thirty four

422 45 17
                                        

"Tanrım, aptal mısın sen?!"

Hissettiğim soğuk suyla sinirle bağırarak doğrulduğumda Jackson elindeki kovayı yere bıraktı ve gülmeye başladı.

"Şu haline bak, sırılsıklamsın."

Karnını tutarak gülmeye devam ettiğinde yanımda duran vazoyu ona fırlattım, vazo duvara çarpıp kırıldığında Jackson gözlerini dehşete düşmüş şekilde büyüttü.

"Beni öldürecektin."

"Asıl şimdi öldüreceğim."

Ona doğru atıldığımda Jackson çığlık atarak odadan kaçtı.

"Gel buraya."

Bağırarak merdivenlerden indiğimde Jackson tiz bir çığlık daha atarak hızlıca salonda oturan arkadaşlarımızın yanına gitti.

"Kaçsan iyi edersin Jack."

Natasha arkasına saklanmaya çalışan Jackson'ı itekleyerek alayla konuştuğunda Jackson hızlıca Steve'in sırtına atladı ve bacaklarını beline doladı.
Steve ne olduğunu anlamadan hızlıca onu tutmaya çalıştığında koşmayı bırakarak güldüm.

"Süper asker olduğun için sana geldim, askerlere karşı bir zaafım var."

Jackson flörtöz bir şekilde göz kırptığında Steve'in beyaz teni yavaşça kırmızıya döndü.

"Teşekkür ederim."

Steve anlamsız birkaç şey söylediğinde salondan bir kahkaha koptu.

"Buraya bayılıyorum."

Kısık bir sesle mırıldanarak yukarıya doğru ilerlediğimde bir anda kolumdan çekilmemle çığlık atmak için aralanan dudaklarım bir el tarafından kapatıldı.

"Benim."

Tony elini geri çekerek genişçe gülümsediğinde koluna sertçe vurdum.

"Acıttın."

Tony yüzünü buruşturduğunda göz devirdim.

"Sende beni korkuttun."

"Yaparım öyle şeyler."

Sırıtarak dudaklarımızı birleştirdiğimde Tony duraksadı ve geri çekildi.

"Aşağıda neler oluyor?"

"Jackson ve işleri işte."

Tony'nin kaşları çatıldığında gözlerimi kıstım.

"Jackson?"

"Tony hafıza kaybı mı yaşıyorsun?"

Tony kafasını iki yana sallayarak gülümsediğinde yanağına ufak bir öpücük bırakarak geri çekildim.

"Üstümü giyineceğim."

Tony kafasını onaylar anlamda salladığında ona arkamı döndüm.

"Jackson'da kim be?!"

Fısıltısıyla adımlarım durduğunda karşıdan gelen kişiyle gözlerim büyüdü.

"Güzelim, uyanmışsın."

Tony koridorun karşısından gülümseyerek gelirken hızlıca arkamı döndüm.
İki tane Tony vardı.
Gözlerim ikisi arasında mekik dokuduğu sırada gelen şimşek sesi ve gür bir bağırış ile yerimden sıçradım.

"Loki!"

Karşımda elleri bağlı bir şekilde oturan siyah saçlı ve doğrusunu söylemek gerekirse oldukça yakışıklı olan adama bakmaya devam ettim.

"Seni öldüreceğim."

Thor sinirle konuştuğunda Loki sırıttı ve tutulduğu kafese bakındı.

"Beni tutmak için bunu mu buldunuz?"

Kimse bir şey söylemediğinde Loki bana doğru bakarak gülümsedi.
Göz devirerek bakışlarımı çektim.

Dışarıya çıktığımızda Tony bana doğru yaklaştı.

"Neden sana öyle baktı?"

Herkesin dikkati bana toplandığında sinirle homurdandım.

"Onunla öpüştüm."

"Ne?!"

Bucky ve Tony aynı anda bağırdığında Jackson Bucky'e hafifçe vurdu.

"Ne? Sen olduğunu zannediyordum."

"Tanrım! Her gördüğün Tony ile öpüşemezsin."

Tony sinirle bağırarak çıktığında kaşlarım çatıldı.

"Bu oldukça garipti, gidelim."

Natasha gülmemek için dudağını ısırarak konuştuğunda onu hafifçe itekledim ve içeriye geri döndüm.
Bu aralar herkesle öpüşüyordum.

"Bana bak tanrı bozuntusu."

Loki'nin gözleri bana döndüğünde ona sertçe bakmaya başladım.
Loki birkaç saniye duraksadıktan sonra yüzünü buruşturdu.

"Ne yapmaya çalışıyorsun?"

Omuz silktim ve kendimi toparladım.

"Korkacağını düşünmüştüm."

Hafifçe gülümseyerek el salladım ve Loki'yi kafası karışmış bir şekilde içeride bıraktım.

"Onunla öpüştün mü gerçekten?"

Bucky dışarıya çıktığım gibi yanıma geldiğinde göz devirdim.

"Tanrım! Onun Tony olduğunu sanıyordum."

Bucky kafasını salladığında derin bir nefes verdim.

"Ne söyleyeceğini biliyorum, şimdi değil."

Bucky hızlıca konuşarak benden uzaklaştığında sinirle homurdandım.

"Buradaki tek bir insan normal olabilir mi?"

Sinirle bağırdığımda Jackson yaslandığı duvardan ayrıldı ve kolunu omzuma attı.

"Tanrıların arasında mı? Hiç sanmıyorum."

forelsket || AVENGERSHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin