28.10.2021
***
Kıvanç'ın evime gelmesi ve yaşadığımız şeyler sonrasında hayatımda bazı şeyler de rayına oturmuştu. Benim için Ufuk'un düşünceleri çok fazla önem arz ediyordu. Onu görmesi ve tanımasıyla biraz olsun daha olumlu yönde evrilmişti düşünceleri. Bu da benim daha rahat olmama sebep olmuştu. Tabii ki her şeyi etrafımdaki insanlara göre yaşamazdım. Kendi kararlarım da önemliydi, ki sonrasında olacak şeyler, yöneleceğim yerler benim kararlarım doğrultusunda olurdu ancak hayatımda büyük önem taşıyan birinin düşünceleri elbette ki önemliydi. O benim olmayan ailemdi, tek destekçimdi.
Kahvaltı sonrası evden çıkarken yine bana bir sürü şey tembih etmişti. Kafamı sallayıp uysal biçimde konuşmamla yüzü aydınlandı. ''Oy oy söz de dinlermiş.'' dedi yanaklarımı sıkıp birer öpücük kondururken. Arada böyle şeyleri oluyordu.
Elini gülerek itmiş ve bedenimi geriye çekmiştim. ''Hadi git sen. Geç kalma işe.'' Kafasını sallamış ve hızla koridora çıkmıştı. Elini sallayıp merdivenlerden inerken benim yüzümde kocaman bir gülümseme oluşmuştu.
Yaklaşık 20 dakikanın ardından ben de çıktım evden. Yine uzun bir yolculuk sonrası şirket binasına giriş yaparken gözlerim onu arıyordu. Telefonda konuşmuş, kanayan burnu için durumunu sormuştum. Ancak tabii ki yüzünü görmeden rahat edemiyordum.
Asansöre ilerlediğim sırada Kıvanç'ın asistanıyla beraber karşı taraftan geldiğini gördüm. Onu görür görmez bile vücudumu sıcaklık basmıştı. Ona olan sevgim ve heyecanım asla dinmiyordu. Her seferinde aynı duygular bedenimi ele geçiriyordu.
Bakışlarımız buluştuğunda kısa süreliğine durakladı. Yüzünü geniş bir gülümseme kaplarken aynı şekilde karşılık verdim. Çok fazla dikkat çekmek istemiyordum. Zira bana olan davranışları sonrasında kayırma mı yapılıyor diye düşüncelerin dolaştığını biliyordum. Dedikoduya aç bu şirkette haberler hızla yayılıyordu. Bu gülüşlerini ve bakışları ne kadar saklasa da diğerlerine oranla daha nazik ve toleranslı olması, başkalarının gözünden kaçmamıştı pek tabii. Bu konuyu onunla konuşmaya aklıma not ettim.
Asansörün önüne gelip benim gibi sabırsızca bekleyen diğer çalışanların yanında yerimi aldım. Az sonra asansör bulunduğum kata ulaştı, ben de adımlarımı geniş asansöre yöneltmiştim. Buraya her girdiğimde yaşadığımız o anlar aklıma geliyordu. Şu anda da benim daha da sıcaklamama sebep olup kravatımı gevşetmemi sağlayan duygular gibi...
Ofisimin olduğu kata gelip yürümeye başladım. Gün içerisinde onunla konuşmak istiyordum ancak asistanla olan yoğun konuşması ve yine diğer çalışanların işle alakalı koşturması sonucu yoğun bir gün olacağını anlamıştım. Umarım az da olsa bir araya gelme vaktini bulabilirdik.
***
Gün içerisinde yoğun işlerimi halledeyim derken Kıvanç'la bir araya gelme fırsatı bulamamıştık. Mesai saatimin bitmesine 3 saat vardı ve uzaktan gördüğüm kadarıyla yetinmek zorunda kalmıştım. Mesajlarıma da cevap vermemesi sinirlerimi bozmaya başlamıştı. ''Hadi gelin terasa çıkıp mola verelim.'' Ekibin ayaklanması ve Ayça'nın bana bakmasıyla, aynı teklifin bana da yapılacağını anlamıştım. Ki çok geçmeden: ''Hadi Devrim sen de gel. Yeterince çalıştık zaten. Biraz mola verelim.'' demesiyle kafamı iki yana salladım. Planım kalan işi de 1 saatte bitirip diğer 2 saati Kıvanç'la geçirmekti. Tabii mesajlarıma cevap verseydi...
''Ben gelmeyeceğim. Siz gidin.'' Bu gibi konularda ne kadar kararlı olduğumu bildiği için üstelemedi. Onlar odadan çıkarken ben işlerime devam ettim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HIRS | bxb
Novela Juvenil[TAMAMLANDI] Tırnaklarıyla kazıya kazıya gelmiş, zeki, hırslı bir karakter ve onu her anlamda zorlayacak bir patron arasında geçecek, yoğun duyguların hissedileceği bir hikaye... Başlangıç: 22.08.2021 Bitiş: 12.05.2023
