Daha küvetten çıkmadan bir ürperti sardı bedenimi, sağır yaranın dilsiz haykırışları demiştim ya işte onlar.
Dilimden dökülen tek cümle buydu;
Sessiz olun çığlıklarım, sizi besteleyen bir müzisyen olacağım ben.
Argeş uyanmıştı: sanırım içerden ayak sesleri yaklaşıyordu banyoya doğru kapı açıldı Argeş içeri girdi beni küvette görünce oda girdi küvette bacaklarimizi birleştirdik.Argeş: Duygu?
Duygu:efendim Argeş
Argeş: birgün küveti şarapla doldurup bedenimizi sarhoş edelimmi?
Acılarımız çıldırtalımmı?
Duygu: bu fikir bana çok cazip gelmişti olur Argeş yapalım .Argeş kollarını beddenine sardı köpükle kayganlaşan beddenimi sıkıca tutuyordu, dudaklarını yaklaştırdı, dudaklarıma mühürledi, dudaklarını sustuklarıma onun gözleri kapalıydı, benim ise fal taşı gibi açılmıştı şaşkındım ona karşılık verdim ellerimle parmak uçlarımla tavaf ettim. beddenini birlikte olamazdık ben bir HIV Pozitiv'dim ben bir kutsal kadındım bir ölüm tehlikesi tabelasıydım o kutsal adam olamazdı .
Kıyamamak değildi bu ben bir tanrı değildim onu öldüremezdim hatsız bir yargı savurdum kendime kafamın içinde ki tek ses Doktor ! Doktor! Düşüncelerime lokal anestezi istiyorum.Argeş kollarını ayırdı bedenimden durulayıp beddenini çıktı küvetten anladı sanki kutsal adam olamayacağını hemen ardından bende çıktım üzerine bir tişört aldım oda aynısını yaptı birasına yöneldi açtı kapağı odaya vurdu yine doğupta batmak bilmeyen güneş.
Telefon çalmaya başladı arayan Kaya beydi açmak istemedim ama birdaha bana Argeş'i vermez diye düşündüm sarıldım telefona açtım hemen ,
Kaya bey: Duygu merhaba Argeş yanında mı?
Duygu: evet yanımda getireceğim onu birazdan .
Kaya bey: iyi olur tedavi saati geçmeden gelirseniz sevinirim hoşçakal .
Kapadı telefonu Argeş gitmek istemiyordu ama o gün gelecekti biliyorum benimle kalacağı o mükemmel güne az kalmıştı ama bugün onu götürmek zorundaydım.
Argeş gitmemiz gerekiyor artık Kaya bey aradı tedavi saati geçmeden orda olmamızı söyledi.
Dudaklarını araladı ve usulca bir küfür savurdu o boktan hastaneye .
Argeş : yine geleceksin değilmi beni almaya ?
Geleceğim ve geldiğimde birdaha hiç dönmemek üzere alacağım seni oradan .
Giyindi ve evden çıktık yolda tırafik lambalarına aldırmadan yürüdük kornalara sağır olduk .
Kampüsten içeri girince güvenliğe başımı sallayarak selam verdim yürümeye devam ettik o bahçeye girdigimiz an Argeş farklı bir dünyaya giriyordu sanki karşımda buz dağından oluşan bir adam duruyordu .
Hastanenin kapısına geldiğimizde,
Argeş: Sen gelme geri git artık ben tek gitmek istiyorum .
Onun sözünün üstüne söz söylemezdim ben hoşçcakal değip ayrıldım yanından.
