(kapak fotosundaki kişileri karakter olarak hayal etmeyiniz. O sadece bir kapak fotosu)
Çok güzel bir okul
Gençliğimin baharı
Ama ben şuan yanımdaki serseriyle evliyim
***
"Düğün için herşey hazır sen sadece giyeceğin gelinliği seç onuda yarın halle...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Özgürden
Okul koridorunda yürüdüğüm esnada ayrıca elimdeki meyve suyunun dibinde kalan kısmını ses çıkartarak içmeye çalışıyodum. Sonuçta iki işi birden yapmak çok zordur ama benim gibi şahane bir insan istese hem yürür hem kalan bir damla meyve suyunu içmeye çalışır hemde yürürken etrafına bakabilir.
İŞTE ZEKA İŞTE BEYİN
Sınıfa girdiğimde cansu kankimin kitap okuduğunu gördüm bizim Efekan öküzünün de ona baktığını. Tabi sürekli yaptığı şey ama bir türlü farketmiyor bu durumu. Sınıfta gözleri sürekli onun üstünde evde gözleri onun üstünde kızı bir saat görmesin kıyamet koparacak angut. Cansu kankimin yanına gidip oturdum seviyordum bu kızı ben.
"dondurmalı çiğköftem" bana gülümseyip elindeki kitabı bıraktı "kaşarlı peynirim" gözlerimi kısarak ona baktım "altında başka bir anlam aramam gerekiyormu" otuz iki diş sırıtıp onaylar şekilde kafasını salladı
"kesinlikle gerekiyor"
"kız ben sana birşey diyecem bu ecrin bir türlü bırakmıyor bu efekanın peşini sen ne biçim karısın be git kocana sahip çık"
"aman ne koca ne koca ayrıca bana laf yetiştireceğine sen git elana bulaş sabah bir çocukla gördüm baya ve çocuğa gülüyordu. Hayır yani kız elden gitmesin diye söylüyorum yoksa kesinlikle pislikliğimden değil" ne demek lan Ela bir çocukla gülerek konuşuyor, yolarım parçalarım, yumruk manyağı yaparım, kellelerini vururum. Lan beni delirtmeyin çok pis birşey oluyorum ben
"tövbe, ben ve yalan söylemek, hiç yaparmıyım" suratına ifadesiz bir şekilde bakıp cevap verdim
" evet " " evet yaparım "dedi cansu sırıtarak. Böyle yapınca da tatlı oluyordu haa Efekan BACIM kıskanmakta haklı. " Ama bu sefer yapmadım valla kanka doğru söylüyorum Ela hanım elin heriflerine gülüyordu." sıkıntıyla gözlerimi etrafta gezdirirken yine sevgili mobese kameramız olan efekanı farkettim oda gözlerini cansu dan çekip bana döndürünce ona dil çıkarıp sınıftan koşarak çıktım. Yoksa narin vucudumdaki bazı yerlerim hasar görebilirdi.
Tabikide her zil çaldığı gibi bu zilin çalmasıylada acıktığımı hissettim ve ellerim cebimde kantinin yolunu tuttum, kantinden içeri girdiğimde Ela gözlümü gördüm ama yanında bir lavuk vardı, sanırım cansunun sabah bahsettiği şu kıl kuyruk oluyor kendisi. Yanlarına vardığımda kıl kuyruk beyciğimiz konuşuyordu
"Ne zaman istersen yardımcı olabilirim sana Ela" Ela yüzünde minnet dolu bir gülümsemeyle karşısındaki velete teşekkür etti
"gerçekten çok sağol mete"
"eğer sağ olmak istiyorsa bence buradan uzaklaşmalı" ela hafif sıçarayarak bana dönüp gözlerini devirdi
"ne diyorsun acaba yine özgür" Elayı kolumun altına alıp kıl kuyruğa döndüm "diyorumki eğer sağ kalmak istiyorsa ellerini kollarını yerinde bulmak istiyorsa ikilesin yoksa ben onu dörtler altıya çarpar on ikiye bölerim" çocuk kaşlarını çatıp bana bakmaya başladı ama benim tek surat ifadem ona alayla sırıtmak oldu