Dört

23.1K 1K 172
                                        



—Nasıl?

Ateş'in sorusuna karşılık, anlamaz bakışlarla birkaç santim uzağımda duran gözlerine baktım.
Gözleri fazla siyah, göz altları hafif mor... Yorgun ama diri, yabancı ama tanıdık. Benim aşık olduğum adam.

Ateş, olduğu yerde kalakalmıştı.
Beni burada görmeyi beklemiyordu, bu çok açıktı.
Demek ki gerçekten beni biliyordu önceden; yoksa neden gördüğüne bu kadar şaşırmış olsun?

O, kontrolü asla kaybetmeyen adamlardandı. Ama o an, bakışları bir anlığına dağıldı — sanki geçmişten gelen bir yankı, gözlerinin içinden geçip gitti.
Gerçi ben bakışlarının anlamını çözecek kadar tanımıyordum onu.
Bildiğim her şey, kendi gözlemlerim sonucunda vardığım varsayımlardan ibaretti.

— Altın çocuk, nasıl aşık olabildin sen bana?

Altın çocuk... Evet, okulda sürekli başarılarıyla öne çıkan biriydim. Çünkü kimseniz yoksa, başarılı olmak zorundaydınız. Bu bir seçim değildi.
Ama ona bir cevap vermeliydim. Gerçi özellikle bir sebebe bağlı olarak kapılmamıştım Ateş'in aşkına ama... ama benim ona bir sebep vermem gerekiyordu.
Ateş'i biraz tanıyabildiysem, cevabım kafasına yatmazsa cidden arıza çıkartabilecek kadar çılgın biriydi o.

— Ben.. Deli deli baktığını gördüm önce. Ne yapacağını merakla beklerken, çok da bekletmedin beni.
Ne yapıp seni sinirlendirdiğini bilmediğim o çocuğa yaklaştın; sakin bir sesle, yanınızda duran sokak köpeğinin tüylerini yalamasını söyledin Ateş.
Öyle şaşırdım ki, uzaklaşamadım. Sadece durup izledim.
Neden böyle bir şey istediğini anlayamadım o an. Dehşete düşürmüştün beni.

Köpeğe yaklaşırken yüzü buruştu, sonra kusmaya başladı.
Sen ise sakin bir şekilde izlemeye devam ettin.
Yani... gerçekten o çocuk köpeğin tüylerini yaladı!

Kalbim ağzımda, koşarak uzaklaştım.
Nedeni ne olursa olsun yaptığını tasvip etmemiştim. Benim de midem bulanıyordu.
Sonra o aynı çocuk, sokak hayvanlarına yaptığı iğrenç işkence videoları yayılınca, okulun hayvanseverleri tarafından linçlendi.
Ama sen... sen herkesten önce yapacağını yapmıştın. Hem de sergilemek yerine, gözlerden uzakta.
Hayvanlara ettiği zulüm videoları öyle korkunçtu ki, yaptığın az bile geldi.
O günden sonra sürekli seni düşünür oldum.

Bu, seni gördüğüm ilk gündü.
Sonra izledim hep. Her gün izledim seni.
Bilmiyorum nasıl oldu, neden oldu. Aşık olma ihtimalim hiç aklıma gelmemişti ki benim.
Elimde olsa seni seçmezdim Ateş, yemin ederim.
Sen sevilmeyecek biri değilsin; aksine, herkes sevilmeye layıktır belki...
Ama elimde olsa, duygularımı öğrendiğinde sadece benden değil, kendinden de tiksinecek birine aşık olmak istemezdim.

Sırıtan yüzü ciddileşti.
İnsan, aşık olduğu adamdan korkar mıydı?

— Anladım. Ya şimdi arkanı dönüp gidersin, ki sana tavsiyem budur...
Ya da peşimden gel, ve seni buna pişman edeyim.
Çünkü sandığının aksine, herkes sevilmeye layık değildir.

Arkasını döndü.
Ateş, ilk defa birine seçme şansı veriyordu — belki de kendine bile.

Ve ben, dönüp bunun verdiği gururu yaşamak yerine, peşinden yürümeye başladım.
Fakülteme yakın olan otoparka girdi.
Siyah spor arabasına bindiğinde derin bir nefes aldım.
Yolcu koltuğundaki yerimi aldığımda, yerime mıhlanmama sebep olacak bir bakış attı.

Bu yolun geri dönüşü olmayacaktı.
Ama benim de zaten bildiğim başka bir yol yoktu.

Beni bekleyen güzel bir geleceğin varlığına inanamıyordum.
Hayatın ne kadar adaletsiz olduğunu bilerek hukuk okuyordum.
İnanmadığım bir adaleti nasıl savunacaktım?
Bu mesleğe tutunarak başka yollarda nasıl yürüyecektim?

Benim bildiğim hayat hiç kolay değildi zaten.
Yumuşak yataklarda uykum gelmez, huzurlu bir ömrün hayali bana cazip hissettirmezdi.
Belki de bu yüzden tutuldum sana.
Ve doğru zaman geldiğinde gitmeyi başaramadım.
Tıpkı şimdi yaptığım gibi, yanlış tercihler yaparak hepimizi daha da zor durumda bıraktım.

Ben hep yanlışlar yaptım.
Yanlış kararlar aldım.
Ama bazen kendi kendime kalıp geçmişi düşündüğümde...
Yaptıklarımın nihayetinin bunca yıla ve hayata mal olduğunu fark ettiğimde...
Haksızlığa uğrayanın yalnız sen değil, yalnız sizler değil — bazen ben de mağdur edilmişim gibi hissediyorum.
Belki de böyle hissetmem doğru değildir.
Bilmiyorum.

Uzak Dur [bxb]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin