34.Bölüm

3.7K 125 66
                                        

Ağzıma peynirden son bir lokma alıp, sandalyede arkama yaslandım. Patlayacaktım, uzun zamandır böyle iyi bir kahvaltı yapmamıştım.

Yarın Minanın düğünü vardı ve ben, hiç bir hazırlık yapmamıştım. Çoçukların ne giyeceğini ayarlanmıştım ama, kendi elbisem yoktu.

Bugün almaya gidecektim büyük bir ihtimalle.

Kınası vardı bugün, allahtan onun için New York'tan bir elbise getirmiştim. Onu akıl etmiştim en azından.

"Peki şuan nasılsın?"

Annemin kucağında ekmek yiyen yiğiten bakışlarımı çekip, anneme sabitledim.

Masada oturmuş kahvaltı ediyorduk, yanımda oturan Leyla'ya uyarıcı bir bakış attım. O tabakta olan herşey yenilecekti! Bunu gayet iyi bildiği için, başını sallayıp, tabağında duran domatese çatalını batırıp, ağzına soktu.

"İyim, sadece ufak bir stres yüzünden bayılmışım."

Annemin ve babamın endişeli bakışlarını gördüğümde, sıcak bir şekilde gülümseyip, iyi olduğumu göstermeye çalıştım.

"Senin için çok endişelendik."

"Endişelenecek birşey yok, gerçekten. Birşey olsaydı size söylerdim."

Annem kafasını sallayıp, yiğite peynirden küçük bir lokma verdi.

Yanımda oturan Batuhan, masanın altından elimi sıktı. Ben yanındayım dermişim gibi.

Gözlerim dolmaya başlıyordu bile.

Ona dün ihanet etmişim gibi hissediyordum. Bana hala iyi davranmasını kaldıramıyordum.

Ben batuhanın hiç bir hareketini hak etmemiştim.

Kendimi çok kötü hissediyordum.

"Afiyet olsun size, ben bir hava alacağım."

Batuhan ayaklandığında, ona gözlerim ile oturmasını ima ettim. Yanlız kalsam iyi olacaktı.

Mutfaktan çıktığımda, derin bir nefes aldım.

Geçeçek, bunların hepsi geçeçek. Sadece biraz zamana ihtiyacım var, o kadar.

Evden çıkıp, boş boş yürüdüm sokaklarda.

Neden?
Neden bunu bana yapıyordu? Neden hala acı çekmemi arzuluyordu?

Deniz kenarına doğru adım attığımda, takip ediliyormuş hissine kapıldım. Bakışlarımı etrafımda gezdirirken, anormal görünen birşey olmadığı için, bir banka geçip, denizin dalgalarını seyretmeye başladım.

Kahretsin ki, hala ona aşıktım! Bunu hala nasıl başarabiliyordum, hiç bir fikrim yok.

Onu nasıl hala arzulayabilirdim?
Aklım almıyordu.

Hayır, yapamazdım. Ona aşık olamazdım, ben Batuhana ihanet edemezdim.

Batuhan bunu hak etmiyordu, hemde hiç. Bunu bilerek, yapamazdım.

Ki, yapmayacaktım. Ona aşık olabilirim fakat, Batuhan benim için çok daha önemli. Batuhan benim dostum, abim, kocam, babam, kardeşim. O benim herşeyim.

Ona ihanet acısını tattırmayacağım. Her ne olursa olsun.

Ellerim ile saçlarımı arkaya çekip, gökyüzüne bakarak derin bir nefes aldım.

Değişim Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin