Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Uykusuzluğun bedenimi esir almasına rağmen gözlerim kapanmamak için direnmeye devam ettiğinde kısık sesli bir küfür ederek sinir bozucu bir şekilde bedenime dolanmış olan yorganı itekledim ve yatakta doğruldum.
Yaşanan şeyler aklımdan çıkmıyor ve bozuk bir plak gibi dönüp duruyordu. Gözlerimi sıkıca kapattım ve titrek bir nefes verdim. Kafamı yastığa koyup uyumaya çalıştığım her an geçmişim beynimin içinde dolanıp bana rahat vermiyor, sanki bana suçlu olduğumu göstermeye çalışıyordu.
Gözlerimi açarak kısaca etrafta gezdirdim ve aklıma gelen şeyle elimi yandaki dolaba götürdüm. Geçmişi kovamıyorsam, ona doğru yolculuğa çıkardım. Ellerim yıpranmış ve sayfaları sararmış günlüğümün üzerinde gezindi. İçime titrek bir nefes çektikten sonra ilk sayfayı açtım, daha okumadan bile bu günlüğün sırtımda büyük bir yük bırakacağını biliyordum, buraya yazdıklarımın ağrılığını tahmin edebiliyordum ama bir gün bunu okuyacağımı bildiğim için yazmıştım her şeyi.
"Hadi bakalım Asteria, hazır mısın görelim."
Kendi kendime konuşarak derin bir nefes verdim ve gözlerimi silik yazılarda gezdirdim.
29 Mayıs 2007
Bugün buradan ikinci kez kaçmaya çalıştım. Beni buna iten şey ilk denediğimde bana verilen yaraların geçmeye başlamasıydı, yaralarım geçtiğinde yerine başka yaralar gelmez sanmıştım ama Igor geçmelerine izin vermemişti. Canım yanıyor, keşke buradan kaçabilsem.
Günler geçti, bir daha kaçmaya çalışmadım. Bugün burada biriyle karşılaştım. Jackson, adı Jackson. Sanırım artık eskisi kadar yalnız hissetmiyorum.
Gördüğüm isimle dudaklarım kıvrıldı, Jackson beni kurtaran kişiydi. Başka bir sayfaya çevirdiğimde günlüğümün neredeyse yarısının yırtık olduğunu görmek kaşlarımın çatılmasına neden oldu. Çocukluğumun orta sayfaları yırtıp atılmıştı.
4 Temmuz 2021
Bugün son kez Kış Askeri'nin önüne atılmıştım, bugün ona karşı kendimi ilk kez savunmuştum. Kış Askeri'nin kanını akıtmıştım, tıpkı Igor'un yapmamı istediği gibi. Her şey bir damla kan içindi, artık eziyetim bitmişti.
Aklıma gelen görüntülerle yerimde rahatsızca kıpırdandım ve son sayfayı açtım, bu deftere yazdığım son şeydi. Tarih atmaya gerek duymamıştım bile.
Bugün kendimi ilk defa bir yere, birine ait hissettim. Tony Stark ellerimi sıkıca tutarak beni koruyacağını söylediğinde kendimi ona ait hissettim. Bu zamana kadar kimse bana beni koruyacağını söylememişti, bana kendimi nasıl koruyacağım öğretilmişti. İlk defa birinin beni korumasını istedim.
Hafifçe gülümsedim ve günlüğü kapatarak yerine koydum. Kimsenin öğrenmemesi gereken sırlarım o tozlu sayfalarla birinin elinde dolaşıyordu ama bunu umursamak istememiştim, kim olduğunu biliyordum, zamanı geldiğinde o sayfaların yerine konulacağını da biliyordum. Hiçbir şeyi umursamadım, kendi kendime gülümsedim, yorganımın içine kıvrıldım ve gözlerimi kapattım. Bugün umursamamayı seçtim.
•
"Günaydın."
Tony yanağıma ufak bir öpücük bırakarak yanımdaki sandalyesine yerleştiğinde ona ufak bir tebessümle karşılık verdim.
"Her şey yolunda mı?"
Tony dalgınlığımı anlamış olacak ki hafifçe bana doğru eğilerek konuştu. Dudaklarım aralandığı sırada diğerlerinin de masaya oturmasıyla zaten doğruları söylemeyecek olan dudaklarım kapandı. Gözlerim Bucky'nin üzerinde dolaştığında bunu fark ederek gözlerini bana çevirdi. Ona neden dikkatlice baktığımı anlamadığı için gözlerini kaçırdı ve yerinde kıpırdandı, bakışlarım onu rahatsız etmişti.
"Ağzını bıçak açmıyor Asteria."
Natasha bana kısa bir bakış atarak konuştuğunda dürüst olmayı seçerek elimi başıma çıkardım.
"Gece iyi uyuyamadım, başım çatlayacak gibi."
"Kahvaltıdan sonra elimde senin için ne var bir bakarım."
Bruce samimiyetle gülümsediğinde ona aynı şekilde karşılık verdim ve kısık bir sesle teşekkür ettim.
Kahvaltıdan sonra Bruce'un bana verdiği ilacı içerek odama çıktım. Geceden beri aklımı kurcalayan kayıp sayfalar tekrardan aklıma geldiğinde sıkıntılı bir nefes vererek günlüğü ellerimin arasına aldım ve çıkmak için kapıya doğru ilerledim fakat kapının açılması ve içeriye Tony'nin girmesiyle durmak zorunda kaldım. Tony'nin gözleri elimdeki günlüğü bulduğunda gülen yüzü soldu.
"Tony?"
Tony yavaşça içeriye girdiğinde günlüğü saklama gereği duymadan masanın üzerine bıraktım ve geriye çekildim.
"Otursana."
Elimle koltuğu işaret ederek konuştuğumda Tony sessiz kaldı fakat söylediğimi yerine getirdi. Gözleri tekrar günlüğe çevrildiğinde bu detayı umursamadım.
"Evet, bir sorun mu var?"
Gülümseyerek konuştuğumda Tony hafifçe silkelendi.
"Hayır, her şey iyi."
Gözlerim günlüğe çevrildi ve onu elime alarak Tony'e doğru tuttum.
"Küçükken edindiğim bir alışkanlık, gece biraz okumak istedim fakat bazı sayfalarının kopmuş olması aklımı kurcaladı. Sen gelmeden önce de tam sayfaları bana vermesi için sayfaların bulunduğunu düşündüğüm kişiye gidiyordum."
"Kime?"
Tony hızlıca konuştuğunda kaşlarımı kaldırdım.
"Sen söyle."
Tony sessiz kaldığında hafifçe güldüm ve geriye yaslandım.
"Neden günlüğümün sayfaları senin elinde Tony?"
Tony hızlıca bana bakarak konuşmak için dudaklarını araladığında elimle durdurdum.
"Bucky olduğunu düşünmüştüm, gece boyu sayfaları alan kişinin Bucky olduğunu düşündüm ama yanılmışım. Her şeyde Bucky'i suçlamamam gerekiyormuş değil mi?"
"Senin için yaptım, geçmişinde boğuluyordun Asteria, sana yardım etmek istedim."
Sinirle ayağa kalktım.
"Benden sana karşı dürüst olmamı istemiştin Tony, şimdi neden aynısını yapmıyorsun? Neden bana karşı dürüst olmuyorsun?"
"İçinde ona ait bir şey bulabilirim sandım, ona olan aşkını ya da başka bir şey. Şüphelendim Asteria, ona aşık olmandan şüphelendim."
Tony sinirle bağırarak üstüme yürüdüğünde kafamı iki yana salladım.
"Tek derdin bu değil mi? Beni suçlayacak bir şeyler aramak? İstediğin şey gerçekten sizin tarafınızda mıyım bunu görmekti değil mi?"
Tony sessiz kaldığında gözümden akan yaşı hızlıca sildim ve ona doğru ilerleyerek sertçe konuştum.
"Eğer o günlükte beni suçlayacak bir şeyler aramıyor olsaydın, gerçekten seni sevdiğimi görürdün."
Tony elimi tutmak için uzandığında onu sertçe ittirdim ve hızlıca odadan çıktım. Fazlasıyla değişmiştim ve artık kendime gelmem gerekiyordu. Eski Asteria olmam gerekiyorsa, olacaktım.