Chapter Eleven

806 125 19
                                        

Multimedya: Min Yoongi ve The 1975 - Medicine.

Sıcak bir duşun iyileştiremeyeceği şey yoktur.

- Kim Yerim

Sevgili arkadaşımın hayat felsefesi haline gelen bu cümlenin bir yararını göremiyordum şimdilik. Islak saçlarımla yatağımdan uzanıp gözyaşlarımın akmasına izin verirken ne hissettiğim konusunda emin değildim.

"Seunghwan, biraz konuşalım mı?" Odanın kapısında dikilen annemin sesi bana ulaştığında yatakta doğrulup hızlıca sildim ıslak yanaklarımı.

"Meşgulüm." dedim saç kurutma makinesini çalıştırarak.

Annemin ne hakkında konuşacağını biliyordum. Babamdan nefret etmememi, onun beni diğer çocuklarından ayırmadığını, yalnızca birbirimizden uzakta olduğumuz ve işi yüzünden meşgul olduğu için beni sık sık görmeye gelmediğini falan söyleyecekti. Bütün bunları söylerken, söylediklerine kendinin de inanmadığını belli ediyordu gözlerinden. Annem asla duygularını saklayabilen birisi olmamıştı.

Bu evden ayrılıp ailemle bağlarımı en aza indirgemek şimdilik tek isteğimdi.

Saçlarımı üst düzey bir yavaşlıkla kuruttuktan sonra yatağıma oturup yanıma bilgisayarımı ve telefonumu aldım.

Bir süre boş boş baktım ekrana. Ağlamanın ve bilgisayar ekranının verdiği ışığın yüzünden acıyan gözlerimi kırpıştırdım ve telefonu alıp hızlıca Jinwoo'yu aradım.

Birkaç çalıştan sonra açıldı telefon. Jinwoo'nun "Alo?" diyen stabil ses tonunu işittiğimde tuttuğum nefesimi titrek bir şekilde bıraktım.

"Şey, merhaba." dedim sesimin kötü çıkmamasını umarak. "Ben Seunghwan."

Kıkırdayıp bir nefes bıraktı. "Evet, ekranda görünüyordu."

"Ah, doğru." dedim tekrar ağlamamak için kendimi zor tutarken. "Senden bir şey isteyebilir miyim?"

"Sen iyi misin?" Hattın karşısından gelen endişeli ses yüzünden hüngür hüngür ağlamamak için dudağımı ısırdım.

"Birisinin ismini versem telefon numarasını bulabilir misin?" dedim pijamamın parçalarını avucumun içinde kırıştırarak. "Daha önce yeteneklerinden bahsetmiştin."

"Pek zor olmaz sanırım." dedi birkaç saniyelik düşünme süresinden sonra. "Ancak bunu neden istiyorsun? Sen iyisin değil mi? Sesin kötü geliyor."

"İyiyim." dedim sessizce. Kendimi sıkmasam, eminim burada bağırarak ağlardım. "Min Yoongi, numarasını bulabilir misin?"

"Hoşlandığın çocuk falan mı?"

"Sorgulamasan olmaz mı?" Sinirli çıkan sesimle biraz fazla çıkıştığımı o an anlayamadım. "Bulacak mısın bulmayacak mısın?"

"Pekala, pekala." Şaşkın bir yüz ifadesine büründüğünü düşünüyordum. "Bir bakacağım. Sana geri dönerim."

"Ne kadar sürer peki?"

"Son Seunghwan, karşında ne kadar yetenekli biri olduğunu bilmiyorsun." diye böbürlendi Jinwoo. "Yalnız, bir şey istiyorum. Pazartesi günü okul çıkışına geleceğim ve bir yerde oturup konuşacağız. Anlaştık?"

pale heartsHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin