12. Hayali Dokunuşlar

19.8K 1.3K 301
                                        

19.09.2021

***

Dilenci değilim ama hayrına 3-5 yorum...
☺️☝🏻

Sabahın erken saatlerinde, içimde yine farklı bir huzursuzlukla uyandım. Moodum ekstra düşük, yaşama sevincinden yoksun, sanki tüm kötülükler üst üste gelmiş de, aralarında boğuluyormuş gibi bir hissiyatı vardı. He, ne olduğunu sorarsanız da bunu dile getireceğim bir nedenin de olmaması oldukça düşündürücüydü. Günler böyle geçmeye başlamıştı. Tuhaf olan, şirkete girdiğim birkaç saatin ardından eski neşem ve heyecanımın yerine gelmesiydi. Belki de çalışmak beni sandığımdan çok daha olumlu etkiliyordu, bilmiyordum.

Kahvaltı sonrası evden çıkıp otobüs durağına ilerledim. Artık paramı alıp işimi görecek nitelikte bir araba almak istiyordum. Kim bilir, belki de azla yetinme gereksinimi duymayıp hayalimdeki o arabayı bile alabilirdim. Tabii bunun için önce hakkım olan parayı almalıydım.

Otobüs durağında beklerken, benim gibi işe gitmesi gereken birçok insan vardı. Çalıştığım şirkette gördüğüm insanlar arasında değildi. Belki olsa iyi olabilirdi, bu sıkıcı yolculuk daha iyi geçebilir, bana yol arkadaşı olabilirdi.

Otobüsün geldiği esnada bakışlarımı o insanlardan çekip otobüse yönelttim. Sabahın bu saatlerinde aşırı yoğun olması sebebiyle bırakın boş koltuk bulmayı, ayakta duracak alan bulmakta bile zorlanıyordum.

Yaklaşık 40 dakikalık yolculuk sonrası şirketin yakınlarındaki durakta inmiştim. Hızla yolu arşınlamaya başladım. Şirket binasına girişte bile yoğunluktan dolayı turnikelerden geçerken bir süre oyalanmak zorunda kalmıştım. Asansöre ilerlerken arkamdan gelen adım sesleriyle kaşlarımı çattım. Hızlı hızlı gelen topuk sesiyle ilk anda merakla bakmak istiyordum ancak kendimi tutmuştum. Bu kadar acele etmesi gereken nedeni merak etmiştim.

Sonra bunu neden merak ettiğime göz devirmiştim.

Şirket binasına girince içimde oluşan o sıkıntı dolu hissin bir parça da olsa kaybolmasını dilemiştim ancak moodum hâlâ düşüktü.

Asansörün önüne geldiğim esnada bedenimi çevirmem ve bakışlarımı etrafta gezdirmem sonucu birini fark etmiş ve bir anda vücudumu ele geçiren o tanıdık his karşısından afallamıştım. Halbuki kendisinden önce kokusu yayılıyordu etrafa, bu sefer neden burnuma gelmediğini sorgulamıştım. Pekala sanki bunu sorgulamam gerekmiyordu değil mi? Evet, tuhaf detaylara takar olmuştum.

Bakışlarımı üzerinde hissettiği için aynı şekilde karşılık vermiş ve tebessüm etmişti. Otomatikman dudaklarım kıvrılmış ve ben de tebessüm ettim. Bakışlarım yanındaki asistanına kaydı. Duyduğum topuk sesi kadından gelmiş olmalıydı. Zira, Kıvanç beyin yanında koşturmak için verdiği performans sonrası yorulduğu belliydi.

Asansörün kapısı açılmasıyla ben ve birkaç çalışan içeriye girmiştik. Normalde, sadece çok daha az kişinin olduğu asansöre bindiğine şahit olduğum patronum da binmişti asansöre. Tek şaşkın olan ben değildim sanırım, kaşları şaşkınlıkla havaya kalkan asistanıyla doğru kanıya vardığımı anlamıştım.

Bozuntuya vermeden hafifçe öksürüp patronunu takip etti. Asansöre çalışanlar doldukça arkaya arkaya ilerlemek zorunda kalıyordum. Otobüsten sonra bu kadar tıkış tıkış alan beni bunaltmıştı açıkçası.

Neredeyse asansör aynasına yapışmamla oflarken küçük alanda daha da yayılan kokuyla kısa bir an duraksadım. Pekala, dediğim gibi küçük bir alandı ama daha da yakınlaşan kokuyla eğdiğim kafamı kaldırmıştım. Normalde, aramızda birkaç insan olmalıydı ancak ne ara yanıma kadar geldiğini anlamamıştım.

HIRS | bxbBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin