!SEZON FİNALİ!
Arkadaşlar çok ama çok üzgünüm bu kadar geç yayımladiğim için. İnanın geçerli sebeplerim var. İnternet bulamadım, Türkiye'ye geldiğim günden beri internet arıyorum affedin beni. Sizi çok seviyorum.
-Deanie
Beyinim bir köşeşinde Fırat ismi yankılanırken, ne yapacağımı bilemiyordum. Endişe içinde Giray'a bakarken, bedenim kaskatı olmuştu.
Bu yolda çok şey yaşayacağımı biliyordum fakat, böyle ani olmasını beklemiyordum. Tamam, biraz pişmandım sanki. Kesinlikle pişmandım. Daha hiç birşey bilmezken, olayın içine bodoslama dalmıştım, beni nelerin bekleyeceğini bilmeyerek. Yaptığım hatanın şuan farkındaydım ama, geri dönüşü olmayan bir yola girmiştim. Korkuyordum. Birini kaybetmekten korkuyordum.
"Ben ne yapacagım? Kesin beni tanıyacak! Kahretsin!" Kelimeler sanki benden çıkmıyordu, öyle sessiz söylemiştim ki, Giray'ın duyduğuna dair şüphem vardı.
"Biraz sakin olurmusun?."
Benden sakin olmamı beklemesi, büyük bir aptalıktı. Şuan hiç sakin olamazdım! Ne yapacağımı bilemiyordum bile!
"Sakin olamam Giray!"
Giray sinirle bana baktığında, şaşırmıştım. Çok korkutucu duruyordu. Ne yapacağımı bilemez bir halde Giray'a bakmaya başladım.
"Sakin ol, dedim sana! Birşey bulacağım bekle."
Sözlerinin beni yatıştırması gerekirken, aksine dahada endişeleniyordum. İlk defa yaşadığım bu olay karşısında, ne yapacağımı bilemiyordum. Endişeleniyordum. İçimde beni yiyip bitiren bir endişe vardı.
Usulca kafamı salladım, yapacak başka birşeyim yoktu. Gözlerimi Giray'dan çektim, bakışlarım odada dolanırken Minanın geleceğı aklıma geldi. Telaş ile ayağa kalktım ve Giray'a bakmaya başladım. Mina eğer Giray'ı burada görse, ne olduğunu açıklayamazdım.
"Sen git, Mina gelecek birazdan. Seni görmesine izin veremem."
Giray yavaş bir şekilde koltuktan kalktı ve kapıya doğru yol aldı. Aslında, iyi bir çoçuktu, nasıl böyle bir yola girdi hala anlamamıştım. Kapıya vardığımızda arkasını döndü ve bana bakmaya başladı.
"Korkma. Ne olursa olsun senin yanındayım." Ona içten bir gülümseme yolladım ve kapıyı açtım.
"Görüşürüz." Dedim, arkasını dönmeden, "görüşürüz." Dedi.
Kapıyı kapattım ve yavaşça kapıya yaslanarak, aşağa çöktüm.
Bunlar benim için çok fazlaydı. Ben sadece bir lise son öğrencisiydim, daha gençtim, bunları yaşamak için çok genç. Daha girayı bile tanımıyordum, onun kim olduğu hakkında bir fikrim bile yoktu ama onu evime almıştım. Aklım yavaş yavaş yerine dönerken, yaptığım şeyleri kendi kendime sorguluyordum.
Yerden kalktım ve mutfağa girdim. Kahveye ihtiyacım vardı. Suyun kaynamasını bekledikten sonra, büyük bir kahve fincanına kahve ve su koydum. Sigara'mıda yanımda aldıktan sonra terasa çıktım.
Herşey o kadar çabuk gelişiyordu ki, artık ciddi anlamda ne yapacağımı bilemiyordum ve bu canımı sıkıyordu. Yavaş yavaş beynim gerçekleri anlarken, bir telaşa kapıldım. Önümde sadece birkaç seçenek vardı. Ya cesaretli olup, yolu sonuna kadar yürüyecektim. Ya da korkak olup, şuan yoldan çekilecektim.
Kapının çalması ile düşüncelerimden koparıldım. Kesinlikle Mina gelmişti, onu tamamen unutmuştum. Mina'ya anlatamam gereken o kadar çok şey vardı ki, hangisinden başlayacağımı bilmiyordum. Ona çoğu şeyi anlatmak istesemde, onu tehlikeleye atmak istemiyordum. Sadece ufak tefek şeyleri anlatacaktım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Değişim
Teen Fiction'Her ne kadar oyunun küçük bir intikam gibi gözüksede, içi çok daha karışık ve çok daha büyük bir şey Yüce. Bu yolda kimseye güvenme, babana bile. Bu şekil düşün; bu yol karanlık, gece gibi ama her gece gibi bunun da bir sonu var. Güneş doğduğunda...
