12.BÖLÜM"Geçmişin kayıp izleri"
"Bende seni bekliyordum..."
Her seferinde şu lanet yere geldiğimde aynı şeyi yaşıyor olmak kadar sıkıcı bir durum yok.Ya biri gizlice katıma giriyor ya da benim gelmemi bekliyorlar ki bu durum gelenek haline gelmeye başladı.Hep aynı şeyin olmasından dolayı gözlerimi devirdim.Derin bir nefes aldım.
"beni rahat bırak derken ciddiydim."
"Bana açıklama yapmak istermisin ?"
Başımı hafifçe yana yatırıp sırıttım."Sana ne zamandan beri açıklama yapar oldum?"
Şakaklarını ovuşturup yorgun bir şekilde nefes verdi.Saçlarını geriye doğru savurup dik durdu.Kendince otorite kurmaya çalışsada başaramadığı her şekilde ortadaydı.Çok yorgun görünüyordu.Neden bilmiyorum ama bu hali azda olsa içimi sızlatsada hala beter olsun istiyorum.Yorgunluğunun sebebi yaptığı işten dolayı da olabilir.
Sadece burukça gülümsedi."Hiçbir zaman soramıyacağım değil mi ? Buna hakkım yok."
"Farketmene sevindim." sırt çantamı düzeltip "Şimdi izin verirsen hazırlanmam gerekiyor." dedim.Gitmesini beklemeden odama doğru yürümeye başladım.Oysa oda hiç hareket bile etmiyordu.Tam yanından geçtiğim sırada "Bütün gece neredeydin ?" diye sormasıyla olduğum yerde durdum.Karşıma bakıp "bu seni ilgilendirmez " dedim.
"Beni ilgilendirir helede kapımıza takım elbiseli birkaç adam gelip seni soruyorsa beni ilgilendirir."
Tüm bedenim kasılırken "kendi işine bak." dedim.Dün geceki adamlar olabilir miydi acaba?Tüm kanımın çekildiğini hissedebiliyorum.Vazgeçmeyeceklerdi.Benden ne istediklerini bilmiyorum ama bu kadar ısrarcı olduklarına göre peşimi bırakmayacakları kesin.
"Benim küçük kızım annesinin izinden mi yürüyor yoksa ?" sözlerini duymamla anında ona doğru döndüm.
"Açık konuş!" diye tıslamamla zafer kazanmışcasına bana baktı ama bu kazandığı zaferde ne ?
"Gece geç gelmeler erkeklerin seni sorması....yoksa annene mi benzemeye başladın kızım ?"
Bianda kahkahalarla gülmeye başladım.İşaret parmağımı bir dakika diye göstererek gülmeye devam ettim.
Yalandan da olsa sırf sinir olması için gözlerimi sildim.Kollarımı göğüsümün altında kavuşturup gülmeyi kestim ve sırıtarak ona baktım.
"bir insanın kendisini bilmesi kadar harika bir şey yok ama ... " onu baştan aşaga süzdüm. "...kesinlikle senin yolunda değilim hatta senin yolundan o kadar uzağım ki sen bile bana ulaşamazsın.Bu yüzden sen kendi yoluna ben kendi yoluma anne."
Önce yüzü düştü sonra tamamen suratı ifadesizleşti geriye sadece hüzün kaldı.Olması gerekende buydu.Nasıl bir anne kızına bu sözleri sarfedebilir ki tabi anne demeye bin şahit ister.Aldırmadan odama doğru yöneldim.Onu orada tek başına bırakmak umrumda bile değil.O bunların daha kötüsünü hakediyor.En başta hayatımda yokken hic var olmamışken dönmemeliydi,mahvetmemeliydi.
"Dans edeceğini duydum." olduğum yerde durdum.Ona yakışmayan ama bir annenin yumuşak sesi ile "Gelmemi istermisin?" diye sormasıylada kalbimin acıdığını hissettim.Anılar birbir gözümde canlanırken ona en soğuk sesimle "Hayır.Hayatımda yeri olmayan birinin emeğimi izlemesini istemem." diyip odama girdim.
Kapıya yaslanıp gitmesini bekledim.Bir süre öylece durduğunu tahmin ediyorum çünkü hiç topuk sesi duyamadım.Bir süre sonra topuklu ayakkabısının seslerini duydum.Ve kapıyı çekip gittiğini...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TAKINTILI AŞK
Teen FictionHayal dunyaya bahsiz doganlardandi.Annesi bir fahise ve uvey babasi bir kadin pazarlamacisi.Hayal bu hayattan kurtulmak icin cok calisip istedigi basariyi saglarken ansizin zengin,umursamaz,sapik,tehlikeli ve psikopat olan genc yakisikli Avran Sönme...
