♥2

563 84 12
                                    


Sabah telefonumun alarmıyla uyandım. Sabah 7'ydi. Yere düşmüş olan fotoğrafı alıp komidinin üstüne koydum ve yatağımı topladım. Valizim hazırdı bu yüzden koşarak hareket etmem gerekmeyecekti.

Ağır adımlarla sallana sallana tuvalete girdim. Soğuk suyu açtım ve iki kez yüzümü yıkadım. Hala uykuluydum, su pek bir işe yaramamıştı. Dişlerimi fırçaladım ve dolaptan ilaçlarımı çıkartıp ilaçlarımı içtim.

Bu antidepresanlar beni ruh gibi yapıyordu ama en azından krize girip kendime zarar vermiyordum. Üstüme kot ve tişört geçirip saçımı da at kuyruğu yaptım.

Valizimi kaldırıp odadan çıktım fakat beklediğimden ağır gelmişti. Merdivenlerin başında babamla karşılaştık.

''Günaydın prensesim. Bırak taşımana yardım edeyim.''

''Günaydın baba. Biraz yardım fena olmaz düşündüğümden ağır çıktı.'' Elimin tersiyle alnımı sildim.

Babam valizi tek eliyle kaldırıp merdivenlerden indirdi. Erkek gücünü tanrı kutsasın.

Alt katı krep kokusu sarmıştı. Kokuyu almadan önce bu kadar aç hissettiğimi fark etmemiştim.

''Sanırım Emma hanım bize güzel kreplerinden yapmış?''

Annemin yanına gidip dudağına küçük bir buse kondurdu. Annem gülümseyerek babam ve bana döndü.

''Hadi soğutmayın vaktimiz az, kızımızın uçağı kaçırmasını istemeyiz değil mi Harold?'' dedi annem hatırlatmayla. Bu hatırlatma hepimizin midesine ağrı saplamış olmalıydı ki yüzümüz bir anlığına asıldı.

Krepten bir parça kesip ağzıma attım. Bu sırada annem kakaolu sütümü masaya koymuştu. Küçüklüğümden beri kahvaltımda tek vazgeçilmezimdi.

Annem de oturduğunda bir aile konuşması yapacağımızı oluşan sessiz ortamdan anlamıştım.

''Seni özleyeceğim.'' Dedi annem ve alt dudağını ısırdı. Bu ağlamaya yakın olduğunu gösteriyordu. Çatalımı masaya bırakıp nefes verdim.

''Bende sizi çok özleyeceğim. Söz veriyorum sürekli arayacağım.''

''Acaba biraz daha mı kalsan, gitmek istediğine emin misin?'' Annem üstelemeye devam ediyordu.

''Burada olmak iyi geliyor ama artık arkadaşlarımla vakit geçirmeliyim bu sayede kafam biraz daha dağılıcak eminim.''

Doğruydu, burada kalıyordum iyi hoştu fakat tek başıma olduğum için kafamı dağıtamıyor adeta anılar ve acılarla savaş içerisinde oluyordum.

''Beni her gün 2 kez aramalısın. Ancak bu şekilde rahat hissedebileceğim.''

''Arayacağım.''

''Ne kadar özleyeceğimi bilsem de bende Evelyn'in gitmesi taraftarıyım Emma. Arkadaşlarıyla olduğu zaman daha iyi hissedecektir.'' Babam annemin ısrarını bastırınca ona teşekkür edercesine baktım. Bakışımın üstüne babamda göz kırptı.

Kahvaltımı yaptıktan sonra en zor kısma gelmiştik. Havaalanına babam bırakıcaktı ve ordan işe geçecekti. Ceketimi giydim ve anneme döndüm.

''Ah, anne lütfen ağlamanı istemiyorum.'' Diye mırıldanırken boynuna sıkıca sarıldım. İç çekiyordu ve boynumda ki ıslaklık gözlerindeki yaşları tutamadığını gösteriyordu.

Kollarımda ağlarken dayanamadım ve bende ağlamaya başladım.

''Sen güçlü bir kızsın Eve. Herşeyin üstesinden geliceksin,biliyorum. Lütfen kendine iyi bak ve doktorunla olan randevularını aksatma bebeğim.''

Back to Life / Justin Bieber & Barbara PalvinHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin