Kimse dokunamamıştı bugüne kadar bu buruk yüreğime ama o eliyle koymuş gibi buldu hisselerimi .
Hissede biliyorum onu tam göğsümün solundaki boşlukta görür görmez doldurmuştu o boşluğu şimdi içimde çığlık çığlığa bir feryat ona ait olma isteği zapt edemiyordum hisselerimi.
Pencereden kalkıp anahtarı alıp dışari fırladım asansörü beklemek istemedim biran önce ona koşmak istedim merdivenleri üçer dörder inerken çıkışa vardım yolun karşısına geçerken kırmızı ısığında beklemedim arabaların korna sesleri kulaklarımı tırmalasada umursamadım hastaneye girdim her girişte bulunan demir parmaklıklar ona gittmeye engel değildi. Saymadım kaç kapı geçtiğimi umrumdada değil di zaten ona gitmekti mevzu odanın kapısına vardım kapıyı çalmadan daldım içeri bana baktı tuhaf tuhaf. Sana geldim değip koşar adımlarla yanina geldim ona dokunulmasını istemezdi biliyorum fakat kendime engel olamayıp kolarımı sarmıştım gövdesine.
Tepki vermiyordu geride çekilmiyordu donmuştu âdeta. Birşey dokunmuştu tam soluma ne olduğunu bilmiyordum .
Kafamın içinde oluşan kâhkâha sesleri bu ilkez olmuştu çığlıklar susmuştu onların yerini kâhkâhalar kaplamıştı daha çok sıkmıştım onu kafamı göğüsüne gömdüm heyecandan elektroşok verilmiş gibi titriyordu bedenim heycan deniliyordu sanırım bu olaya. Daha fazla kötü olmasin diye ayırdım kollarımı Argeş'in fit vücudundan.
Gözlerimi duvara diktim başladım anlatmaya .
Hastanenin karşısındaki apartmana taşındım sana daha yakın olmak için pencerem hastanenin bahçesine bakıyor her gece odamdan bahçeye bakacağım eğer çıkarsan geceleri seni göre bilirim hata belki kaya beyden izin alıp seni bana götüre bilirim.
Argeş: gerçekten mi?
Bu soru gözlerimi duvardan ayırıp ona dönmemi sağladı şaşırmıştım beklemiyordum bana cevap vereceğini.
Evet hata sen bekle ben hemen geleceğim kaya beyle konuşup seni götüreceğim.
Odadan çıkıp kaya beyin odasının yolunu tutum kapıyı tıklatıp gele bilirmiyim? Diye seslendim .
Kaya bey : gel.
İçeriye girdim dudaklarım sevincimi beli ettiriyordu.
Kaya bey: hoşgeldin duygu buyur otur. kahve söylememi istermisin?
Duygu: hayır teşekkür ederim.
Ben Argeş hakında konuşmak için gelmiştim.
Kaya bey : buyur dinliyorum.
Duygu: ben onun için hastanenin karşısındaki apartmanda ev tutum ve onu bu gece evimde misafir etmek istiyorum . Ona bunu sordum ve benle konuştu gelmeyi kabul etti izniniz olursa bir gecelik benimle kalsın.
Lütfen.
Kaya bey: tamam ama ilk önce bi kaç izin belgesi imzalayacaksın hastane kuralları böyle biliyorsun.
Duygu: biliyorum hemen imzalayıp çıkıyım o zaman Sabırsızlanıyordum .
Gerekli belgeleri imzalayıp tekrar Argeş'in yanina çıktım.
Kalk gidiyoruz bu gece benimlesin.
Argeş'in gözlerindeki parıltı bu beni çok mutlu etmişti dolabını açıp hırkasını aldı ve kapıya yöneldi bende onun ardından onu takip ederek hastaneden çıktım.
Bahçede sonbahar serinliği vardı yapraklar usulca dalarından ayrılıyordu hafif bir rüzgar esiyordu kampüsü tek kelime etmeden yürüdük yolun karşısına geçip apartmana geldik . Anahtarı alıp apartmanın kapısını açtık asansöre binip yukarı çıktık asansörden inip evin kapısını açtım Argeş 'den önce içeri girip ona hoşgeldin dedim içeriye girdi odama geçtik odamı incelemeye başlamıştı .
Siyah olan duvar ilgisini çekmişti sanırım .
Argeş: hastanenin duvarları da böyle olmalıydı .
Yavaş yavaş sessizliğini bozuyordu benimle az da olsa konuşuyordu.
Güneş bulutların arasından kaybolurken ay ve yıldızlar gökyüzünde belirmeye başlamıştı.
Argeş'e dönüp, kahve içermisin?
Argeş: uzun zaman oldu içmeyeli iyi olur.
Tama hemen yapıyorum.
Onu odamda bırakıp mutfağa geçmiştim uzun bir gece beni bekliyordu belkide çığlıklarımızı birleştirecektik belkide sustuklarımızı dinleyecektik.
