26. Bölüm

4.3K 145 21
                                        


Yeni bir güne uyanmanın verdiği sevinç ile gözlerime açtım. Koltukta uyuduğum için, belim tutulmuştu. Kollarımı açıp esnedikten sonra, yattığım koltukta oturur pozisyona geldim. Salona bir bakış attığımda, temzilik yapmak zorunda olduğumu anladım. Masanın üzerinde duran sigara paketinden birtane aldım ve ateşledim. Sigaramdan derin bir nefes çektim, dumanı geri üfledim ve ayağa kalktım. Sigarayı kül tablasına koydum ve saçlarımı bileğimde olan toka ile topladım.

Mutfağa girdim ve kendime bir kahve yaptım, ardından salonda olan sigara paketimi ve yanan sigaramı alıp terasa çıktım. Temiz hafa burnuma dolarken, kendimi sallanan koltuğa bıraktım. Güzelim istanbul manzarası ile sigaramı içip, kahvemi yudumluyordum.

Bugün batuhanı çağracaktım, ardından ise berkaya gidecektim. Batuhandan yardım alacaktım, firatı birgün ziyaret edecektim. Belkide haftaya gidebilirdim, bilmiyorum. Başlatığım intikam oyununu bir an önce bitirmek istiyordum. Fırata ne yapacaktım bilmiyorum, belki de onu öldürürdüm. Öldürmek bana çok uzak gelsede, yapmak zorundaydım. Eğer canımın birdaha yanmasını ve sevdiklerimin tehlikede olmasını istemiyorsam, yapmak zorundaydım. Vicdanımın beni sonradan rahat bırakacağını sanmıyordum.

Berkay ile ne olduğumuzu cidden bilmiyordum. Herhalde sevgiliydik. Ama ben ilişkimize bir isim vermek istemiyordum. Bazen arkadaş, eş, dost, kardeş olalım istiyordum. Sadece sevgili değil. Ruhumun bir parçası olmasını istiyordum. Yunanlara göre, İnsanların önceden iki ayak, iki kol ve iki tane kafası varmış. Zeus insanlardan o şekilde korktuğu veya onları güçlü bulduğu için, ayırmış ve hayatları boyu diğer yarılarını aramaları istemiş. Benim diğer yarımın berkay olmasını istiyordum.

Terasdan çıktım ve evi temizlemye başladım. Cidden iyi bir temizlik yapmıştım, eve yaklaşık 7 aydır kimse gelmiyordu ve havalanmadığı için bunlatıcı bir havası vardı. Temizliğe başladığımda saat dokuzdu, bittiğimde ise onbiri gösteriyordu. İki saatimi temzilik için harçamıştım ve şuan yorgunluktan ölüyordum. Neden böyle çabuk yoruluyordum ki?

Telefonumu cebimden çıkardım ve batuhana mesaj attım. Mesajda, acilen bana gelmesini, konuşacaklarımızın olduğunu yazdım. Mutfağa girdim ve dün aldığım sucuğu çıkardım. Sucuklu yumurta yapacaktım!

Sucukları ince ince doğradım ve oçağın üstünde olan tavanın içine attım. Oçagın ayarını açtım ve sucukların pişmesini bekledim, sucuklar piştiğinde iki tane yumurta kırdım.

Kahvaltı masamı hazırladım ve tavayı masanın üzerine koydum. Kahvaltımı sindirerek yaptım, ardından mutfağı toparladım. Dolaptan birtane enerji içeceği aldım ve sigaram ile içmeye başladım. Keyifliydim şuan.

Kapının çalması ile, mutfaktan çıktım ve kapıyı açtım. Karşımda gözü morarmış batuhanı gördüğümde, gözlerim korku ile açıldı. Tamam onu sevmiyordum ama, beni düşünen kişilerden biriydi. Ona karşı iyi davranacaktım. Endişe ile gözlerinw baktım.

"Ne oldu?"

Batuhan uzun bakışlarını gözlerime sabitledi, eli ile içeriyi işaret ederken, kapıdam girmesi için yer açtım. Batuhan içeri girdiğinde kapıya ardımdan kapattım ve mutfağa gelmesini söyledim.

Mutfakta yanan sigaramdan bir nefes çektikten sonra batuhanı süzdüm.

"Anlatır mısın?"

"Peki, dün kavga ettik, biliyorsun bizim işleri. Şerefsizler beş kişi daldılar, ama sen birde diğer tarafı gör."

Ağzımdan çıkan gür kahkaha sayesinde, gözlerim sulandı. Gülmekten karnım ağrımıştı. Aklımdan,'sen birde diğer tarafı gör.', cümlesi yankılanırken, hala sırıttıyordum.

Değişim Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin