Merhabalaarr!
Nasılsın? İyisindir umarım.Efendim öncelikle bölüm epey aksiyonludur, bilginize.
Ayrıca bu bölüm biraz uzun oldu 2110 kelime kadar... Bölüm sonunda lütfen bana bölüm hakkındaki yorumunu belirtmeyi ihmal etme.
İyi okumalaarr!
Deniz'den
İpeğin çantasındaki sesli bağlantı kurduğumuz telefondan gelen seslerden onların da kaçırıldığını öğrendiğimizden beri üçümüz de konuşamıyor, hareket edemiyorduk. Alya iki dirseğini de dizlerinin üzerine koymuş, parmaklarını birbirine kenetleyip çenesinin altından başına destek yaparak oturuyordu. Ekin ise koltuğa tamamen sinmiş, sağ kolu koltuk başlığında, eli de alnında olacak şekilde duruyordu. Ben mi? Ben yerdeyim. Hem mental olarak hem de fiziksel olarak yerlerdeyim. Hey merak etme, gözle bakıldığında yerde olduğumu görebilirler ama ne olursa olsun mental açıdan karşı tarafa gerçeği asla hissettirmem. Bu konuda usta sayılırım. Sen yabancı olmadığın için sana söylüyorum ama şşh sakın belli etme.
Saat ilerliyordu, epey geç olmuştu. Evet arkadaşlarımız ve kardeşim o pisliğin elinde. Bizi de eline almayı hedeflediğine ve buna yönelik planlar yaptığına eminim. Biz tabii ki kolayca teslim olmayacağız, ama böyle giderse de savaşamayız. Ben uyuyacağımı pek sanmıyorum ama en azından Ekin ve Alya uyumalı. Uyuyup dinlenmeliler.
- "Hey, hey! Toparlanın hadi. Herkes yatağa. Şu anlık yapabileceğimiz bir şey yok. Uyuyun, dinlenin. Yarın ne olacağı belli olmaz bu yüzden uyumasanız bile yatın ki vücudunuz dinlensin biraz. İtiraz istemiyorum."
İkisi de kalktı ayağa.
- "Ekin gel sana rahat bir şeyler vereyim."
Ekin peşime takıldı, Alya ise mutfağa doğru adımladı.Odaya girdiğimizde dolabımdan Ekin'e uygun bir pijama takımı çıkarıp verdim.
- "Ekin bak şu karşıdaki odada yatabilirsin dilediğin gibi. Bir şey olursa biz buradayız."
Ekin bana yaklaştı ve bir elini omzuma koydu destek verircesine.
- "Sen merak etme Deniz. Çözeceğiz bu işi, en az zararla halledeceğiz. İçinden kendi kendini suçlama sakın tamam mı?"
Biraz bekledi ve benim konuşmamı beklemeden devam etti.
- "İyi geceler."
Ardından da odasına girdi. Onun peşine elinde bir bardakla sevgilim geldi- "Susamışsındır diye düşündüm."
- "Teşekkürler hayatım."
Bardağı alıp suyu içtim, iyi geldi gerçekten. İhtiyacım olanı biz konuşmadan anlaması ve hemen o ihtiyacımı gidermesi Alya'nın süper gücü falan sanırım. Canım sevgilim, sevdiğim ve hep sevecek olanım.- "Ne sırıtıyorsun sen?"
Ay sırıtıyor muydum ben?- "Seni düşünüyordum daaa."
Dedim ve pijamalarımı giymek için tişörtümün eteğinden tuttum, tam çıkartıyordum ki Alya tuttu iki elimden. Kıyafette başımda kaldı, çıkartamadım.- "Ama meleğim ben seni böyle göremiyorum şu an."
- "Amacım da buydu zaten."
Cümlesini bitirdiği sırada göbeğimde dudağını hissettim. Ah.. Ama yapılır mı bu? Birkaç öpücük sonrasına ellerimi serbest bıraktı. Tişörtümü çıkardım eş zamanda. Başımdan tişörtü attığımda Alya karşımda değildi, yatakta uzanıyordu. Nasıl ya? Ben halüsinasyon mu gördüm az önce? Ama hissettim ben. Duruma anlam veremedim bir an, beynim kitlendi. İstemsizce göbeğime dokundum. Alya kahkaha atmaya başladı.- "Ahahhah! Kıyamam ya.. Gel buraya hadi."
- "Alya ben halüsinasyon görmedim değil mi?"
- "Görmedin bebeğim."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
* Gülümse (gxg) *
Genç Kurgu"Alya eğill!!" Sesi algılamam ve harekete geçirmem o an benim için çok zor bir eylemdi. Dünya durmuş gibiydi ve dünya bile durmuşken ben hareket edemezdim. Yanıma birilerinin koştuğunu hatırlıyorum sadece. Deniz bana bakıyordu ağlayarak.. Onun ağlam...