-20-

30K 1.9K 1.2K
                                        

- Kim Taehyung -

Kendimi çok yorgun hissediyordum. Hem mental hem de fiziksel açıdan çökmüş durumdaydım. Uyanıp olan biteni hatırladığım ve kendimi Jungkook'un yatağında bulduğumda düşündüğüm tek şeydi bu.

Kendi odamdan kaçarken onun odasında uyanmak tuhaf hissettirmişti. Fazla beklemeden kalkıp banyoya girmiş, yüzümdeki yara izlerine baktıktan sonra konuşma seslerini takip ederek alt kata inmiştim.

Jungkook'un annesi beni sevgiyle kucaklayıp mutfağa götürmüştü. Bana en sevdiğim pastadan yaptığından bahsediyordu ama o an aklım sadece salonda uyuyan Jungkook'taydı.

Şimdi anlıyordum.

Bana kıyamazsın, affedeceksin derken bunları kastediyordu. Haksız değildi ama çok yanlış bir yolla korumaya çalışmıştı beni. Güvenimin nasıl sarsıldığını tahmin bile edemezdi.

Dakikalardır önümdeki pasta dilimiyle bakışıyordum. Kaç saat uyuduğum hakkında bir fikrim yoktu ama gözlerim çok fena acıyordu. Jungkook uyanmalı ve bana sarılmalıydı.

"Daha iyi misin?"

Seokjin elini alnıma koyup ateşim var mı diye bakarken onun ve diğerlerinin içini rahatlatmak amacıyla gülümsedim. Dudağımın hemen kenarındaki henüz kabuk bağlamış olan yara acıdığında ise gülüşüm soldu.

Beynimde hâlâ o adamın sesleri yankılanıyordu. Yumruklarına ya da tekmelerine seve seve katlanıyordum ama sözleri... Canımı en çok ağzından çıkan kelimeler yakıyordu. Farkında değildi tabii. Nasıl olsa o beni çocuğu yerine koymuyordu.

"Tatlım, beğenmedin mi? İstediğin bir şey varsa yapabilirim."

Ellerini omuzlarıma koyarak yüzüme bakan Bayan Choi'ye gülümsedim. "Teşekkürler. İştahım yok ama birazdan yiyeceğim. Çok güzel görünüyor."

"Kendini zorlama. Dinlenmek istersen salona geçebilirsin."

Kafamla onaylarak sandalyeden kalktım. Diğerleri muhtemelen salonda Jungkook olduğundan beni yalnız bırakmak adına kıpırdamadılar. Birkaç adımda zaten birleşik olduğu için salona girdim ve onun uyuduğu koltuğa ilerledim.

Üzerine ince bir battaniye örtmelerine rağmen hep yaptığı gibi üstünü açmıştı. Yere oturup sırtımı koltuğa yasladım.

Hâlâ anlayamıyordum.

Kafamda onlarca soru vardı. Uyumasını istemiyordum. Uyanmalı, bana her şeyi mantıklı bir şekilde anlatmalı ve sebeplerini sıralamalıydı.

Tüm bu şeyler saçma geliyordu çünkü. Babamdan nasıl haberi olabilirdi? Bahsettiği video neydi? Ne işler çevirip beni ilgilendirmesine rağmen bana anlatmamıştı? Bunları tek tek açıklayacaktı bana.

Kafamı çevirip yüzüne baktım. Bu günler içinde benden bir farkı olmadan bitkin düşmüştü. Sanki ayrılan o değilmiş gibi.

Dudağının altındaki bene bakarak iç çektim. Geri gelmiş olmasına rağmen hâlâ aramızda kilometreler varmış gibi hissediyordum. Bu his nasıl geçecekti?

Parmaklarımı uzatsam tenine dokunamayacaktım sanki.

Kendime hakim olamayıp dizlerim üstünde doğruldum ve saçlarını okşadım. İşte burdaydı. Ellerimin altında onun yumuşak saçları vardı yine. Uzun zamandır yapamadığımı yapıyordum şimdi.

"Kookie, uyan."

Uykusu fazla ağır olmadığı için çabucak gözlerini kırpıştırdı. Karşısında beni görmeyi beklemiyor olmalı ki birkaç saniye hayal görüyormuş gibi bir ifadeyle baktı suratıma.

class b ✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin