15. Bölüm

471 26 0
                                        

Alec, Jennifer’ı kucağına almış, öperken ilerlemeyi düşünmüyordu. Onu, burada sabaha kadar öpebilirdi. Kimse de görmezdi.

“Çok soğuk.” Jennifer’ın titrediğini fark edince, eve doğru ilerledi genç adam. Kapıyı açmak için kadını bıraktı ve kapıyı açtığında, adım atmasına fırsat vermeden tekrar kucağına aldı. Dudaklarını tekrar onunkilerle birleştirip kapıyı kapanması için tekmeledi.

“Odan.” Kadın, bunu salonda ya da herhangi bir yerde yapmak istemiyordu. Özel bir şey olduğunu hissetmesi gerekiyordu. Bunu anlamış olan Alec, başıyla onaylayarak merdivenlere yöneldi. Merdivenlerden çıkarken, ona masumca bakan kadını inceliyordu. Jennifer gerçekten de korkuyordu. Vücudunun gerildiği her şekilde fark edilebiliyordu. Alec, onu yatağa yatırıp üzerine eğildiğinde, kadının kalbi göğsünden fırlayacaktı. Adamın dudakları her zamankinden daha baskıcıydı. İkisinin de gittikçe artan arzusu onları etkiliyordu.

Jennifer’ın elleri, ne yapacağını bilmez bir şekilde adamın gömleğine atıldı. Titreyen elleriyle onun gömleğinin düğmeleriyle boğuşuyordu. Alec, uzatmamak için düğmelerini kendisi açıp gömleğini yere attı. Tekrar kadının dudaklarını esir aldığında, onun tadıyla uyuşmuştu. Jennifer, adamın alt dudağını bir yaramazlıkla ısırdığında Alec gülümsemişti. Kadının elleri onun çıplak göğsünde dolaşırken, Alec kadının boynuyla ilgileniyordu. Küçük öpücükler kondurarak aşağıya inen dudakları, elbiselerinden dolayı durmak zorunda kalmıştı. Neyse ki Alec’in elleri, hızlı birkaç hareketle kadının tişörtünden kurtulmuştu. Sutyenle kalan Jennifer, ürperdi. Bu havanın ve Alec’in teninin ona bir anda temas etmesinden olmuştu. Alec, birkaç hareketle onun sutyeninden de kurtulunca kadın nefesini tuttuğunu fark etti. Alec, tekrardan onun boynuna gömüldüğünde, kadının elleri sırtında dolaşıyordu. Yavaşça kadının göğsüne inen dudaklar, Jennifer’ı deli ediyordu. Tırnaklarını acı verecek bir şekilde adamın sırtına geçirdiğinde ikisi birden inledi. Artık, ikisi de durmak istemiyordu. Alec, pantolonundan kurtulduktan sonra aynı hızla kadının üzerine yerleşti. Jennifer’ın nefes alışverişi değişmiş, kalp atışları duyulur hale gelmişti.

“Korkma.” Diye mırıldandı Alec. Genç kadın, onun kendini zor tuttuğunu fark edebiliyordu.

“Korkmuyorum” diye cevapladı kadın onu. Elini uzatıp, adamın yanağına koyduğunda Alec hareket etmeye başladı. Her ne kadar yavaş hareket etse de, kadının altında kasıldığını fark edebilmişti. Jennifer’ın yanaklarından süzülen yaşlar, korkmasına sebep olmuştu. Jennifer, onun duraksadığını fark edince devam etmesi için kendini yukarıya kaldırdı. Bu hareketle, ikisi de inlemiş ve ritmi bulmuşlardı. Bir süre sonra kadının yanına yığılan Alec, hayatında bu anı hiç unutmayacağını düşündü. Kusursuz bir gece yaşamıştı. Sabah ne olduğu umurunda değildi. Tek istediği birkaç günün sorunsuz ve güzel geçmesiydi. Jennifer, ona dönüp başını göğsüne yasladığında, adam onu iyice yanına çekti. Eliyle vücuduna dokunuyor, tepkisini anlamaya çalışıyordu.

“Nasıl hissediyorsun?” Alec’in sorusu çok saçmaydı.

“Mükemmel hissediyorum. Ayrıca yorgun.” Kadının artık kapanmamak için savaşan gözkapakları düşüyordu. Alec, onu daha fazla konuşturmamak için omzuna bir öpücük bıraktı. Aslında, kadın kendini o kadar kasmıştı ki.. Adam, sırtındaki sızının dinmesini beklerken uyuyakaldı.

*

Jennifer, ondan erken uyanmıştı. Bacaklarındaki hızı hareket etmesini engellemiyordu. Ona dönerek gülümsedi. Geceyi hatırladığındaysa, adama sarılarak başını göğüslerine yasladı. Onun bu hareketi genç adamı uyandırmıştı. Alec, ne yaptığını anladığında kadının göğsünün ucunu ısırdı. Çığlık atıp onu iten kadın, geriye kaçacağım derken neredeyse düşüyordu. Alec, onu tekrar yakalayarak yanına çekti.

İmkansızHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin