Alec ne kadar sürede genç kadının yanına gelip,ona sarıldığını hatırlamıyordu. Ama işte yanındaydı ve genç kadınsa kollarındaydı. Alec, bir süre daha öylece durduktan sonra aralarındaki mesafeyi unuttuğunu fark edip,zorla da olsa geri çekildi. Kendini toparlayıp ona baktığında,kadın daha kendini toparlayamamıştı.
“İçeri girip bir bakacağım , gelmek ister misiniz Bayan Coronel?”
Jennifer, onun yanından ayrılmasını istemiyordu ama eğer o eve girecekse biraz daha dışarıda bekleyebilirdi.
“Sanırım gelmeyeceğim.” İsteksizce söylemişti bu kelimeleri.
“Ah,pekala. Burada bekleyin o zaman.” Alec hızlı adımlarla çıkıp,odaya bir göz atmak istemişti. Ama o da gördüğü manzara karşısında şaşkınlıktan kıpırdayamamıştı. Buna benzer birkaç olay görsede,bu tamamı ile şizofren birinin yaptığı bir şakaydı. Nasıl olabilirdi ki? İlerleyip,kadının başını gördüğünde,bir süre onu incelemişti. Kadının küçük bedeninin bunu nasıl kaldırdığını düşündükçe ona sarılıp,güvende olduğunu söyleme hissi duyuyordu. Onu daha fazla aşağıda bekletmemek için arkasını döndüğünde,kadının kafasının yanındaki fosforlu turuncu rengindeki şey dikkatini çekti. Ona yaklaşıp,ne olduğuna bakmak istemiyordu. Ama içindeki his ona yaklaşıp,ne olduğuna bakması gerektiğini söylüyordu. Hislerine yenik düşüp,koltuğa yaklaşıp turuncu ve parlayan şeyin katlanmış bir kağıt olduğunu fark ettiğinde derin bir nefes verdi. 'Sadece bir kağıt parçası' diye düşünüp,derin bir nefes vererek rahatlamıştı Alec. Eline kağıdı alıp açtığına pişman olmuştu. Bu nasıl bir şeydi böyle? Fosforlu kağıdın ortasına, Jennifer'ın resmi yapıştırılmıştı ve üzerine kırmızı bir kalemle çarpı işareti konulmuştu. Bir süre daha elindeki kağıtla bekledikten sonra,kadının üşüyebileceğini düşünerek aşağı inmeye başladı.
Jennifer, onun hala neden gelmediğini anlayamamıştı. Acaba o,kendinden daha mı çok etkilenmişti? Başına bir şey gelmiş olabileceği düşüncesi gittikçe bastırılamaz bir hale geliyordu. Ayrıca dışarıda çok üşümüştü. Gece tüm soğukluğuyla onu sarmalarken, birisi için hiç bu kadar korktuğunu düşünmüyordu Jennifer.
“Ah,sanırım çatlak bir katilimiz var. Bu iş eğlenceli olacak.” Adam elindeki turuncu kağıdı montunun cebine sıkıştırırken,sanki gördüklerinden hiç etkilenmemişçesine söylemişti cümlelerini. Bu soğuk kanlılığı,kadının içini dondursada onun bu kadar duygusuz biri olduğunu düşünmüyordu. Belki de herkesin dediği gibi kalpsiz ve acımasızdı.
“Eğlenceli olacak? Hiç sanmıyorum..” Kadın daha çok kendi kendine konuşur gibiydi. Onun acımasız biri olduğunu kabullenmek yerine,kendine yeni bir patron yaratır,onunla iş yapardı.
“Sanırım bunlara alışmanız zaman alacak. Ama alışmalısınız,aksi takdirde sizi yanımda çalıştıramam. Sizin yerinize gelmek isteyen birçok kişi var.” Alec ters cevaplar vererek onu kendinden soğutmaya çalışıyordu. Oysa çoktan kadında onunla aynı çelişkiye düşmüştü.
“Yapamayacağımı söylemedim, yarın odanızda gerekli belgeleri bulacaksınız.” Kadın onun bu kaba tavrını anlayamamıştı ama yelkenleri suya indirmeyecekti. Bunu istiyor olabilirdi,ama hayır,yapmayacaktı. Arkasını dönüp hızlı adımlarla bulunduğu yeri terkederken,Alec'in peşinden gelmesini diliyor,bunun için tanrıya yalvarıyordu. Bu gece istediği hiçbir şey olmayacak gibiydi,kadın sabahtan anlamıştı bunu. Yine de bu kadar kötü geçeceğini düşünmüyordu.
Alec,kadın oradan uzaklaşırken peşinden gitmek,onu kendine çevirdikten sonra bedenini bedenine yaslayıp,tutkuyla dudaklarını öpmek istiyordu. İkiside tutkuyla kavrulana kadar,hatta belki sabaha kadar onu orada öpebilirdi,üstelik sıkılmazdıda. adının tadına bakacağını düşündükçe gecenin soğuğunda yanıyordu. Ama bunlar sadece düşüncelerinde kalmıştı. Bir daha hatırlamamak için,beyninin en derin köşelerinden birine itti Alec bunu. Böyle bir şey gerçekleşmeyecek ve bir kez daha hatırlanmayacaktı. Jennifer, giderek ilerliyor,uzaklaşıyordu. Gözden kaybolunca Alec'te yerinden kıpırdayabilmişti. Onu da,Jennifer gibi uykusuz bir gece bekliyordu. Yarında yanında olacağını düşünerek teselli ediyordu adam kendini,hiç değilse ona zarar gelmeyecekti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İmkansız
RomanceAşkın her zaman imkansız olduğunu bilirsiniz. Ama yine aşık olmayı dener,aşık olduğunuzu sanırsınız. Oysa ki 'aşık olmak' diye bir şey yoktur. Eğer sizde böyle düşünüyorsanız, Jennifer Coronel ne yapmalı? Yıllarca aşkın saçma bir şey olduğunu düşünm...
