Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Yaptığım antrenmandan sonra uyuşuk adımlarla odaya girerek üzerimdeki tişörtü bir çırpıda çıkartarak yatağın üzerine fırlattım.
"İyi bir manzaraydı."
Bucky'nin sesini duyduğumda hafifçe irkilerek yatağın köşesinde oturmuş bana baktığını gördüm. Ne ara karşımda oturan birini göremeyecek kadar dikkatsiz olmuştum?
"Seni ürküttüm mü?"
Bucky bana doğru yaklaştığında derin bir nefes vererek ona sırtımı döndüm. Dolaba doğru ilerlediğimde fark ettiğim şey ile vücudum kasıldı.
Üzerime hızlıca bir tişört geçirdiğimde Bucky birkaç adım geri çekildi.
"Igor seni başarısız olduğun için cezalandırmak istedi, bunu yapan bendim. Yaşanan her şeyi hatırlıyorum."
"Siktir git Bucky, ne yapmak istiyorsun?"
"Benden kaçıyorsun."
Sinirle ona sert bir yumruk attım.
"Ne, benden ne istiyorsun?" Sana seni affetmeye çalıştığımı söyledim, bu bir yalan olsa bile sırf daha fazla kendini cezalandırma istedim. Bende bıraktığın travmaları unutup sana aşık olmamı ya da seninle yatmamı mı istiyorsun?"
Bucky sessiz kaldığında hafifçe güldüm.
"Benim seni affetmemi istiyorsun çünkü ben seni affetmezsem kendini cezalandırmaya devam edeceksin. Ne var biliyor musun, seni affetmeyeceğim."
Bucky çenesini sıktığında ona doğru yaklaştım.
"Ne o sinirlendin mi, yoksa eski günlerdeki gibi beni öldüresiye dövmek mi istiyorsun?"
Bucky sinirle elimi tutarak beni itekledi.
"Ne saçmalıyorsun sen? Beni affetmeni istiyorum çünkü sana aşığım, senin yakınında olmak istiyorum. Tony'i senin yanında görmeye tahammül bile edemiyorum, duydun mu?"
"Bana yaptıklarının aşkla ilgisi yok."
"Tek söyleyeceğin şey bu mu?"
Kafamı onaylar anlamda salladım.
"Ne olursa olsun sana kendimi affettireceğim."
Bucky bana son kez bakarak kapıyı sertçe kapatarak odadan çıktığında kendimi tutmayı bırakarak ağlamaya başladım. Kapı bir anda açıldığında umursamadan başımı dizlerime gömdüm.
"Sorun yok, yanındayım."
Jackson beni kendine çektiğinde kollarımı sıkıca boynuna doladım.
"Daha fazla dayanamayacağım, nefes alamıyor gibi hissediyorum."
Hıçkırarak konuştuğumda Jackson hafifçe geri çekilerek yüzümü gizleyen saçlarımı geriye çekti.
"Gidebiliriz Asteria, sadece sen ve ben eskisi gibi. Seni üzen her şeyden uzaklaşabiliriz, bunu biliyorsun, değil mi?"
Kafamı salladığımda Jackson'ın gözünden akan yaşı görebilmiştim.
"Sahip olduğum tek şey sensin, sana zarar gelmesine asla izin vermem."
"Biliyorum."
Derin bir nefes vererek yavaşça geri çekildim.
"Onu seviyor musun Asteria, seni bu kadar üzen şey bu mu?"
Kafamı iki yana salladım.
"Onu sevmiyorum ama onun beni sevmesine dayanamıyorum. Olmaz Jackson, ona hala yaklaşmaya korkuyorken beni sevmesine dayanamıyorum."
Jackson derin bir nefes verdi ve yavaşça ayağa kalkarak beni de beraberinde kaldırdı.
"Şimdi gideceğim ve sana biraz zaman tanıyacağım, geri geldiğimde ağlıyor olursan bozuşuruz."
Söylediğinde hafifçe güldüğümde Jackson gülümsedi ve yanağıma ufak bir öpücük bırakarak kapıya ilerledi. Bana son kez bakarak odadan çıktığında kendimi yatağa atmaktan başka mantıklı bir şey düşünmemiştim.
•
"Barnes!"
Bucky gözlerini bana çevirdiğinde ona doğru ilerleyerek yüzüne sert bir yumruk attım.
"Ondan uzak duracaksın, onu yıprattığını görmüyor musun?"
"Bunu sen mi söylüyorsun Jackson?"
Kaşlarımı kaldırdığımda Bucky bana doğru ilerledi.
"Bilmediğimi mi sanıyorsun? Igor'un adamı olduğunu."
Ellerimi sıkıca yumruk yaptığımda Bucky'nin gözleri oraya kaydı.
"Bu geçmişte kaldı."
"Asteria bunu umursamaz. Igor'un seni onu takip etmek için tuttuğunu öğrendiğinde umursadığı tek şey bu olur."
Yakasına yapıştığımda Bucky beni sertçe itti.
"Ona söylemeyeceğim çünkü ona değer veriyorum, en yakın arkadaşının da bir yalancı olduğunu öğrenmesine izin vermeyeceğim."
Bucky bana son kez bakarak ilerlediğinde derin bir nefes vererek saçlarımı çekiştirdim. Asteria'nın bunu öğrenmesine izin veremezdim.