı adımlar ile yanıma yaklaştı. Kolumdan sıkı bir şekilde tuttup, oturduğum yerden ayağa kaldırdı beni. Canım yanıyordu ama, şuan bunu umursamayacak durumda değildim. Öfkeli gözlerini bana sabitlerken, ona aynı öfke ile baktım. Sadece yanlız kalmak istiyordum, neden anlamakta zorluk çekiyordu?

"Ne yapmaya çalışıyorsun? Öğrenmek istediğin her boku öğrendin! Amacın ne? Bitir artık bu oyunu!"

Gözlerim dolarken, dediklerini düşündüm. Evet birkaç şey öğrenmiştim ama, herşeyi değil. Daha eksik olan şeyler vardı. Şuan acı çekiyordum, benden bu oyunu bitirmemi istemesi, bencillikti.

"Anlamıyorsun değil mi? Benim kardeşim şuan hastanede! Ve kimin yüzünden hadi bil. Benim yüzümden. Sevdiğim adam tarafından bugün terk edildim! Neden biliyor musun! Çünkü başka biri ile nışanlanıyor! Değer verdiğim insanlar bana hayatım boyunca yalan söyledi! Beni aptal yerine koydular! İki kişi tarafından ihanete uğradım! Ne yapmamı bekliyorsun! Söyle! Gerçekten bu kadar acı çekerken, bu oyunu bitirebileceğimi mi sanıyorsun? Bunu sana düşündüren şey ne! Bu kadar güçlü değilim!"

Sesim evde yankılanırken, bağırmamdan dolayı, boğazım acıyordu.

"Asıl sen anlamıyorsun! Hastanede yatan benim de kardeşim! Peki benim kardeşim ne için hastanede yatıyor? Söyle ne için? Sana yardım etmek istediği için! Bu boktan olan oyunu bitirmen için! Ve sen karşıma geçmiş yapamam diyorsun! Bu mu senin arkadaşlığın! Sadece sen değil, günde kaç kişi terk ediliyor! Sevdiği insanlar tarafından ihanete uğrayan tek kişide sen değilsin! Çoçuk gibi davranmayı bırak."

Batuhanın söylediği her söz kalbime iğne gibi batarken, yere sindim.

"Yapamam. Ben o kadar güçlü değilim."

Benim ile birlikte yere sinirken, bana sarıldı. Herzaman yanımda olduğu için, tanrıya şükür ettim.

"Yapabilirsin. Sen güçlü bir kızsın."

Bartuda yanıma çökerken, bakışlarımı ona sabitledim. Gözleri bana sen güçlüsün, bunu yapabilirsin, diye haykırıyordu.

Gerçekten, arkadaşlarımı yarı yolda bıracak mıydım? Bu kadar güçsüz değildim ben, çektiğim onca acılara rağmen gülümseyen bir insandım. Peki şuan neden yerde oturmuş, ağlıyordum? Ne için? Beni kullanıp atan sevdiğim adam uğruna mı? Hayatım boyunca benden sır saklayan, ailem için mi? Yoksa, değer verdiğim adam bana ihanet ettiği için mi?

Değişim Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin