Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Bana neden söylemedin?"
Tony derin bir nefes vererek konuştuğunda titreyen ellerimi saklamaya çalıştım.
"Söyleyemezdim."
Kısık bir sesle konuştuğumda Tony yerde olan bakışlarını bana çevirdi. Ne hissettiğini anlayamıyordum.
"Sana gelip Bucky'nin beni öptüğünü söyleyemezdim."
Tony'nin elleri yumruk olduğunda titrek bir nefes verdim.
"Onu seviyor musun?"
"Ne?"
Şaşkınlıkla konuştuğumda Tony omuz silkti.
"Bu oldukça basit bir soru, onu seviyor musun?"
"Hayır, onu sevmediğimi biliyorsun."
"Ama onu önemsiyorsun."
Dudaklarım konuşmak için aralandığında Tony susmam için ufak bir işaret verdi.
"Onun için hayatını tehlikeye atarak o aptal defterin peşine düştün, bana yalan söyledin. Ona güvendin Asteria, sana defalarca kez işkence ettiğini söylediğin adama inandın."
Hafifçe güldüm ve hızlıca ayağa kalktım.
"Ona güvendim çünkü etrafımda ondan başka kimse yoktu. Igor beni öldürmek için arkamdan adamlarını yolladığında yanımda durup gelecek olan savaşa hazırlanan tek bir kişi vardı, sen yanımda yokken ona güvendiğim için beni suçlayamazsın."
"Onunla öpüştüğün için suçlayabilirim ama."
Tony sinirle konuştuğunda titrek bir nefes verdim.
"Böyle olmadığını biliyorsun."
Tony gözlerini gözlerime kenetledi.
"Barnes sana aşık."
"Ama benim aşık olduğum kişi sensin, başka hiçbir şeyin önemi yok."
Hızlıca konuştuğumda Tony bir şey söylemedi. Kafamı iki yana sallayarak çıkmak için hareketlendiğimde Tony'nin beni kendine çekip öpmesi bir oldu, sanırım sürekli aniden öpülmek en büyük derdimdi.
"Bana aşık olduğunu duyduğum kısım oldukça güzeldi."
Tony alayla konuşarak hafifçe geri çekildiğinde derin bir nefes aldım.
"Sana sinirliyim, oldukça sinirliyim."
Tony kısık bir sesle konuşarak beni biraz daha kendine çektiğinde ellerimi sırtına çıkardım.
"Seni suçlamıyorum Asteria, istesem de suçlayamam."
"Tony."
Fısıltıyla konuştuğumda Tony durmam için elini dudaklarıma çıkardı.
"Barnes'ın sana nasıl baktığını gördüm, onu öldürmemek için zor durduğumu da söyleyebilirim."
Hafifçe gülerek konuştuğunda gülümsedim.
"Bana söz ver, ona onun sana baktığı gibi bakmanı istemiyorum Asteria."
"Söz."
Fısıltıyla konuştuğumda Tony gülümsedi ve kollarını belime sıkıca dolayarak sarıldı. Artık sırtımda taşımak zorunda olduğum bir yük kalmamıştı.
•
"Kendini fazla zorluyor gibisin."
Gelen sesle kapıya döndüğümde Fury'nin geldiğini görmemle gözlerimi kıstım ve bana doğru gelişini izledim.
"Bu ziyaretini neye borçluyum?"
Elimdeki havluyu sandalyenin üzerine bırakarak konuştuğumda Fury elinde tuttuğu dosyayı bana doğru uzattı.
"Sana bir görev getirdim, ilgileneceğini düşünüyorum."
Dosyayı kısaca inceledikten sonra gözlerimi beni dikkatle inceleyen Fury'e çevirdim.
"Hydra yıllarca Shield'ın arkasına gizlendi, Hydra'yı yok etmek aynı zamanda Shield'ı da yok etmek demekti."
"Peki ya benden istediğin şey ne?"
"Kurtarmanı istediğim birkaç şey var, ayrıca yok etmeni de istediğim."
Kısa bir an düşündükten sonra kafamı onaylar anlamda salladım.
"Patron sensin, ne zaman istersen hazırım."
Fury hafifçe gülümsedi ve kafasını onaylar anlamda salladı.
"Seni bekletmemeye çalışırım."
Bir şey söylememe izin vermeden gittiğinde derin bir nefes verdim. Uzun zaman sonra işe geri dönmüştüm.