Multimedya: Seunghwan ve BTS - Young Forever
"Çok sıradan bir soru olacak," Genç kız güldü. İlk ropörtaj deneyimi olduğunu tahmin ediyordum, çünkü fazla heyecanlı görünüyordu. "Bu başarınızı neye borçlusunuz?"
Bir süre düşündüm. Bir çok kez duyduğum bir soruydu, ve bir çok kez hakkında düşündüğüm.
"Arkadaşlarım." dedim sonunda gülümseyerek. "Beni cesaretlendiren, liseden beri yanımda olan arkadaşlarım, onlar ailem gibiler. İnanın, kan bağımız olmasa ya da işlerimiz nedeniyle uzun süre görüşemesek bile, birbirimize olan samimiyetimiz hiç azalmıyor. Onlar, gerçek birer dost."
"Yanlız birisi olduğunuzu düşünmüştüm." deyiverdi kız. Bu, yalnışlıkla ağızdan kaçırılmış, tamamen saf olan düşünceleriydi onun. "Özür dilerim. Öyle demek istememiştim."
Kahkaha atarak ortamı yumuşatmak istedim.
"Önemli değil, bir çok insan öyle düşünüyor."
Kız gülümsedi. Onu rahatlatmış görmek beni de gülümsetmişti. Yine de uzun ropörtajlardan ve söyleşilerden sıkılıyor, bir an önce bitmesi için dua ediyordum.
"Hayranlarınız bir şeyi farketmiş. Kitabın her bölümünün son harfi sıralandığında, öğrenim gördüğünüz lisenin adı çıkıyor ortaya. Üstelik her bölümün başında Peter Pan ve Wendy olduğu düşünülen çizimler yapılmış. Bunların bir anlamı var mı?"
İnsanların bu küçük ayrıntıyı farkettiğini bilmiyordum. Park Chanyeol'den öğrendiğim aptal bir şifrelemenin bu kadar kolay bulunması komikti.
"Elbette, hiçbir kitapta anlamsız tek bir şey dahi yoktur." İç geçirdim. "Çizimler, bu dünyada adını daima hatırlayacağım birine ait. İngiltere'de yaşarken Wendy ismini kullanıyordum ve lise zamanlarımla internette yayınladığım bir hikayenin baş karakterleri Wendy ve Peter adında iki gençti."
"Bu kitabı, nam-ı diğer Peter'a armağan etmek için yazmıştım ve ilk hali lisedeyken yazdığım haliydi. Şimdi bir bakmışım, basılmış ve bir sürü insanın elinde bu kitabı görüyorum."
Genç kız ağzı açık beni dinliyordu. Güzel bir ropörtaj olduğunu düşünüyordu sanırım, çünkü bir çok yerde konuşmadığım şeyleri konuşmuştum.
"Sanırım bu kitabın ilk halinin okuyucularından biriydim." dedi kız hayretle. "Ortaokuldayken öyle bir hikaye okuyordum ve açıkçası her zaman gerçek bir kitap olmasını dilemiştim."
"Öyle mi?" dedim heyecanla. "Vay canına, iyi bir karşılaşma oldu."
Kız gülerek kendini toparladığında, "Bu kitabın bir kopyasını nam-ı diğer Peter'a vermişsinizdir, o halde." dedi kız.
Başımı iki yana salladım. "Henüz değil, buradan çıktıktan sonra onun yanına gideceğim."
"Oh, anlıyorum." Kız memnuniyetle başını salladı. Kafasını notlarından kaldırdı ve gülümsedi. "Son bir soru sorabilir miyim?"
Olumlu anlamda başımı salladım.
"Saçlarınız neden kırmızı? Bunun da Bay Peter ile alakası olabilir mi?"
Gülümsedim. Aslında bu gülümsememle kız için yeterli cevabı vermiştim.
"Bu saçın bana çok yakışacağını söylerdi." dedim ister istemez elim saçıma giderken. "Sanırım pek haksız çıkmadı."
○○○
Akşam olmak üzereydi. Ropörtajı gerçekleştirdiğimiz mekandan yalnızca yarım kilometre uzakta, bir otobüs durağında beni almak için gelecek olan Jinwoo'yu bekliyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
pale hearts
Fiksi Penggemar"Öleceğim." diyor genç çocuk, kız onun saçlarıyla oynarken. "Sorun değil," Kız beceriksizce gülümsüyor. "Hepimiz ölüyüz zaten."
