31. Bölüm

3.3K 144 9
                                        

Dün yayımladığım bölüm içime pek sinmemişti, o yüzden bugün size yeni bir bölüm yazdım.

Umarım beğenirsiniz, sizi çok seviyorum!!!!

Eğer hatalarım varsa, söylemeniz yeterli düzeltirim.

Yorum yapmayı unutmayın, düşünçelerinizi ve fikirlerinizi merak ediyorum.

Finale son dört bölüm! Hikayem bittiğinde, özel bölümler yayımlarım sanırım.

Neyse, keyifli okumalar!
-Deanie



Karşımda öfkeden morarmış suratı ile beni öldürecekmiş gibi bakan, Yakup'u görmezden gelip, bana sırıtan Giraya çevirdim bakışlarımı.

Birkaç dakika önce Yakup'un uyanması için üzerine buzlu su dökmüştüm. Sıçrayarak uyandığında, karşısında beni gördüğünde neler olduğuna anlam vermemişti.

Yazık, keşke ölse.

Yakup şuan karşımda, ipler ile bağlanmış sandalyenin üzerinde oturuyordu. İki dakikadır iplerden kurtulmaya çalışıyordu ama, nafile kurtulamazdı. O kadar sıkı bağlamıştım ki.

Biraz uğraştıktan sonra, sandalyede geri yaslanıp soluklanmaya başladı.

"Daha bitmedi demiştim değil mi?"

Sözlerim ve sesim onu rahatsız ediyordu. Her konuştuğumda daha da çok öfkeleniyordu, bunu değişen surat ifadesinden anlıyordum. Bundan o kadar çok zevk alıyordum ki, tüm gün boyunca bunu yapabilirdim.

"Peki benim için burada biteceğini sanıyor musun?"

Alayla gülümsedim. Eli kolu bağlı olduğu halde konuşuyordu. Aptal. Giray yanıma geçip oturduğunda, sert bakışlarını giraya yolladı. Onun benim tarafıma neden geçtiğine anlam veremiyordu ama, yakında öğrenecekti.

"Sanmak mı? Sanmıyorum, biliyorum. Söylesene seni kim kurtarmaya gelecek?"

Suratına yayılan iğrenç gülümsemesi midemin bulanmasına yetmişti.

"Sence?"

Gözlerimi devirdim ve oturduğum koltukta arkama yaslandım. Bu rahat tavırlarım ony tedirgin ediyordu ki, etmesi çok güzeldi.

"Mertin seni kurtaracağını mı sanıyorsun? Onun ailesini acımasızca öldürdükten sonra, sana yardım edeceğine gerçekten inanıyor musun?"

Gözleri büyürken, oturduğu sandalyede kıprandı.

"Sen? Sen nerden biliyorsun?"

Umursamaz bakışlarımı ona yolladıktan sonra, kapının açılma sesi duyuldu. Evet tamda tahmin ettiğim gibi, mert gelmişti.

"Ben herşeyi bilirim."

Mert bana kısa ama anlamlı bir bakış attıktan sonra Girayın yanına oturdu. Yakup'a olan bakışlarında saf nefret vadı. Şimdi bıraksam öldürecekti adamı.

"Nasıl öğrendin bunları?!"

Yamyuk gülüşüm ile ona bakmayı sürdürdüm. Sinirden çenesi kaskatı olmuş, kaşları ise çatılmıştı.

"Gerçekten öğrenmek istiyor musun?"

Tedirgin bir şekilde kafasını salladı. Gerçekten öğrenmek istiyor mu bilemiyorum.

Değişim Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin