Uzun sesizliğin ardından hissetiğim tek şey, bugün insanlardan daha fazla midemin bulanıyor olması... Kusmak istiyorum içimdeki insan oğlunu.
Ne yapacağımı bilmiyordum, tedavi olup hastanede sürünmek istemiyordum, Argeş'le kalıp onunla sonsuzluğa karışmak istiyorum. Sonra yatağa bıraktık beddenlerimizi dudaklarını dudaklarıma yaklaştırıp sustuklarımdan öpmüştü beni.
Sol elimi Argeş'in avucunun içine yerleştirdim, kalplerimize yaptığım yoldu bu soldan sola birleşen ölüm yolu.
Argeş uykuya bırakmıştı çoktan kendini.
Arayan Elif'di;Elif: canım hastane kontrolün var bugün bi kaç test daha yapmamız gerekiyor uğrarmısin gün içinde bana?
Duygu: gece nöbetin varsa gece olurmu?
Elif: evet nöbetim var gece bekliyorum seni öptüm.
Telefonu kapatıp Argeş'in kolarının arasına kıvrıldım, burnuma gelen sarhoş edici kokusu huzurlu hissettiriyordu, zaman dursun.
Gördüğüm rüyanın etkisiyle uyanı vermiştim.
Ohh... hala onun kollarındaydım endişelenmiştim onu da kaybettiğimi düşündüm, herkes gibi oda gitti sandım, o da tanrının verdiği cezalardan biriymiş gibi hissetim...
Argeş hala uyuyordu kulağına fısıldadım düşümde bile çok güzelsin bayım.Rüyamdan boş ve yabancı bir odanın içerisindeydim, herşey çok yabancıydı, bir Argeş tanıdıktı gözlerime uyuyordu ona doğru koştum etrafta yükselen çığlık sesleri vardı.
Argeş'in yanina vardığımda ardımdaki çığlık çoğalıyordu ve Argeş yok oluyordu.Argeş uyanmıştı ben ona dalmışken boş gözlerle neden panik olduğumu çözmeye çalışıyordu.
Anlatmaya başladım, her kelimemde göz bebekleri daha fazla büyüyordu,
Anlatmam bittiğinde bana baktı gözleri buğulanmıştı.Argeş: küçük kız seni buldu...
