SL-26

13.7K 878 227
                                        

Pera-Pervane

Bugün ipekaren 'in doğum günüymüş🎉
O zaman aslan burcumuza özel yeni bölüm gelsin♥
Doğum günün kutlu olsun🎂
İyi ki doğduuunnnn😘

Kapıyı açtığımda karşımda derin nefes alarak bakan Doruk'u görüp yutkundum.

"Koştun mu sen? Peşinde biri mi var?" Kafamı arkaya doğru uzatıp baktığımda kimseyi göremedim.

"Geç içeri bende babamın tüfeğini alıp geleyim." İçeri doğru yürürken kapıyı kapatıp kolumdan tuttu. Bakışlarım yüzüne döndüğümde güldüğünü gördüm.

"Sana gelmek için koştum." Kalp atışlarım hızlanırken dışarıdan duyulmaması için dua ediyordum.

"Oturalım mı?" Kafamla onayladığımda koltuğa oturmuştuk.

"Doruk hazır değilim. Bu konuyu sonra konuşsak." Gülümsemesi solarken kafasıyla onayladı.

"Tamam. Sen kendini ne zaman hazır hissedersen o zaman konuşuruz." Ayağa kalkıp mutfağa doğru giderken "Ne içersin?" dedim.

"Şeftali suyu" şaşkınlıkla ona döndüğümde omuzlarını silkti.

"Sen seviyorsan bende sevebilirim." Önüme dönerken yüzüme yayılan gülümsemeyle mutfağa girmiştim. Dolaptan bardak çıkarıp şeftali suyunu bardaklara doldurdum.

Salona tekrar döndüğümde telefonuyla oynadığını gördüm. Sessiz bir şekilde yanına doğru yaklaşırken göz ucuyla telefonuna baktım. Biriyle konuşuyordu. Ama kim olduğunu göremiyordum. Biraz daha yaklaşıp bakmak için kafamı eğdiğimde ayağa kalkmak için ayaklanmıştı. Korkuyla bardağı ona doğru uzattığımda ne olduğunu anlamadan bütün meyve suyu yüzüne dökülmüştü.

Dudaklarımı birbirine bastırıp dikkatle yüzüne baktım. Ağzını bir süre açtı kapattı. Ardından ayağa kalkıp banyoya yöneldi. Arkasından bakarken ne yaptığımı yeni anlamıştım.

Ne ara sehpahanın üzerine bıraktığını bilmediğim telefonu çalmaya başlayınca göz ucuyla baktım. Bir numara arıyordu. Omuzlarımı silkip mutfağa geri dönüp bardağı bıraktım. Bez alıp salona döndüğümde telefon susmuştu. Meyve suyu dökülen yerleri silerken tekrar çalmaya başladı. Yine aynı numara olduğunu görünce bezi kenara bırakıp açtım.

"Alo?" Bir kız sesi gelince kaşlarım çatıldı.

"Israrla aradığınız için açtım. Doruk'un işi var. Müsait olunca sizi arar."

"Beste sen misin?"

"Evet."

"Ben Buse. Nerede o canavar?" Kaşlarım gevşerken gülümsedim.

"Yüzüne biraz meyve suyu dökmüş olabilirim." Buse kahkaha atınca bende güldüm.

"Hadi götür telefonu. Bir şeyler söylemem lazım."

"Tamam gidiyorum." Banyoya doğru yürürken konuşmaya devam ediyordum.

"Sen ne zaman dönüyorsun?"

"Bir kaç işim var. En kısa zamanda dönerim."

Kapıyı açıp "Gel bence de hem.." bakışlarımı kaldırıp gördüğüm manzara karşısında cümle yarım kaldı ve istemsiz bir şekilde "Oha!" dedim.

Doruk şaşkınlıkla bana dönerken, Buse "Ne oldu?" dedi. Bakışlarımı başka yöne çevirirken "Giy şu t-shirtü." dedim.

"Kız bak. Doruk gibi kaslı çocuğu nerede bulacaksın?" Yüzüm yanmaya başlarken banyodan çıktım.

SAYKO LİSEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin