Bölüm 1834 kelime dostlar!
Sabırla okuyun,sizi seviyorum
Oy verdiniz mi?
Bölüm Şarkısı: Lana Del Rey•Dark Paradise
Lütfen şarkıyı da açın, bu bölüm için oldukça önemli!
~
"Rakibinizin en güçsüz anı, sizin en güçlü olmanız andır."
Hayatın her anında, sizin kötülüğünüzü isteyen, sizin başarısız olmanızı isteyen biriyle karşılaşma olasılığınız çok yüksekti.
Çocukluğunda çok sevilen ben, büyük umutlar ve sevinçlerle girdiğim lisede, hiç üzülmediğim kadar üzülmüş, hiç bu kadar acı çekmemiştim. Çaresiz ve kötü hissetmiştim...
Şimdi bana o acıyı çektirenlerden, onlarında çaresizliği hissetmeleri için hazırlanıyordum.
Üzerime nar çiçeği rengi bluzumu ve siyah deri pantolonumu gitmiştim. İnci küpelerimi takmış ve Asrın'ın geçen sene doğum günümde armağan ettiği kolyeyi takmıştım. Saçımı topuz yapmıştım. Şimdi de sade ama hoş bir makyaj yapmaya çalışıyordum.
Rimelimi de sürdükten sonra aynaya tekrar baktım ve derin bir nefes aldım. Sanki sahneye çıkacak benmişim gibi görünüyor olabilirdim ama özel günlerde hep böyle özenli olmayı severdim.
Kaldı ki, bugün ekstra önemliydi.
Yatağımın üstünde duran telefonumu aldım ve mesaj gelmiş mi diye kontrol ettim. Ardından duvardaki saate baktığımda akrep ve yelkovanın 18.00'i gösterdiğini fark etmemle hemen siyah çantamı aldım ve koşarak aşağı indim.
"Anne, baba! Ben çıkıyorum, düet saat 19'da ve benim erken gidip Asrın'la Beliz'in yanında olmam gerekiyor." diye salonda televizyon izleyen aileme seslendim. İçeriden "Tamam kızım, dikkat et, çok gecikme, bir şey olursa da ara bizi!" Diye annemin telaşlı sesine gülümsedim ve "Merak etmeyin!" deyip siyah topuklu botlarımı da giyip sokağa fırladım.
Düet için Asrın ve ailesi bizi bırakacak, ama düete kalmayacaklardı. Ailelerin girmesini istememişlerdi, sadece Asrın ve Beliz'in gittiği kurstaki öğrenciler ve tanıdıkları katılıyordu.
Siyah bir araba kapımızın önünde durduğunda bunun Asrın'ın ailesinin arabası olduğunu anlamıştım. Hemen arka koltuğun kapısını açtım ve bindim. Adil amca şoför koltuğunda otururken yanındaki ön koltukta da Canan teyze vardı. Asrın arka koltukta,yani benim yanımda, başını cama yaslamıştı.
Canan teyze, arkasını yarım dönerek, yani bana doğru, "Berrakcığım nasılsın?" dedi tatlı bir gülümsemeyle.
"İyiyim, Canan Teyze. Sen nasılsın? Ne zamandır görüşemiyoruz."
Canan teyze tam ağzını açıp cevap verecekti ki Adil amca gözünü yoldan çekmeden cevapladı: "Senin yüzünden kızım, senin yüzünden! Biz ne yapalım, oğlumu tek bir mesajla terk eden sensin! Hayır yani, bunun üstüne bir de biz mi arayacaktık? Allah Allah, ne saçma işler yahu?"
Bunu beklemediğim için donakaldım.
Canan teyze, Adil amcanın omzuna dokundu ve "Şimdi sırası değil Adil, lütfen bunu konuşmuştuk, çocukların keyfini kaçırmayalım." dedi yumuşak sesle. Ama Adil Amca onu duymayıp hâlâ oğlunu terk ettiğim için sövmeye devam ediyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AYRILIK | Texting
Teen FictionDüzenlenmiş yeni hâli şu anda profilimde yayımlanıyor, onu okumanızı öneririm fakat bu versiyonu da bırakmak istedim. - Berrak: Asrın, ben ayrılmak istiyorum. Asrın: Ne? Asrın: Şaka yapıyorsun değil mi Berrak? - Ayrılan iki sevgili tekrar birleşebil...
