Baş Belası:
Okula gelmemişsin?
Ateş:
Bana bak.
Güldük, eğlendik, saçmaladın — sesimi çıkarmadım ama yeter.
Böyle canın istediği an mesaj atamazsın bana.
Ağzına geleni söyleyemezsin.
Anladın mı? Haddini bil biraz.
(Görüldü 09:46)
Baş Belası:
Söyle şu adamlarına, ben kendim gidebilirim evime.
Ateş:
Onlar sende potansiyel görememiş olmalı.
Baş Belası:
Çocuk değilim ben.
İma ettiğin üzere gerizekâlı falan da değilim.
Söyle, bıraksınlar beni. Zorla bindirdiler arabaya.
Farkında mısın bilmiyorum ama bu zorla alıkoymaya giriyor.
Ateş:
Seni ciddiye alırdım aslında Deniz.
Tabii okuldan ağlayarak çıkmamış olsaydın.
Böyle olunca işler değişti tabi, yoksa alıkoymak falan bizlik şeyler değil biliyorsundur.
Hani nasıl söylesem.. zor durumda olan birine yardım diyelim herkesin refahı için.
Baş Belası:
Neden o hâle geldiğim merak konusu gerçekten.
Oysa hiç kırılmadı kalbim değil mi Ateş?
Hem ağladım diye evime kendim gidemeyecek miyim sanki?
Ateş:
Birkaç lafa alınacak kırılacak raddeye geliyorsun ama konuşurken dayak yemeye, hatta öldürülmeye hazırsın, öyle mi?
Nasıl inanacağım ben şimdi sana? Hmm?
Baş Belası:
Aynı şey değil.
Ateş:
Emin misin?
Neymiş farklı oldukları nokta?
Aydınlat hadi beni.
Baş Belası:
Senin aksine ben söylediklerini ciddiye alıyorum.
Ve evet, kalbim kırılıyor.
İlk mesajımda sarılıp öpüşmeyeceğimizi, sevgili olmayacağımızı biliyordum zaten.
Asla öyle bir beklentiye de girmedim Ateş.
Haddimi biliyorum aslında.
Ama böyle konuşman... bilmiyorum.
Hazırlıklı olsam bile, neden ağladım anlamıyorum.
Söylediğim gibi, hazırdım aslında — her şeye.
Ateş:
Ağır konuşmadım.
Baş Belası:
Sana inanırdım.
Öylesine biri etseydi o lafları bende katılırdım sana ağır sözler olmadıklarına dair.
Tabii sevdiğim adamdan gelmemiş olsaydı o mesajlar.
Ateş:
Her lafa alınacak mısın peki böyle?
Eğer öyleyse, seni evine bırakmak yerine kafana sıkıp ardından temizlemelerini söyleyeyim bizimkilere.
Ağlak çocuklarla oynayacak yaşı geçtim çünkü.
Baş Belası:
Oynamayı kabul ettiğini bilmiyordum.
Ateş:
Sana hiçbir şey yapmadım?
Baş Belası:
Doğru..
Sahi, neden yapmadın?
Ateş:
Yapacağım :)
(Görüldü)
⸻
Ellerim titredi.
Telefonum bacağımdan kayıp yere düştü.
Arabayı kullanan adamla dikiz aynasından göz göze geldik.
Darw.
O soğuk, neredeyse cansız bakışları yine üzerimdeydi.
Ateş'in etrafında ilk dolaşmaya başladığım zamanlardan beri onun da her şeyi gördüğüne emindim.
Bu adam.. biliyordu.
Benim, nasıl Ateşe pervane gibi dolandığımı, nasıl onun bir hareketine, bir kelimesine tutunduğumu.
Ama garipti — hiç ciddiye almadı beni, hiç de uzaklaştırmadı.
Sanki tehdit olamayacak kadar zayıf bulmuştu.
Belki de haklıydı.
Ama bu adam, diğerlerinden farklıydı.
Onun en ufak bakışında bir emir, bir sessiz kontrol vardı.
Ateş'in çevresindeki herkes, adlında onun çevresinde ve kontrolünde dönerdi, ama o hiç birinin etrafında dönmezdi her şeyin merkezinde o varmış gibiydi.
Defalarca gördüm: Ateş, karar almadan önce genelde ona danışırdı. Konuşurlardı sessizce.
O ise, kısacık bir bakışla, kısık sesle yönlendirirdi her şeyi.
Şimdi Ateş ve Darw hakkında düşündüğümde.. Bu adamlardan hangisi daha tehlikeliydi, bilmiyorum.
O bakışlarından kurtulmak için eğilip telefonumu aldım.
Ekran hâlâ açıktı.
Ateşle olan sohbetimiz vardı ve son mesajı oradaydı işte, "Yapacağım :)" yazıyordu.
Boğazım kurudu.
Evimin adresini bile sormadan beni kapısının önüne bırakan adama oldukça kısık bir sesle,
"Teşekkür ederim," diyebildim.
Sesim, varla yok arasıydı.
Belki de duymadı.
Duymasa sorun olur muydu? Türkçesi var mıydı ki?
Bir kaç kez duymuştum aslında bozuk aksanını.
Sesi de boğuktu.
Hiç sevmiyordum bu adamı. Beni tedirgin hissettiriyordu hep.
****
Nasılsınız millet?
Umarım her şey yolundadır. Kanada şimdiden buz gibi oldu; ben de elimden geldiğince sıcak içeceklerle hayatta kalmaya çalışıyorum. Siz de üşütmeyin kendinizi, vitaminlerinizi ihmal etmeyin.
Burada salep yok bu arada... keşke olsaydı, içim burkuluyor resmen. Neyse ki tarçın kokulu tütsüler bana biraz moral oluyor. Bu ara tarçın kokusuna fena halde taktım cidden. Chai latte de salepin yokluğunda yaralarımı sardı.
Neyse, konu tarçındı değil mi?
Size bol bol öpücükler gönderiyorum... tarçın kokulu, sıcak çikolatalı, sıcacık 🤍
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Uzak Dur [bxb]
Ficción General*** Düzenleniyor*** -Uzun süreli bir savaş olacak. Hatta bazen kan akıtacağız. Ellerin kirlenecek belki. Ama kazanacaksın nihayetinde. Tek bir şeyi unutma. Düşmanın sandığın ben, aslında başından beri senin yanında durmuş olacağım.
![Uzak Dur [bxb]](https://img.wattpad.com/cover/184339909-64-k387685.jpg)