♥10

363 71 52
                                    


İyi okumalar :)



Justin


Arabamı garaja bıraktıktan sonra bahçemden geçerek evimin kapısına ilerledim.

İçeri girdiğimde siyah koltuklarımın üstünde duran cips çöpleri , kirli bir tişörtler ve bir kaç bira şişesi beni rahatsız etse de umursamadım.

Mutfaktan bir şişe Jack aldım. Elimle koltuğun üzerindekileri yere fırlattım ve kendimi rahat koltuğuma attım.

Televizyonu açarken bardak almaya ihtiyaç duymamış şişeyi kafama dikmiştim bile.

Boğazımdan geçen yakıcı tat yüzümü buruştursa da durmadım ve içmeye devam ettim.

Cebimde titreyen telefonumu hissedince şişeyi sehpaya bıraktım ve arayan kişiye baktım.

Ah Siktir.

''Merhaba anne.'' Azarlayacağını düşündüğümden çekinerek konuştum.

''Bir oğlum olduğunu unutmak üzereydim.'' Alınmış ses tonu ne kadar pislikçe davranmış olduğumu kanıtlıyordu.

''Üzgünüm anne.''

Annemi üzmüş olmak bu dünyada yapabileceğim en kötü şeydi. Onu canımdan çok seviyordum sadece bu aralar Evelyn ile ilgilenmek beni iyi hissettiriyordu.

Evelyn...

Birden aklıma kafede kriz geçirdiği an geldi ve kalbim tekledi.

Daha sonra bugünü düşündüm. Açken komik ve sinirliydi. Patates yeme yarışmamızda birinci olmama bozulmuş olsa da birdaha ki sefere canıma okuyacağını söylerken çok tatlı gözüküyordu.

Ben iyi bir dosttum. Ah lanet olsun.

''Drew?'' Telefonun ucundan gelen ses beni düşüncelerimden kurtardı.

''Üzgünüm anne ne diyordun?''

''İyi misin bebeğim, canını sıkan bir durum mu var?'' Sakin ses tonu güven vericiydi.

''İyiyim anne. Söz veriyorum yakın zamanda uğrayacağım.''

''Peki bebeğ-'' Annem konuşurken arkadan tatlı bir ses geldi.

''Anne! Abimle mi konuşuyorsun? Bende konuşmak istiyorum bende , bende!''

Annemin konuşmasına fırsat tanımadan telefonu çektiğini biliyordum.

''Juzzy!'' Neşeli sesi özlem içeriyordu ve kendime bir kez daha küfür ettim. Onu çok boşlamıştım.

''Hey , nasılsın meleğim?''

''Çok iyiyim! Bugün piyano kursum vardı ,yeni bir parça öğrendim!''

''Bu kulağa harika geliyor. Geldiğimde bana küçük bir konser vermeye ne dersin?''

''Kesinlikle! Seni çok özledim.'' Son cümleyi söylerken durgunlaştı.

''Bende seni çok özledim meleğim. Söz veriyorum en kısa sürede yanına geleceğim.''

En kısa sürede gideceğime dair kendime söz verdim.

''Victoria'yı getirmeyeceksin değil mi? Ondan hoşlanmıyorum, ojelerimin rengini beğenmediğini söyledi.''

''Aslında tek olmayı planlıyordum bebeğim.''

''Bu harika! Gelirken bana Kinder Suprise alır mısın? Annem almama izin vermiyor.'' Son cümleyi fısıldamıştı. Bu tatlı haline güldüm.

Back to Life / Justin Bieber & Barbara PalvinHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin