~Park Chaeyoung~
Nedenini bilmediğim bir şekilde uyku tutmuyordu. Onun benim evinin önünde ne işi vardı? Üstelik babamın konuşmalarıyla, daha çok merak etmiştim...
Yorganı üzerimden, kaldırdım ve tekrar pencerenin önüne geçtim. Aşağıya baktığımda, hâlâ olduğu yerde durduğunu gördüm. Gözlerim ve ağzım sonuna kadar açıktı.
Sanki hissetmiş gibi gözlerini yerden alıp, gözlerimin en içine yerleştirdi. Artık korkmaya başlamıştım ve bütün uykum kaçmıştı.
Aşağıya inmek isterdim ama korkudan bunu asla yapamazdım. Onu olduğu yerde öylece bıraktım ve odamdan çıktım. Zombi gibi koridorda geziniyordum.
Birden babamın çalışma odasındaki, lambadan çıkan loş ışığı farketmemle tüm dikkatimi oraya çevirdim. Çalışma odasının kapısı aralıktı ve turuncu bir ışık o aralıktan, karanlık koridora sızıyordu.
Sessizce gidip, aralıktan içeriye baktım. Babam gözlüğünü takmış, masasının üzerinde bir şeyi inceliyordu. Şaşkınlıkla "Baba?" dediğimde birden bana baktı. Korkmuş gibiydi. Hemen önünde ki şeyin üzerini kapattı ve gözlüğünü çıkardı.
"Chaeyoung? Uyumadın mı sen?" diye sordu fısıltıyla. Üzgünce başımı olumsuz anlamda salladım. Babam anlayışla gülümsedi ve yanına gelmem için işaret yaptı.
Minik adımlarla, yanına gittiğimde beni dizine oturtmuştu. Saçlarımı okşayarak, "Güzel kızım, niye uyumadın?" dedi şefkatle.
Korkuyla babama, "O adam?" diye sordum. Şüpheyle, "Taehyung'tan mı bahsediyorsun? Ne olmuş ona?" diye sordu. Kafamı 'evet' anlamında salladım ve "Beni izliyor. Aşağıda baba. Neden burda?" diye sordum.
Babam "Burda mı?" diye sordu şaşkınlıkla ve beni kucağından indirip pencereye doğru gitti. Aşağıya baktı ve sonra korkuyla bana döndü.
Korkusunu gizlemeye çalışarak, "İşi vardır." dedi ve tekrar yerine oturdu. Artık kızmaya başlamıştım. "Ne oluyor baba? Küçük değilim, anlatabilirsin." dedim sinirle.
Belki de ilk defa babama böyle çemkiriyordum. Babam, sıkıntıyla nefes verip az önce sakladığı şeyi ortaya çıkardı. Bir dosyaydı. Üzgünce dosyayı bana uzattı.
İşletme okuduğum için, ayrıca da son sınıf olduğum için dosyada yazan büyük mevlalara kadar herşeyi anlayabiliyordum. Ben dosyayı incelerken, babam "Şirket, batmanın eşeğinde. Taehyung kurtardı ama şimdide, şirketin büyük hissedarı o oldu. Yani teknik olarak artık şirketin yöneticisi değil, bir çalışanıyım. Bu durumda patronumda Taehyung oluyor kızım. Üzüldüğüm şey, bu." dedi.
Üzgünce dosyayı incelemeyi bıraktım. Kim Taehyung, büyük hissedar olarak görünüyordu. Bu durumda babam çok az hisseye sahipti. Bu yüzden de patron, o adamdı.
Bu artık ailemizin fakirleşeceği anlamına geliyordu. Üzgünce masanın önünde ki sandalyelerden birine oturdum. "Bilerek yapmış. Bunu anlayamadın mı baba? Buna nasıl izin verirsin. Benimle konuşsaydın. Artık biliyorum böyle işleri. Neden yaptın?" diye sormaya başladım.
Babam sıkıntıyla nefes verdi. Gözlüğünü çıkarıp, "Şirket batmasın, diye yapmak zorunda kaldım kızım." dedi.
Öfkeyle, "O zaman evimizin önünde ne işi var? Üstelik benim odamı seyrediyor." dedim. Öfkem babama değil, o Taehyung denen adamaydı.
Babam düşüncelere dalmıştı.
Bay Park'ın Ofisi (1 hafta önce)
''Bay Park?"
"Efendim."
"Misafiriniz var. Alalım mı?"
Sekreter, sözünü tamamlayamadan Kim Taehyung içeri girmişti. Bay Park korkuyla, adamı izlerken sekretere çıkması için işaret etti.
Kapı kapandığında, Taehyung yayılarak siyah kanepeye yerleşmişti. Artık bu şirketin sahibi oydu. İstediği gibi davranıyordu ve kimse ona tek kelime edemiyordu. Herkes korkuyordu...
Geçmişi o kadar da parlak olmayan, biriydi Kim Taehyung ve Bay Park bunu biliyordu. Bay Park, elinde ki kalemi bıraktı ve bütün dikkatini karşısında ki genç adama verdi.
Taehyung, "Patronunu böyle mi karşılıyorsun Park?!" dediğinde belinde ki silahı çıkardı. Silahıyla oynuyordu ve bu Bay Park'ı iyice korkutmuştu.
Bay Park korku dolu sesiyle, "Ne istiyorsun?" diye sordu. Taehyung silahının mermilerini bir bir dizerken, "Şirketimde bir çalışan olduğuna göre bu oda bana ait. Mülkümden çık." dedi ukala bir tavırla.
Bay Park terleyen ellerini sıkarken, "Olmaz, iflas ederim. Evimi alırlar ve kızlarım okulu bırakmak zorunda kalır." dedi. Taehyung gülerek "İşte bu yüzden burdayım." dedi.
Bay Park şaşkınca onu izlemeye devam etti. Taehyung, şarjörü doldurup gürültüyle çekince Bay Park gerilmişti. Ondan korktuğu çok açıktı.
Taehyung, lafı uzatmayı hiç sevmezdi. Direkt "Kızın?" dedi ve konuya girdi. Ayaklarını önünde ki sehpaya uzattı ve rahat bir şekilde yayıldı.
Silahıyla şakağını kaşıdı ve "Kızını istiyorum." dedi. Bay Park'ın gözleri sonuna kadar açılmıştı. Ne demek istiyordu? O ne demekti?
Bay Park şaşkınca, "Ne demek istiyorsun?" diye sordu. Taehyung gülümsedi ve "Chae'yi. Onu istiyorum. Benimle yaşamasını istiyorum. Eğer kızını verirsen, bende seni iflas etmekten kurtarırım. Ayrıca bu şirketin patronu olduğumu da gizli tutarım." dedi.
Bay Park sinirlenmişti ama korkusu daha ağır basıyordu. Şaşkınca, "Chaeyoung, bunu hayatta kabul etmez. Hem o benim kızım. Biraz ileri gitmiyor musun?" dediğinde Taehyung tetiği çekti ve ayağa kalktı.
Bay Park'a iyice yaklaştı ve namluyu kafasına dayadı. "Sana teklif sunmuyorum. Emrediyorum. Kızını istiyorum. Kızın üzülmesin diye yavaş ilerleyeceğim. Anlaşıldı mı? Eğer kabul etmezsen, şu an beynini patlatırım." diye bağırdı.
Bay Park köşeye sıkışmıştı. Korkuyla "Ta-ta-tamam, k-kabul kabul. Sakin ol." dedi. Böylece iflas etmemek ve ölmemek için kızını feda etmişti. Chaeyoung, bunları öğrenseydi kesinlikle karşı çıkardı. Bu yüzden babası onu yavaşça Taehyung'a itecekti...
Chaeyoung
Babam, daldığı yerde uzunca düşündü. Sonra rüyadan uyanır gibi, doğruldu ve "Yanlış görmüşsün. Benimle işi var. Hadi sen git ve uyu. Ben bu sorunu da çözeceğim." dedi.
Şaşkınlıkla babamı izlerken, babam hafif sinirle "Hadi dedim, Chaeyoung. Git ve uyu." dediğinde mızmızlanmıştım. Sonra sıkıntıyla nefes alıp, ayağa kalktım ve "İyi geceler." diye fısıldadım.
Babamı odasında yalnız bırakıp, kendi odama gittim. Yine pencereden baktım. Taehyung gitmişti. Şaşırmıştım ama rahatlamıştım da.
Hala merak ettiğim, sorular vardı kafamda ama şu an uykum gelmişti. Bende yatağıma girip, fazla dayanamadan uykuya daldım...
............................................................
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Weird {VRose}
FanfictionChaeyoung, ölmüş olan annesini bir melek kadar temiz kalpli ve iyi biri zannediyordu ama gerçek öyle değildi. Taehyung'a göre ailesini, Chaeyoung'un annesi dağıtmıştı. Ona göre Chae'nin annesi tam bir fahişeydi ve ondan çocukluğunu çalmıştı. Bu düşü...