6.BÖLÜM

373 21 7
                                    

Dün gece yaptığım şey yüzünden uyuyamamıştım. Ona sarıldığımı hatırlayınca bile heyecandan yerimde duramıyordum utanıyordum da tabi ki. O an ki cesaretimle sarılmıştım zaten yoksa yemezdi.

Sabah erkenden kalkıp kahvaltımı yapmıştım ve hazırlanmıştım. İşe gidicektim 12.30 gibi. Şuan ise kitap okuyordum fakat annemin odaya girmesiyle yarım kaldı okumam.

" Napıyosun kızım?"

"öyle kitap okuyordum anne"

"iyi iyi oku. Kızım deden biraz rahatsızlanmış." deyince içimi korku sardı. Dedem bizi babam yüzünden diğer torunlarından ayırırdı fakat onu çok seviyordum.

"Durumu nasıl anne? İyi mi?" dedim hemen. "Korkma kızım durumu iyi ben kardeşlerinle birkaç gün dedenlerde kalıcam onu söylemek için geldim sen evde kalabilir misin?" diye sordu. "Kalırım tabi anne büyüdüm artık" dedi gülerek oda güldü.

Yanıma gelip anlımdan öptü " Tamam o zaman kızım üç saate araba kalkıcak hemen hazırlanıp çıkıcaz bizde" dedi ve odadan çıktı.

Annemlerle beraber bende evden çıkmıştım. Yolda vedalaşıp ayrılmıştık. Annemler kalkıcak olan arabaya ben ise işe gidiyordum. Evden çıkarken Atakan'la karşılaşmamıştık. Merak ediyordum onu. Kendi kendime hevesleniyordum. Umarım bu hikayenin sonunda üzülen ben olmam.

Kafeye vardığımda hemen siparişleri almıştım. Bugün çok kalabalıktı anlaşılan yorucu bir gün olucaktı.

Kafe boşalmıştı fakat Emre ile ben bitmiştik. "İlk defa bir iş günüm bu kadar yorucu geçti" dedi Emre sesinden belliydi yorulduğu. "Bende çok yoruldum" dedim ondan farkım yoktu.

"O zamaan dışarıda bir yemek yiyelim. Ne dersiniz Eylül hanım?" dedi gülerek. Bende bu haline gülüp "Hayır demem Emre Bey" dedim bende. "Hadi çıkalım" dedi ve hazırlanıp çıktık.

Şuan Emre ile beraber lahmacun yiyorduk. Emre gülerek "Kusura bakma anca bu kadar"dedi şakasına demişti bunu. "Ne kusuru canım lahmacunu çok severim iyi ki geldik" dedim. Gerçekten çok seviyordum lahmacunu.

"Ee Eylül kendinden bahsetsene biraz" dedi ilgili bir sesle. "Imm... On dokuz yaşındayım. Bursa'da okuyordum fakat tatil olduğu için buraya ailemin yanına geldim bu kadar... Sende bahsetsene kendinden" dedim aynı onun gibi.

"Tabi... Bende yirmi iki yaşındayım. Üniversiteyi bitirdim. Burada yanlız yaşıyorum ve en önemlisi de bekarım" dedi gülerek. Bu haline bende güldüm. Şuan tatlı ve komik duruyordu.

Saate baktığımda geç olduğunu farkettim. "Artık eve gitsek mi" dedim hemen. "Olur geç olmuş bekle hemen geliyorum"dedi ve gitti. Sanırım hesabı ödemeye gitmişti.

5 dk sonra geldi hazırlanıp çıktık. Emre yolda ilerlerken bana dönüp "Seni eve ben bırakıcam?" dedi izin alır gibi. "Olur" dedim bende.

Yolda yürürken baya sohbet etmiştik çok iyi çocuktu. Sempatik ve tatlıydı. Kapının önüne geldiğimizde. "Bugün için teşekkürler Eylül çok güzeldi." dedi o böyle diyince utanmıştım. "Bende teşekkür ederim" dedim. Bir anda bana sarıldı bende ayıp olmasın diye karşılık vermiştim. O sırada etrafıma bakınırken sokağın başındaki Atakan'ı görmüştüm fakat çok sinirliydi. Acaba sarılmamıza mı kızmıştı? Hadi ama Eylül neden kendini kandırıyosun ki dedim kendi kendime.

Emre benden ayrılıp 'görüşürüz' dedi ve gitti. Atakan eve doğru geliyordu ve şuan ki yüz ifadesi korkunçtu. Hızlıca kapıyı açmaya çalışıp içeri girdim. Tam kapıyı kapatacaktım ki içeri Atakan girdi ve kapıyı kapatıp beni kapı ile bedeni arasına aldı. Sürekli bu şekilde durmak zorunda mıydı.

HİSAR MAHALLESİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin