Multimediada Hayal ve Avran var...
"Turgay"
Fısıltı gibi çıkan sesim tüm salonda yankılanırken Turgay kulağıma doğru yaklaşıp ''Evet bitanem benim.'' dedi.Hiç kıpırdamadan ''Burada ne işin var?'' diye sordum.
''Sence Hayal?''diye fısıldadı.İstemdışı gözlerimi devirdim.Gülümsediğini hissettim.''Bu hareketini bile özlemişim.''
Beni karanlıkta nasıl görüyor!?
Daha öncede bu hareketi yaptığımı görmüştü.Bu bizim ilk karşılaşmamız değilde demişti.Buraya konuşmamızı tamamlamaya geldiyse sorularımı sorma zamanım gelmişti.
''Buraya karanlıkta boş boş durmak için gelmedin öyle değil mi?''
''Evet ama istersen seninle ilgili kurduğum hayalleride gerçekleştirebiliriz Hayal.'' Böyle bir şey yapamaz değil mi?Avran ile ilk tanıştığımız zaman bana yaptıkları aklıma gelince tüm bedenim kasıldı.O yapmıştı neden Turgay da yapmasın ki? İkiside beni tanıyorken Turgay böyle bir şey yapamaz değil mi?Bu sefer buna izin vermiyeceğim.
''Zevzekliği bırak Turgay.Buraya yarım kalan konuşmayı tamamlamaya geldiysen tamamlayalım.''
''Hep böyleydin gerilmene rağmen,her şeye rağmen silahlarını kuşanır cephe alırdın.Asla kendinden taviz vermezdin.Fazla iyi niyetliydin bulunduğun ortamda insanlara mutluluk verirdin ve bir o kadarda dik dururdun yıkılmaz bir duvar gibiydin.Sen bambaşkaydın.Ama şimdi değerli bir mücevher gibisin.Yaralanmış bir melek...'' beni neden böyle tasvir ediyordu ki kimse bu kadar iyi olamaz ben bile,bu sadece abartıydı.Bunu düşünmemem gerek.Çok fazla vaktim yoktu.
''Kimse bu kadar mükemmel olamaz...''
''Ama sen öylesin.''
''Konumuz ben değilim Turgay.Konumuz....''
''Hayatındaki yerimiz.''
''Evet.Sizi hatırlamıyorum ve '' derin bir nefes alıp verdim ''bilmem gerek bu bilinmezlik çok... karmaşık.Bana anlatman gerekiyor Turgay.Herşeyi.'' acıyla çıkan sesime engel olamamıştım.Arkamdan ellerini omzuma koyup omzumu okşamaya başladı.Rahatsız olsamda bozuntuya vermedim.Bilmem gerekenleri öğrenmem gerekiyordu.
Derin bir nefes aldı.''Malesef bu hikaye benimle başlamıyor ama seni Avran'ın sayesinde tanıdım.Aynı okuldaydık.Sevilen bir kızdın ama asla o havalı kızlardan olmadın.Saf ve masumdun.Herkesle çok iyi anlaşırdın.Ağlasanda kimse üzülmesin diye gülerdin zorla.İçine kapanıktın.Herkesle iyi anlaşırdın ama herkesle konuşmazdın.Ben,Avran ve tayfayla konuşurdun.Babanı tanıyoruz hatta tüm ailelerimiz tanıyor.Babanın cenazesinden sonra annen izini kaybettirdi seni 2 yıl boyunca aradık tüm herkes seferber olmuştu ama hiç bulamadık.Annen ne yapıp edip gizledi seni.İstanbul da aranan biriydin Hayal.Ama 1 yıl önce senin DNA na benzeyen bir ceset bulduk.Yanmış bir şekilde.Çok fazla hasar yoktu sana çok benziyordu.Otopsi sonuçlarıda doğrulayınca herkes aramayı bıraktı.Annen bile ölüydü.İkinizide bir şekilde ölü gösterdi.Seni Cehennem de gördüğümde gözlerime inanamadım.Kimse inanamıyordu.Avran bile hepimiz ölümünü kabullenmişiz....''Sesi son cümlelerinde acı çekercesine çıkmaya başladı.Son cümleleri söylerkende ben ölümüme takılmıştım.Geriye kalan sözleri geri plana giderken beynim söylediklerini algılamaya çalışıyordu.Birileri vardı hayatımda ve annem beni öldürmüştü bir şekilde ve Turgay'ın son sözüyle beynim çarpılmışa döndü.''Melih senin akraban bense senin için bir dostken Avran sevgilindi...''
Bu sözleri duymamla o an en büyük hatamı yaptım.Refleks olarak önüme döndüm.Ve yanaklarımda eller hissetmemle ışıklar yanıp sönmeye başladı.Dudaklarımda yumuşak bir sıcaklık hissedince donup kaldım.Hareket dahi edemedim çünkü beynimde şimşekler çakmaya başlamıştı.Başıma saplanan ağrıyla inledim.Turgay bunu yanlış anlamış olacak ki öpüşünü dahada sertleşti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TAKINTILI AŞK
Teen FictionHayal dunyaya bahsiz doganlardandi.Annesi bir fahise ve uvey babasi bir kadin pazarlamacisi.Hayal bu hayattan kurtulmak icin cok calisip istedigi basariyi saglarken ansizin zengin,umursamaz,sapik,tehlikeli ve psikopat olan genc yakisikli Avran Sönme...
