Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"İyi olduğuna emin misin?"
Jackson kısık bir sesle konuşarak elini omzuma çıkardığında kafamı onaylar anlamda salladım ve derin bir nefes verdim.
"Dünyanın sonu değil Asteria, bunu daha fazla dert etme."
Jackson sakin bir sesle konuştuğunda alayla güldüm.
"Eğer bir gün yıllarca işkence gördüğün kişi gelip dudaklarına yapışırsa sen benden daha sakin davranabilirsin Jackson, kusura bakma ama bu benim için dünyanın sonu."
Kapının arkasından gelen sesle gözleri hızlıca oraya çevirdim.
"Üzgünüm, rahatsız etmek istememiştim."
Bucky kısık bir sesle konuştuğunda alayla güldüm ve kafamı iki yana salladım.
"Benimle dalga geçiyor olmalısın."
Kendi kendime konuştuğumda Jackson kapıya doğru ilerledi.
"Size izin vereyim."
Jackson bir şey söylememe izin vermeden dışarıya çıktığında Bucky bana doğru ilerledi.
"Yaklaşma."
Adımları anında durduğunda derin bir nefes verdim ve ona doğru döndüm.
"Ne istiyorsun?"
Sert bir sesle konuşarak ona dikkatle bakmaya başladığımda duraksadı.
"Sadece özür dilemek istedim."
"Neden bir aptal gibi davranmayı kesmiyorsun?"
Sinirle ona doğru ilerlediğümde Bucky bir şey söylemeden durmaya devam etti.
"Yaptığın her şey bir özür ile unutulacakmış gibi davranıyorsun. Sana iyi davranmaya çalıştım Bucky, bunu gerçekten denedim."
"O yüzden mi beni yok sayıyorsun?"
Bana doğru ilerlediğinde birkaç adım geriledim.
"Ne?"
"Sana her yaklaşmaya çalıştığımda, bir şeyleri düzeltmeye çalıştığımda hepsi ters tepiyor çünkü sen beni yok sayıyorsun."
"Ne yapmamı bekliyorsun, bana yaptığın onca şeyden sonra boynuna mı atlamalıyım?"
"Tüm her şeyi Tony yapmış olsaydı affederdin değil mi? Senden gizlediği her şeyi öğrenmene rağmen onunla birliktesin."
"Ne saçmalıyorsun? Aynı şey değil."
Şaşkınlıkla konuştuğumda Bucky sinirle güldü ve bana nefesini yüzümde hissedebileceğim kadar yaklaştı.
"Senden sakladıklarını öğrenmene rağmen onunla olmaya devam edebilecek misin?"
"Tony her şeyi benim iyiliğim için yaptı, senin aksine. Sırf benden sakladıkları için onu bırakıp sana mı güvenmeliyim, bana yıllarca işkence eden Kış Askerine mi?"
Sinirle güldüm ve onu sertçe ittirdim.
"O ben değildim."
Bucky kısık bir sesle konuşarak kafasını iki yana salladığında gözlerimi kıstım ve üzerimdeki tişörtü bir çırpıda çıkardım.
"Bunlara dikkatli bak."
Bucky hızlıca arkasına döndüğünde onu sertçe kendime doğru çevirdim.
"Daha bende bıraktığın izlere bakamıyorken nasıl karşıma geçip böyle konuşabiliyorsun?"
Bucky ellerimi tutarak bana sıkıca sarıldığında geri çekilmeye çalıştım fakat çok güçlüydü.