Kız İsteme

51 1 0
                                        

Simge üzerine kırmızı bir elbise giymişti. Bu da onun beyaz cildini renklendiriyordu. Uzun bir topuklu giymiş ve saçının nasıl olacağını düşünüyordu. Uzun mu kısa mı? Bir türlü karar veremiyordu. Bir anda en genç teyzesi Ayşegül Hanım içeri girdi. Salık olmasını tavsiye edince, salık bırakmaya karar verdi Simge. Salondan içeri girdi. İki teyzesi, iki eniştesi, 4'te kuzeni. Hepsi salonda sıraya girmişti. Yasemin Hanım ise son kez mutfakta hazırlık yapıyordu. Simge bu işin çok saçma olduğunu düşünüyordu. Sanki zorla evlendiriliyormuş gibi.

Kapı çaldı bir an da. Enişteler hariç herkes kapıya koştu. En önde Can vardı. Elinde bir demet kırmızı gül ve bir kutu çikolata vardı. Kalabalığın arasında Simge'yi gördü. Sanki ikisi içinde dünya susmuştu. Dünya eski filmlerdeki gibi siyah beyazdı. Can direk Simge'ye doğru ilerledi. Gülleri ve çikolatayı verdi onun eline. Simge ise sadece şöyle dedi:

-Teşekkür ederiz.

Can günlük romantik modundan anında çıktı. Bütün dünya tekrardan sesli olmaya başladı. Renkler geri geldi dünyaya. Salona geçti. Belirli bir süre herkes sohbet etti. Ardından Simge ile kuzeni Yağmur mutfağa kahve yapmaya geçti.

Yağmur:

-Simge! Ya tuz koyacak mısın?

-Koyacağım.

-Yapma. Ne biliyim acıdım adama.

-Valla şekerim ne yapalım. Bana kalsa acı biber koyarım.

-Çok canisin.

Simge kahveleri tuttu. Yerine oturdu ardından. Can Simge'ye bakıyordu. Simge'nin morali pek yerinde değildi. Can kahveden bir yudum aldı. Kahve tuzluydu! Can'ın ağzı tuzdan büzüşmüştü. Zar zor:

-Elinize sağlık efendim. Çok çok güzel olmuş.

Dedi. Daha sonra Simge'yi içeri doğru giderken gördü. Can " Müsadenizle" diyip kalktı. Simge'nin peşinden mutfağa girdi. Simge Can'ı aldırmıyordu bile. Can:

-Şey afedersiniz dün kapımı açtığımda gülümseyen Simge'yi arıyorum. Bir yerde gördünüz mü acaba?

-....

-Ne oldu böyle? Neden bu kadar üzgünsün.

-Bilmiyorum.

-Bilmemek çok ilginç.

-Biraz beni kendi yerine koy lütfen.

-Koydum.

-Düşünsene seni sanki gerçek bir evlilik yapıyormuşsun gibi istemeye geliyorlar. Ve en kötüsü kendi ailen de öyle davranıyor. Kendimi satılıyormuş gibi hissediyorum. Sanki ailede bunca yıl istenmeyen varlık olarak yaşamışım.

Dedi Simge ve topuklu ayakkabısı halıya takıldı. Ve topuğu kırıldı. Tam düşecekken Can onu hemen belinden tuttu. Yine göz göze geldiler ama bu sefer daha kısaydı. Simge hemen Can'ın kollarından kalktı:

-Lütfen. İçeri git. Dedi ona bir daha bakmadan. Daha sonra Simge odasına Can da salona gitti. Ardından Simge ayakkabısını değiştirip içeri geldi. Can'ın dayısı Simge'yi en büyük eniştesinden istedi. Eniştesi:

-Simge. Can ile evlenmeye razı mısın? diye sordu. Simge annesi ile göz göze geldi. Annesi "Evet de" dercesine gözlerini yumdu. Can ise pür dikkat Simge'den çıkacak o sözcüğü bekliyordu. Nefesini tutmuştu. Simge kafasını salladı:

-Evet enişte.

Eniştesi:

-Eh! O zaman verdim gitti!!!! Dedi. Can derin bir soluk aldı.

YolcuHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin