Elimde kahvem ve sigaramla oturmuş düşünüyordum.
Koltuğum çok rahat değildi aslında ama duygularım ve aklım öyle bir birine girmişti ki, çivilerin üzerine dahi otursam fark etmezdim.
Sürekli düşünmek çok yoruyordu beni. Öyle çok düşünüyordum ki, uykularım kaçıyordu. Ve bazen geceleri öyle uzun süre düşünüyordum ki sabahları uyandığımda başım ağrıyordu. Gerçekten kafamı yarıp beynimi içinden çıkarsam, bir kenara koysam da biraz ruhum huzura kavuşsa keşke diyordum.
Ateşe yazmak onunla iletişimde kalmak olağan akışına bırakamayacağım, noktasından virgülüne, aldığım nefeslere kadar hesaplamam gereken, ciddi bir işti sanki.
Kimsenin görmediği telefonumda bile aşkımı ismiyle kaydetmiştim. Sanki o beni bilmeden, adı dışında bir şey yazsam ayıp olurdu.
Ama artık biliyordu. Bu yüzden önce rehberime girip ateşin ismini değiştirdim. Ardından da ona yazdım.
"Ateş kişisini "Ateşim" olarak değiştiriniz."
Baş Belası: Merhaba.
Ateşim: Merhaba Deniz.
Gülümsedim... Normal davran Deniz, çocuğu sıkma.
Baş Belası: Nasılsın Ateş?
Ateşim: İyiyim.
Ateşim: Sen?
Baş Belası: İyiyim. Sayende.
Ateşim: Sayemde?
Baş Belası: Evet?
Ateşim: Ne denli saçma bir bağlantı kurduğunu hiç merak etmiyorum ama yine de soracağım. Ne alaka?
Baş Belası: "Merhaba" diyorum, bunu söylememe izin veriyorsun, cevap veriyorsun, normal bir şekilde konuşuyorsun benimle. Teşekkür ederim Ateş.
Ateşim: Bak Deniz... kaç defa tekrar etmem gerekiyor bilmiyorum ama, üstün bir varlıkmışım, selamını alarak lütfetmişim gibi davranma. Bunda bir sikim yok. Abartma. Anlıyor musun?
Baş Belası: Senin yerinde başkası olsa... böyle olmazdı.
[Görüldü]
Baş Belası: Yarın sana kurabiye getirebilir miyim?
Ateşim: Kurabiye mi?
Baş Belası: Evet?
Ateşim kişisi yazıyor...
Ateşim çevrim içi.
Ateşim kişisi yazıyor...
Ateşim çevrim içi.
Baş Belası: Ateş.. özür dilerim. Tamamen aklımdan çıkmış, dışarıdan hiçbir şey yemediğin. Sormadım sayalım olur mu?
Yıllardır kantinden su bile almamış adama kendi saçma sapan kurabiyelerini götüreceksin, öyle mi Deniz? Dâhi Deniz..
Sıkıntılı bir nefes aldım. Batırmakta üzerime tanımıyorum.
Ateşim: Sorun yok. Getir.
Şokla telefona baktım. Hızla ayağa kalkıp üstümü başımı düzelttim, su içtim ve mesajı yanlış okumadığıma emin olduktan sonra derin bir nefes alıp kısa bir mesaj yolladım. Heyecandan dağıttığımı bilmesine gerek yoktu.
Baş Belası: Peki. Yarın görüşürüz o halde.
[Görüldü]
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Uzak Dur [bxb]
Fiction générale*** Düzenleniyor*** -Uzun süreli bir savaş olacak. Hatta bazen kan akıtacağız. Ellerin kirlenecek belki. Ama kazanacaksın nihayetinde. Tek bir şeyi unutma. Düşmanın sandığın ben, aslında başından beri senin yanında durmuş olacağım.
![Uzak Dur [bxb]](https://img.wattpad.com/cover/184339909-64-k387685.jpg)