2. bölüm 🌒

6.9K 319 11
                                    

"ha" Evet verdiğim cevap buydu koca bir ha
" bir saat önce kıçını son anda kurtardığım adam bana evlenmemi teklif ediyor"dedim

Yine o gamzesini gözüme soka soka güldü "Ben de senin kıçını kurtardım çok da büyütme yani"

iyice sinirlenmeye başlıyordum

"Ne saçmalıyorsun ya Gerçekten seninle evleneceğim nasıl düşündün bir de üstüne evlenme teklifi ettin"

" bak gerçek bir evlilik diil zaten sen o adamlardan kurtulana kadar bende işimi görene kadar"

Ne diyordu bu çocuk Allah aşkına ben ona ne gibi bir fayda sağlayabilirdimki

" ben sana nasıl yardım edebilirim ki Saçmalama"
kafasını bana çevirip omuzlarını kaldırıp indirdi "eğer teklifimi kabul edersen o zaman söyleyeceğim nasıl bir fayda sağlayacağını"

Yeter artık cidden daha fazla burada kalmak istemiyordum
"Ben gidiyorum seni de salak teklifinle baş başa bırakıyorum"
sinirle arkamı dönüp birkaç adım atmıştım ki yine sesini duydum
"sadece sana mı zarar verecekler sanıyorsun ailene de zarar verecekler sırf sen acı çek diye. Seni kurtarabilirim diyorum"
tekrar hışımla arkamı döndüm
"Sen beni kurtarmayı çalışmıyorsun gel tanımadığım bir adamla evlen diyorsun Oradan bakınca vur kafasına şekerini al tiplerine mi benziyorum"

Yine o seksi hareketini yaptı ellerini saçlarından geçirerek bana ufak bir tebessüm bahşetti
"Hayır öyle bir tipe benzemiyorsun zaten o yüzden bu teklifi sana sundum ya"
gözlerimi devirip önüme döndüm. Yürümeye başlarken arkamdaki adama elimi kaldırıp "teklifini reddediyorum yallah başka kapıya canım" dedim ve yürümeye devam ettim. yani Kolumdan çekilmeden önce planım bu yöndeydi.
Kolumdan çekip kendine döndürdü opppssss fazla yakınlık alarm seslerini duyuyorum. Bu çocuğun hemen benden uzaklaşması lazım yoksa namusu gidecek.
Sırf karşımdakinin günahına girmemek için birkaç adım geri çekildim

"ne var be ne diye kolumdan tutuyorsun" diye çemkirdim

Sesli bir nefes verip
"Tamam bak sana numaramı vereyim.En azından fikrin değişirse haber verirsin"

ona tip tip bakıp fikrim değişmeyecek dedim sinirli bir şekilde elini saçlarından geçirip "Tamam ama yine de vereyim.
numaram sana ne gibi bir sorun yaratabilir ki"
çocuğun suratına doğru koca bir of çektim

"Tamam ver Allah'ın cezası ver" telefonumu alıp numarasını kaydetti ve telefonu tekrar verirken bana bakıp "fikrine değiştirmen umuduyla"dedi gıcık bir gülümseme sunup" "Hiç sanmıyorum" deyip saçımı savurup arkamı döndüm havalı bir dönüş olsun istedim. Bence oldu

Eve vardığımda akşam yedi olmuştu. Kapıyı açıp içeri girdim mutfaktan sesler geliyordu. Annem mutfakta olmalıydı oraya doğru yürüdüm mutfak kapısından baktığım da annemin salata yaptığını gördüm.

Mutfak kapısına omzumu dayayıp ona baktım. Suratımda istemsiz bir gülümseme oluştu. Ama biraz buruk biraz eksik yarım kalmışlığın gülümsemesiydi bu.

Anne kelimesi ne güzeldi değil mi Ama işte herkese yakışmıyordu . Anne bir tek doğuran kadına denmez çünkü. Ben bu kelimeyi beni doğuran kadına yakıştıramıyorum. Ben bu kelimeyi şu an mutfakta Salata yapan kadına, yakıştırıyorum beni büyüten kadına, beni seven kadına, hastalandığımda başımda sabahlayan, her gün okula hazırlayan kadına Melek anneme yakıştırıyorum.

Kendisi benim öz annem değil ama her şeyin kim deseler onu gösterirdim. Şu an burada sağlam bir şekilde varsam onun güzel kalbi temiz yüreği sayesinde vardım. Beni doğuran kadın ben altı yaşıma basınca babama daha fazla sana tahammül edemiyorum deyip biricik sevdiceğiyle kaçıp gitti.

Okuldaki KOCAMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin